Coğrafya, yaşam ile insanı bütünleştiren, onları bir bütün halinde araştıran, alanı en geniş olan bilim dallarından biridir. İnsanlara yaşadığı dünyayı tanıtırken, onu en iyi ve en verimli şekilde nasıl kullanması gerektiğini ve bunları yaparken de onu nasıl koruması gerektiğini öğretir. Ayrıca ülkelerin siyasetini ve geleceğini belirleyen bilgilerin temeli de coğrafi bilgilere dayanır.
Sosyal bilimlerin temellerinden biri olan coğrafya bilimi gelişmiş ülkelerde hak ettiği yeri bulmuştur. Bu konuda yapılan çalışmalara en büyük maddi olanaklar ayrılmakta ve eğitimin ilk basamağından itibaren coğrafya sevgisi ve bilgisi öğrencilere verilmektedir. Coğrafya hayatın kendisi olduğu için öğrencilerin ilgisini çekmek son derece kolaydır. Yeter ki gerekli öğretim metot ve teknikleri uygulansın, gerekli araç ve gereçler temin edilsin.
Bu araştırmada amacımız ülkemizde hak ettiği yeri bulmayan coğrafyanın niçin bu durumda olduğunun sebeplerini belirlemeye çalışmak ve çözüm önerileri ortaya koymaktır. Bunları yaparken de dünyada bu konuda ne gibi gelişmeler olduğunu belirlemek ve bunların ülkemizde ne derece uygulanabilir olduğunu görmektir. Elbette ki tüm Türkiye’yi bu şekilde araştırmak sizlerin de takdir edeceği gibi oldukça uzun zaman ve maddi olanak isteyen bir iştir. Bu yüzden Adana ilindeki çeşitli okulları örnek alarak çalışmamızı yaptık. Zaten genel olarak sorunlar ve çözüm yolları tüm yurt için geçerli olmaktadır.
Sorunlar belirlenirken öğretmen ve öğrencilere anket uygulanmış, coğrafya eğitimindeki gelişmeler için yabancı kaynaklar taranmış ve bu konuda daha önce yazılmış olan eserler incelenmiştir. Bu bölümde, problem ortaya konularak, araştırmanın amacı, denenceler, araştırmanın önemi, sayıltılar, sınırlılıklar, tanımlar ve kısaltmalar üzerinde durulmuştur.
Problem
Sosyal bilimlerin temellerinden biri olan ve yaşamın kendisi olan coğrafya, birçok öğrenci için sıkıcı bir dersken, bir kısmı içinde kolayca not alabilecekleri ve kafa yormadan rahat edebilecekleri bir ders olarak görülmektedir. Şimdiye kadar coğrafyanın amacı ve önemi ülkemizde tam olarak anlaşılamamış, daha doğrusu anlatılamamıştır.
Coğrafyayı yanlış tanıyan sadece öğrenciler değildir. Eğitim sistemimizi yönlendirenler ve hatta ne yazık ki bazı bilim adamları bile coğrafyayı isim ve rakam ezberleten, tasvire dayalı bir bilim olduğunu düşünmektedirler. Bu anlayış coğrafya ders kitaplarına ve derslerine bile yansımıştır.
• Kitapların öğrencilerin çekici hiçbir yanı yoktur.
• Orta öğretim seviyesine uygun içerik taşıyan kitap hemen hemen hiç yoktur.
• Coğrafya kitaplarındaki konuların her birinin uzmanı tarafından yazılması gerekirken, bir yazar bütün konuları işlemekte ve hatta bu konuda uzman olmayan kişiler bile kitap yazmaktadır.
• Ders kitaplarında coğrafyanın gerçek hayata uygulanması ile ilgili hiçbir çalışma yoktur.
• Diğer bilimlerle hiçbir ilişkilendirme yapılmadığı gibi coğrafyanın kendi konuları arasında dahi bir bağlantı yoktur.
• Coğrafya eğitimi konusundaki teknolojik gelişmeler kitaplarda bulunmadığı gibi müfredat programlarında da yer almamaktadır. Hatta çoğu istatistiki bilgiler 10-15 yıllık verilere dayanmaktadır.
• Görsel unsurların fazlaca bulunduğu coğrafya sınıflara hapsedilmektedir. Böylece de anlatılan konular havada kalmakta ve gözle görülmediği için kısa sürede unutulmaktadır. Öğrenciler bu yüzden ezbere yönelmektedir.
• Hiçbir bilim araç gereç olmadan uygulanamaz ve öğrenilemez. Benzini olmayan bir araba bir işe yaramayacağı gibi araç gereç kullanılmayan bir coğrafya dersi de bir işe yaramayacaktır.
• Coğrafya öğretmenleri de üzerine düşen görevleri yeteri kadar yerine getirmemektedir. Birçok öğretmen işini severek yapmamakta ve kaba bir tabirle “salla başını al maaşını” deyişini uygulamaktan öteye gitmemektedir. Maalesef kendini işini adamış çok az öğretmenimiz bulunmaktadır. Özellikle öğretmenliğin ilk yıllarını yaşayan öğretmenlerde bu görülmektedir. Fakat bunlarda idarecilerden ve M.E.B.’ndan yeterli desteği görmediğinden zamanla bu heyecanlarını ve özverilerini kaybetmektedirler.
