Van'da düğün adetleri, folklorunu oluşturan bir konum göstermektedir. Her ilçenin, kasabanın, köyün kendine has özellikleri olduğu halde ayrıntılara sahiptir ancak özü teşkil eden olaylar genellikle aynıdır. Düğün adetlerini köylerden çok mahalli olarak ele almak gerekir. Çünkü köy düğünleri başlı başına bir ekol oluşturmaktadırlar. Fakat ayrıntılar dışında özel de birleşebilmektedir.
Bilindiği gibi her gelenekte olduğu gibi düğün gelenekleride dejenere olmaya başlamış hatta geleneksel düğünler artık tarihe karışmıştır. Ne varki güzel olan yönü Van'da halen geleneklere saygınlık devam etmekte ve bu, yaşatılmak için elden gelen yapılmaktadır.Biz biraz geriye bakarak bu geleneği ele alalım.
İlde evlilik yaşı erkeklerde 17 kızlarda en az 14 civarındadır.Evlenme genellikle görücü usulü ile yapılır. Düğün 11 bölüm halinde yapılır .şimdi bunları tek tek inceleyelim.
Evlenme İsteğinin Belirlenmesi
Erkekler bu isteği annesi, arkadaşı veya akrabası yardımcılığı ile belirtir. Kızlar ise babalarının ayakkabılarını saklamak veya süpürgeyi odada ters bir şekilde bırakarak belli etmeye çalışırlar.
Görücülük
Evlenme çağındaki erkekler için akrabaları kız görme gezilerine çıkarlar ve beğendikleri bir kızı erkeğe bildirirler. Dolaylı yollardan da kızı görmesini sağlarlar. Eğer erkekte kızı beğenirse kızdan da olumlu bir cevap alınırsa, evlenme teşebbüsüne başlanır.
Ağız Arama
Erkek tarafı kız evine kızı verip vermeyeceklerini anlamak için elçi gönderirler.Eğer bir niyet gösterilirse kızı istemeye gidilir.
Kız İsteme
Oğlanın babası (yörede genellikle erkek tarafına oğlan evi, oğlan tarafı, oğlan babası gibi terimler kullanırlar.) o yörede hatırı sayılır birini kız evine gönderir kızın kesin verileceğine dair söz alır. Bu sefer oğlan tarafı yakın dost akrabaları ile kızı istemeye kız evine giderler.
Oğlan tarafının en büyüğü ,kızı, "Allahın emri, peygamber efendimizin sünneti icabı kızınızı oğlumuza istiyoruz" der. Kızın babasıda verdiğini ifade edecekse "Kısmetse olur" der.Çaylar içilirken artık başlık konuşulur.Başlık genellikle para karşılığı'dır.Ancak kız evi isterse kızın yakın erkek tarafına at, silah, koç, halı, kilim, kumaş, altın ve çeşitli eşyaları istediği gibi direk kız babasına da bunlar verilebilir.Bu isteklere yörede GELET (Ğalat) denir.
Eğer evlenme günü uzunsa ki genellikle bu pek uzatılmaz çünki uğursuzluk sayılır. Ama uzunsa vede arada iki dini bayram varsa bu bayramlar arasında düğün yapılmaz iyi olmayacağına inanılır. Bu süre içinde de oğlan evi halen düğün olmamışsa kız evine dini bayramlarda 2 -3 tane KOÇ gönderir. Bunu gönderince koçlar süslenir ve bayram sabahı kız evine götürülür.
Kesbiç
İki tarafın tesbit ettikleri bir günde kız evinde toplanılır ve düğün için son istekler konuşulur. Ev eşyası, takı, vs. Oğlan evi bu isteklere olumlu cevap verirse buna KESPİÇ denir.
Nişan
Gene tespit edilen bir günde yalnız kadınların katıldığı bir eğlence düzenlenir. Daha önce tespit edilen takılar kıza takılır ve bir kadın bunların kimler tarafından alındığını misafirlere anons eder tek tek sayar ve tekerlemeler söylenir.
Şerbet
Şerbet ferahlık ve mutluluk müjdecisi olarak düşünüldüğünden bu sefer yine kız evinde erkekler bir araya gelirler.Kız tarafının sunduğu şerbetleri içerler.Bazen içilen şerbetlerin bardakları çalınır ve hatıra olarak saklanır.Bazende çeşitli maniler söylenir.

