SİVEREK'TE TARİHİ ESERLER VE CAMİLER

Camiler,Müslüman toplumların en önemli inanç göstergeleridir. Siverek'te tarihin çeşitli dönemlerinde çok çeşitli milletlere mensup toplumlar yaşamıştır.Fakat Müslümanların Siverek'i fethinden sonra genellikle Selçuklular ve Osmanlılar dönemlerinde camilere önem verilmeye başlanmış ve ilk olarak daha önce kilise olan bir kısım mabedler camiye çevrilmiştir.Keşkül isimli el yazma eserde şöyle denilmektedir. "kiliseden muhavvel camii kebiri vardır." Ulu camiinin sonradan yapılan minaresi hakkında ise aynı eserde "Beni artuk devletinin ecdadı bulunan Karaaslan,Siverek camii kebirinin minaresini 982 tarihinde yaptırmıştır ki minare kapısının üzerine arabi ibareler ile ve minarenin şark tarafında sokağa doğru ve 5 metre yüksek mevkiinde rakamla 982 tarihini taşa hak etmiştir. "diye bahseder.Dört kare ayak ( 120x120 ebadında ) üzerine oturtulmuş altı küçük kubbeden meydana gelmiştir.Cami duvarlarının kalınlığı ise 1.20 cm'dir Cami Siverek tarihinin bir dönemini gözler önüne sermektedir.
Diğer tarihi camiler ise şunlardır Hasan Çelebi camii, Gülabibey camii, Hüseyin Çeribaşı camii(Sulu camii).
"Keşkül" isimli eserde Kasım Paşa isimli bir camiden bahseder.Eserde "Siverek Hasançelebi camii,Gülabibey camii ve Kasım Paşa camii gibi mebani-i hayriye o zamanlar Siverek müsellimliklerinde (Osmanlı İmparatorluğunda vilayet teşkilleri yapılıncaya kadar eyalet bölümlerinde vali adına iş gören kimse ) bulunan zevatın hayratı olarak yaptırılmıştır.Maateessüf şimdi Kasım Paşa medresesi ve Kara Camii harebe olup, yerleri hanelere tebeddül ettiğinden mevkiinde değil, namlarından bile eser kalmamıştır."


ULU CAMİİ
Vakıflar Genel müdürlüğünün incelemelerine göre Selçuklu dönemine ait bir eserdir.
KEŞKÜL'e göre Ulu Cami kiliseden çevrilmiş olup doğu kapısında 982 tarihi yazılıdır. Ulu Camii minaresinin üzerindeki kitabe- den alınan bilgiye göre 586 yıllarında minare bir tamirat görmüştür. Minareyi Hamdullah Bey isminde bir zat yaptırmıştır.

GÜLABİBEY CAMİİ
Osmanlı Valilerinde Gülabibey tarafından hicri 1211 (M.1701) tarihinde yaptırılmıştır.Aynı zat görev yaptığı Halep ve Erzincan'da da aynı isimde camiler yaptırmıştır.Caminin minaresi 1955 yılında "Siverek Camileri Onarma ve Yaşatma Derneği" tarafından yaptırılmıştır.Daha önce caminin ahşap olan kubbesi 1957 yılında aynı dernek tarafından onarılmıştır.

SULU CAMİİ
(HÜSEYİN ÇERİBAŞI CAMİİ)
Halk arasında Sulu Cami olarak bilinen mabedin asıl adı Hüseyin Çeribaşı Camii'dir. Siverek Çeribaşısı Hüseyin Paşa tarafından yaptırılan caminin yapılış tarihi tam olarak bilinmemektedir. Asıl yapısı uzun lüle kubbeli iken, 1305 (1889) yılında Siverekli Osman Paşanın annesi tarafından öndeki kemerli eyvanıyla beraber şimdiki haline getirilmiştir.