Bu yanlışlıklar ve aksaklıklar bizden önce de değişik zamanlarda ortaya konmuş fakat bir sonuca ulaşamamıştır. Bunun da nedeni bize göre bu araştırmaların sadece yazılı kaynak olarak kütüphanelerde kalmasıdır. Bu araştırmalar uygulamaya dönüştürülmediği sürece ve orta öğretimdeki öğretmenlere, idarecilere, özellikle de M.E.B yetkililerine bu konularda araştırma yapanlar tarafından düzenli olarak seminerler verilmediği sürece sorunlar katlanarak ve çözüme ulaşmadan devam edecektir.
Araştırmanın Önemi
Geçmişi insanlık tarihi kadar eski olan coğrafya gelişmiş ülkelerde ciddi bir bilim dalı olarak ele alınıp, tüm ulusal ve uluslar arası politikalar coğrafi unsurlara göre belirlenirken, ülkemizde maalesef coğrafya kavram öğreten ve şehir, göl, nehir ismi ezberleten bir ders olmaktan öteye gidememiştir.
Yaşantımıza ait olan her şeyin coğrafya ile ilgisi vardır. Yediğimiz yemekten, ihracatımıza, giydiklerimizden ürettiklerimize, askeri stratejimizden siyasi ilişkilerimize, kısaca hayatımızın her anına coğrafya direkt veya dolaylı olarak girmektedir. Ülkelerin geleceği başta kendi coğrafi özelliklerini, daha sonra da dünyanın coğrafi özelliklerini ne kadar iyi bildiklerine ve kullandıklarına bağlıdır. Herkesin çok iyi bildiği gibi Türkiye’nin gündemde kalmasını sağlayan ve önemini artıran sebepler dünya üzerindeki konumundan kaynaklanmaktadır. Hitler’in dünyayı ele geçirme planlarının temelinde Siyasi Coğrafya görüşleri yatmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri’nin dış politikası genel olarak coğrafi bilgilere göre yönlendirilmektedir.
Tüm bunları bir kenara bırakıp kendi ülkemize dönelim. Şimdi vereceğimiz örnekler coğrafyanın önemini bir kez daha gözler önüne serecektir. Soğuk bölgelerin iklim şartlarına uygun olarak yapılmayan binalarda ısınma masrafları iki katına çıkmaktadır. Binalar yapılırken iklim elemanları tek tek incelenmelidir (yağış, sıcaklık, rüzgâr, nem), zemin çalışması yapılmalıdır (alüvyon, ana kaya vs.), kullanılacak malzemeler bölgelere göre seçilmelidir. Bu örnekler daha da artırılabilir. Bunlara dikkat edildiği zaman maddi ve manevi çok büyük kazançlarımız olacaktır. Ekonomik yatırımlar yapılırken de coğrafya dikkate alınmalıdır. Mümkün olduğu kadar verimsiz arazilere sanayi yatırımları yapılmalı, tarımsal üretim alanları korunmalıdır.
Bizleri yöneten kişiler maalesef yeterli coğrafya eğitimini almadıkları için yanlış yatırımlara yönelmekte ve uygulamada yaptıkları yanlışlıklarla devlet bütçesini ve dolayısıyla vatandaşları zarara uğratmaktadırlar.
Coğrafyayı etkili ve çekici hale getirmek için yapılacak ilk iş, çağa uygun yeni bir müfredat hazırlamaktır. Daha sonra eğitim araç gereçleri temin edilmeli ve yaygınlaştırılmalıdır. Her okulda bir coğrafya dersliği bulunmalıdır. Coğrafya uygulamalı hale getirilmelidir. Diğer bilimlerle ilişkilendirilmelidir. Kitaplar yeniden ve her konu asıl uzmanınca yazılmalıdır.
Araştırmada coğrafya eğitimi ile ilgili gelişmeler tanıtılırken, coğrafya eğitimi ile ilgili sorunlar ortaya konulacak ve bunlara çözüm önerileri sunulacaktır. Böylece coğrafyanın gerçek anlamda öğrenilmesi ve öğretilmesi için bir kılavuz ortaya konacaktır.
Sayıltılar
1. Araştırma sonuçları ile coğrafya eğitimi ezber dersi olmaktan çıkacaktır.
2. Coğrafya eğitimindeki teknolojik gelişmeler konusunda eğitimciler bilgilendirilmiş olur.
3. Adana ilindeki öğretmenlere ve öğrencilere uygulanan anketlerin sonuçları ülke geneline uygulanabilir.
4. Sorunlar ortaya konur ve dünyadaki gelişmeler ülkemizde de uygulanırsa coğrafya eğitimi hem cazip bir hale gelir hem de daha çok yararlı olur.
Sınırlıklar
1. Anket uygulaması Adana il merkezi ve bazı ilçelerde yapılmıştır. Bazı ilçeler, kasabalar, köyler okullardaki öğretmenlerin başka derslere girmeleri ve sınırlı imkanlara sahip olmaları nedeniyle anket uygulamasının dışında bırakılmıştır.
2. Branşı coğrafya olmadığı halde coğrafya dersine giren öğretmenlere anket uygulanmamıştır.
3. Anket uygulanan okullarda iyi bir örneklem oluşturması açısından özel ve resmi okul ayrımı yapılmamıştır

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 972
favori
like
share