Ekin ektim biçmeye
Geçelim güzel seçmeye
Biz oğlan tarafıyız
Geldik şerbet içmeye.
Şeker (Kellebaş)

Şerbetten sonra oğlan evi kız evine verilmek üzere en az bir sandık şeker gönderir (50 Kg). Şeker sandığı süslenir bir vasıtanın üzerine konur ve çevrenin görmesi için de şehir turu attırılır.Böylece haberi olanlar olmayanlara filancanın şekeri gidiyor diye haber verirler.
Aynı gün kız evide oğlan evine KELLEBAŞ gönderirler.Bu genellikle kızın ceyizinde bulunan erkek giyecekleridir.Özellikle düğün günü bu giyeceklerden seçilir iç çamaşırı vs. damat tarafından giyilir.
Kına Gecesi (Basalya)
Kararlaştırılan düğün gününden bir gün önce kız evi sessizliğini korurken erkek evinde şenlikler vardır.Davul-zurna eşliğinde herkes kendi hünerlerini gösterir ve mahallin veya yörenin halk oyunlarını oynarlar. Bu geceye yörede ERGENLİK GECESİ de denir. Daha sonra belirli bir saatte vasıtalar ayarlanır, eğer kız evi yakınsa
davul-zurna eşliğinde yürünerek kız evine kına yakmaya gidilir. Erkekler, dışarda beklerken oğlan evinin kadın ve kızları gelin adayına kına yakarlar.Kına, ellere vurulduğu zaman kızın eline birde altın bırakılır.Daha sonra ayaklarada ğına yakılır.Bu arada damat (GİYEV) adayı kendi evinde kalır. Dönüşte damadın (Giyevin) el ve ayaklarına ğına yakılır. Bu arada gelen erkek bekar misafirler sağ serçe parmaklarına evliler ise sol serçe parmaklarına , kadın misafiler ise avuç içlerine ğına yakarlar. Oğlan evindeki eğlence sabaha kadar sürer ve uyunmaz.
Düğün
SAĞDIÇ: Damadın evli, yakın bir arkadaşı veya akrabasıdır. Damada bekarlıktan sonraki yaşantısı ,gerdek gecesi bilgileri ve düğünün başlamasından bitimine kadar ondan sorumlu yardımcısıdır.
YENGE : Sağdıçın karısıdır. Sağdıçın damada karşı sorumluluğu gibi aynı şekilde geline karşı sorumlu ve yardımcısıdır. Yengenin diğer yöresel bir adıda BERBUK tur.
TOY BÜYÜĞÜ: Çevrede saygınlığı olan birazda paralı kimseleden seçilir.Çoğu zaman düğündeki bazı masraflar toy büyüğü tarafından yapıldığı gibi bol bol şabaş ve bahşiş verir.
ŞABAŞ (Şavbaş) Oyuncu ve davulculara dağıtılan bahşiş.
Düğün günü sabah namazı ile birlikte damadın yakın çevresi,sağdıç,toy büyüğü ve damat hamama giderler burada hem yıkanılır hemde deflerle oyunlar oyunlar oynanır çeşitli şakalar yapılır. Hamam bittikten sonra hamamdaki görevlilere toy büyüğü tarafından bahşişler verilir. Dışarı çıkıldığında ise damat belli olsun diye boynuna sırmalı bir kadife şal takılır.
Gelinde bir tanıdığının evinde banyo yaptırılır ve evine götürülür.
Damat hamamdan çıktıktan sonra sağdıçın evine gidilir ve burada kahvaltı edilir. Burdan evine geçen damat tıraş ettirilmeye başlar. Tıraş esnasında çalan davul zurnaya şabaş verme yarışı başlar. Özellikle damatın tıraşı bittikten sonra onunda oynatılması sırasında çok şabaş dağıtılır. Bazende göğsüne para takılır bu para berbere verilir.
Bu arada sağdıç damadı koruma altına alır ve onun yanından hiç ayrılmaz, çünkü damadın ayakkabısını hatta kendini kaçırmak için çevredekiler sağdıçı kollarlar ki ondan bahşiş alabilsinler.