HALİLİYE CAMİİ
Cami 1281 (1861) tarihinde Çerkozadelerden Hacı Halil Ağa tarafından yaptırılmıştır.Caminin giriş kapısı üzerindeki taş oyma üzerinde tarihini belirleyen iki mısralık şiirde tarih düşürülmüştür.
Çünkü oldu bu haliliye tamam
Lafzı "Fariğ" oldu tarih ey hümam yazılıdır. Şiir ebced hesabıyla hesaplandığında caminin yapılış tarihi 1281 çıkar.
Diğer Camiler ise şunlardır;

1-Hasan Çelebi Camii 1839
2-Hacı Ömer camii 1793
3-Hamidiye camii 1894
4-Hayriye Camii 1895
5-Karakeçi camii 1901
6-Yeni(Kara)Camii 1966
7-İbrahimiye Camii 1959
8-İhlasiye Camii 1969
9-Yeşil Camii 1972
10-Cirit Meydanı Camii 1968
12-Şirin Kuyu Camii 1977
13-Bahçelievler Camii 1983
14-İrşadiye Camii 1983
15-Hz.Eyüb Camii 1989
16-Kardeşler Camii 1991
17-İbrahim Baba Camii 1992
18-Hz.Ömer Camii 1990
19-Hz. Zekeriyya Camii ......

Ayrıca Siverek'e bağlı 60 köyde cami bulunmaktadır.


ESKİ HÜKÜMET KONAĞI ve GAZİ PAŞA İLKOKULU
1903 Yılında Sultan Abdulhamid'in emri ile yapılmıştır.Bu binaların yapımında zamanın belediye başkanı Cudi Paşa ile Kaymakam Kemal Bey'in girişimleri etkili olmuştur.Hükümet konağı binası kare planlı,iki katlı ve kesme taşlardan inşa edilen binanın ön cephesinde 6 sütünlu bir eyvan bulunmaktadır.Aynı inşaat 1908 yılında bitirilmiş ve aynı yıl Mutasarrıflık olan Siverek'e atanan ilk mutasarrıf Macit Bey tarafından hizmete açılmıştır.Daha sonra vilayet sarayı ve Siverek ilçe olduktan sonra hükümet konağı olarak kullanılmıştır.
1980 yılında meydana gelen yangında binanın ahşap kısımları yanmıştır.Siverek'in bu görkemli tarihi binası Anıtlar Yüksek Kurulu tarafında koruma altına alınmışsa da henüz ciddi bir onarım yapılmamıştır.
Eski Gazi Paşa İlkokulu hükümet konağı ile aynı tarihte yapımına başlanmıştır.1908 yılında lise olarak faaliyete başlamış, ancak Siverek 1926 tarihinde ilçe olduktan sonra lise kaldırılmış, bina Gazi Paşa ilkokulu olarak hizmete devam etmiştir.1966 yılından sonra bir ara Kız Meslek Lisesi ve daha sonra İmam Hatip Lisesi olarak kullanılmıştır. Bina şimdi boş olarak onarılmayı beklemektedir.

YERALTI HAMAMI
Yaklaşık 1750 yıllarında kalenin güneyinde yapılan araştırmalar sırasında bulunmuştur.İç odalarından birinin duvarında bulunan aslan başı kabartması Hitit sanatının özelliklerini yansıtmaktadır.Rivayete göre kral ailesi kalenin içindeki gizli bir geçitle bu hamama gelirmiş.Ancak hamam yeniden kullanılmak üzere tamir edilirken bu tamirat sırasında hamam bütün tarihi özelliklerini kaybetmiştir.

ABDALAĞA HAMAMI
Siverek kalesinin doğusundaki bu hamam da Osmanlı mimarisinin güzel örneklerinden biridir. Ancak zamanında korumaya alınmadığından büyük ölçüde tahrip olmuştur Bugün Siverek Spor Klubü tarafından kullanılmaktadır. Siverek'te bulunan tarihi Cıncıklı Hamamı da Osmanlı Mimarisi eseridir. Hala kullanılmaktadır.