Öğlen zamanı erkek evinde tüm davetlilere hazırlanan yemekler verilir. Bu arada köylerde ise aynı yemekten evvel veya sonra para atma yapılır. Bu oğlan evine bir katkıdır. Ortaya açılan bir örtüye çığırtkan vasıtası ile PARA ATILIR , parayı önce toy büyüğü atar en büyük parada ondan gelir daha sonra sağdıç atar, bu para miktarı en çoktan en aza doğru gider atılan bir paranın üzerinde para atma ayıp sayıldığından, herkes maddi durumunu o sıraya göre ayarlar. Çığırtkan ise parayı atanların sahiplerini bağırarak tekrar eder ve minnet duygularını belirtir, sözler sarf eder.
Gelin Getirme
Önceleri gelin için at süslenir ve hazırlanırdı. Ancak günümüzde bu vasıtalarla yapılmakta GELİN ARABASI bu iş için hazırlanmaktadır.Gelin arabası ile birlikte kalabalık bir araç konvoyu oluşturularak Toy Büyüğü önderliğinde kız evine hareket edilir. Kız evine gelindiğinde burada davul zurna eşliğinde çeşitli oyunlar oynanır. Kız evi ve erkek evinin oyuncuları oyunlarla birbirlerine üstünlük kurmaya çalışırlar ve birbirlerine hava atarlar bu olaya yörede CENGEBEZ denir
Gelin evinden, Toy büyüğü ve karısı tarafından çıkartılır. Bu arada zurna eşliğinde geleneksel GELİN AĞLATMA çalınır. Toy büyüğü, karısı, gelinin bir yakını ve geli, gelin arabasına, diğer misafirler de konvoydaki araçlara binerek şehir turu yapılır davul_zurna sürekli çalar. Bazen konvoyun önü kesilir ve açılması içinde toy büyüğü tarafından bahşişler dağıtılır.
Damat (giyev) evine gelindiğinde gelini damat ve sağdıç karşılar. İçinde madeni para ve yemiş bulunan bir testi gelinin ayakları dibinde kırılır, etrafa yayılan para ve yemişlerden murat için almaya çalışılır.Başka biri bir ayna tutar ve toy büyüğüde duvağı kaldırarak geline aynayı baktırır. Tüm bunlar manevi mutluluklar içindir.
Damat ve Gelin kadınların arasında hazırlanmış bir yere otururlar, ve gelinin kucağına erkek bir bebek oturtulur.Doğacak çocuğa oğul olsun diye. Davetliler yavaş yavaş çekilirken, bir hoca çeşitli dualar okur.Sağdıç ve erkek arkadaşları damadı yumruklayarak İÇERİ VERİRLER gerdeğe giren damat hiç konuşmadan iki rekât namaz kılar. Gelin seccadeye bir miktar para atar. Orada bulunan Yenge bu paraları alır.Namazı bitiren damat yenge tarafından gelinle yan yana oturtulur.birbirlerinin ayaklarına basmaya çalışırlar. Yenge her ikisinede şerbet verir ve dışarı çıkar.Damat geline bir zihnet takarak duvağını açar bu zamana kadar konuşmayan gelin konuşmaya başlar buna DİLBAĞI denir. Bu aynı zamanda YÜZGÖRÜMLÜĞÜ'dür.
Ertesi gün BEKÂRET BEZİ yenge tarafından önce oğlan annesine sonra da kız annesine götürülür ve yenge bundan dolayı ödüllendirilir.
3 gün sonra damat sağdıç tarafından alınıp hamama götürülür.Eve gelinip gelinle birlikte el öpmeye gidilir.Önce damat tarafının büyüklerinin elleri öpülür sonra gelin tarafına gidilir. bu esnada da gelin ve damata çeşitli takılar takılır.
NİKÂH: İki şekilde yapılır; önce Dini nikâh; İMAM NİKÂHI.sonra resmi Nikâh kıyılır. Resmi Nikâh ayrı bir tören gerektirmez ve sessiz yapılır.İmam nikâhıda, kızın babası, damat ve onun çok yakını ile birlikte genellikle kız evinde bazende camide kıyılır. Bu nikâhta özellikle gizli yapılır

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 7650
favori
like
share
arda batuhan Tarih: 14.12.2009 19:07
çççoookkk gggüüüzzeeeeeeeeelllllllllllll
arda batuhan Tarih: 14.12.2009 18:45
van
arda batuhan Tarih: 14.12.2009 18:45
salakça
nrqL Tarih: 09.12.2008 13:50
eft doğru ama bizim sülalenin düğnleri merkezde olduğu için pek örf adetler uygulanmas