HANLAR
Osmanlı döneminde sayısı 13 olan hanlardan bu gün eski özelliğini koruyan Gümrük Hanı, Hacı Yusuf,Kirazlar, ve Osman Paşa Hanlarıdır. Diğerleri ya kısmen değiştirilmiş, ya da beton yapılarla tamamı değiştirilmiştir.Gümrük Hanı bir dönem belediye binası olarak kullanılmıştır.Bu gün keçeciler başta olmak üzere değişik esnaf tarafından kullanılmaktadır.

SERAP ÇEŞMESİ (İNİYE SEREBİ)

Yeraltı hamamından 150 metre uzaklıkta ve yine yeraltında yapılmış siyah bazalt taşlardan örülmüş, kubbeli bir yapıdır.Suyunun nereden geldiği bilinmemekle beraber, bunun taşlardan yapılmış kanallarla taşındığı ve bu taş kanalların kalenin altından geçtiği tahmin edilmektedir.

HACI PINARI

1933 yılında Usta Yane tarafından Selçuklu mimari esi tarafından onarılmış ve hala kullanılmaktadır.


SİVEREK KALESİ

Yeryüzündeki tüm canlılarda olduğu gibi, insanlar da hayatlarını sürdürebilmek için, yaşam şartlarına uygun olan yerleri seçerler.Buralarda iaşe, barınma ,ulaşım,emniyet ve buna benzer ihtiyaçların temin edilebilmesi göz önünde bulundurulur.Sulak ve verimli araziler ile ulaşım ve savunmaya elverişli yüksek yerler, eski zamandan beri insanların rağbet ettikleri mekanlar olmuştur.Bunun ,için savunma amaçlı yüksek ve müstahkem kaleler yapılır, düşman saldırıları karşısında halk kalelere girip kapılar kapatıldıktan sonra savunmaya geçilirdi.İşte Siverek şehrinin, önce üzerinde sonra etrafında kurulduğu kale de, bütün bu şartları taşımaktaydı.
Tarihi kaynaklara göre,Siverek kalesi Asurlar döneminde taş ve toprak yığınlarından meydana getirilen suni bir höyüğün üzerine kurulmuştur. Yerden 30-35 metre yükseklikteki bu kalenin altında, gerektiğinde sığınılacak yerler yapılmıştır.Bu sığınaklar son zamanlarda kale eteklerinde yapılan evlerin temel kazıları sırasında ortaya çıkan dehlizlerin varlığından anlaşılmıştır.

Siverek'in yüzeysel şeklini incelediğimizde,şehrin doğusu batısın dan yüksektir.Şehrin doğusundan başlayan yükseklik batıya doğru inişli olarak alçalır.Kaleye kadar iner,bu iniş kaleyi geçtikten sonra da devam ederek şehrin batısına doğru 700 -800 metre kadar inerek devam eder.Eski bir su yatağında iniş sona erer.Daha sonra batıya doğru yükselir.Bundan da anlaşılıyor ki, kale doğal bir tepe üzerinde değil, düz bir arazide yığma bir tepe meydana getirilerek oluşturulmuştur.
Mezopotamya, bildiğimiz gibi Fırat ve Dicle nehirlerinin arasında kalan topraklardır Bu topraklar ise, yeryüzünün en verimli topraklarındandır Bunun için yeryüzünün ilk yerleşim merkezleri buralarda kurulmuştur.Tarihte buraya uygarlıklar ve medeniyetler beşiği denilmiştir.İşte Siverek de bu uygarlıklar ve medeniyet merkezinde yer almaktadır.

Bölgede yapılan çok az kazı ve incelemelerde bile yörenin tarihi önemi rahatlıkla görülmüştür.Ciddi kazı ve araştırmalar yapıldığında ise nelerin ortaya çıkacağını düşündükçe bu yörelere önem verilmeyişinin üzüntüsünü yaşamamak elde değildir.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi bazı kaynaklardaki bilgilere göre Siverek kalesi Asurlular döneminde yapılmıştır. Ünlü tarihçi Batlamyus Siverek kalesi hakkında şunları kaydetmektedir "Konttopolis (Siverek) kalesi Asur medeniyetinden kalan büyük kesme taşlarla inşa edilmiştir.Romalılar hazır bulduklar malzeme ile yükseltileri sur ve burçları Mezopotamya'nın en müstahkem kalesi haline getirmişlerdir, fakat Şapur I.in kuvvetleri karşısında şehir yandı, kül oldu halkı hep kılıçtan geçirildi." Yine aynı tarihçi "Buranın Konttopolis şehri" olduğunu iddia eder.Bizans imparatoru II.Konstantın Diyarbakır'a aşağı ve yukarı Mezopotamya yöresinden gelecek saldırıları önleyebilmek için şehrin ortasındaki yığma tepe üzerine bir kale inşa ettirmiştir."


TURİZM


a-Kayak:

Kaymakamımızın girişimleri ile kentimizin doğusunda merkeze 50 km mesafede bulunan Karaca dağda Özel idaremiz tarafından kayak tesisi 1999 yılında yapılarak hizmete açılmıştır.
Bölgemizde böyle bir tesisin olmaması nedeniyle de gerek medyanın ve gerekse çevre il ve ilçelerden büyük ilgi görmektedir.




b-Atatürk Baraj gölü:
Atatürk Baraj gölünün önemli bölümü kentimizin hudutları içerisinde olduğundan sahil kenti konumuna geldiğimizden önümüzdeki yıllarda çok önemli turizm ve dinlenme tesislerinin yapılması ile turizm merkezi konumuna gelebileceğimize inanıyoruz.

c-Hacı Hıdır Barajı:
Kentimize 8 km’ lik mesafede olan Hacı Hıdır Baraj gölü kentin önemli dinlenme merkezi konumundadır. Önümüzdeki zaman içerisinde turistik tesislerin yapılarak hak ettiği konuma geleceğine inanıyoruz.

Otellerimiz:
Siverek’ de 4 otel vardır. Otellerimizin kapasiteleri aşağıya çıkarılmıştır.

OTELİN ADI ODA
SAYISI YATAK
SAYISI
1-Karahan Turizm A.Ş. Oteli 38 100
2-Mercan Palas oteli 37 90
3-Feran Palas Oteli 28 70
4-Pamuk Palas Oteli 46 60

Kentimizde Şanlıurfa yolu üzerinde Şahin dinlenme tesisi, Emoş dinlenme tesisi, Gülel dinlenme tesisi ve BP dinlenme tesisleri olmak üzere 4 tane dinlenme tesisi olup yolculara ve Siverekliye hizmet vermektedir.


bahçelievler camii 1983, hasan çelebi camii, siverek cirit meydanı camii 1968, siverek gülabibey camii, siverek hacı ömer camii 1793, siverek hacı pınarı, siverek haliliye camii, siverek hamidiye camii 1894, siverek hanlar, siverek hasan çelebi camii 1839, siverek hayriye camii 1895, siverek hz.eyüb camii 1989, siverek hz.ömer camii 1990, siverek ibrahim baba camii 1992, siverek ibrahimiye camii 1959, siverek ihlasiye camii 1969, siverek irşadiye camii 1983, siverek kalesi, siverek karakeçi camii 1901, siverek serap çeşmesi (iniye serebi), siverek sulu camii, siverek tarihi ve turistik, siverek ulu camii, siverek yeni(kara)camii 1966, siverek yeraltı hamamı, siverek yeşil camii 1972, siverek şirin kuyu camii 1977, siverekhz. zekeriyya camii, siverekkardeşler camii 1991

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1866
favori
like
share