Eski bir Hitit şehri olan Viranşehir M.Ö.2750 yılından itibaren tarih sahnesinde yerini almıştır.İlçenin tarihi her ne kadar M.Ö.2500-3000 yıllarına kadar inmekteyse de Karacadağ’ın imbik imbik süzülen sularının canlandırdığı arazi ve çok verimli ovası ve bulunan yeni mezar taşlarını dikkate aldığımızda, ilçe tarihinin ilk insanların tarihine kadar uzanacağı tahmin edilmek- tedir.Şehrimiz,tarihi ipek yolunun üzerinde yer alışı ve çok verimli bir ovaya sahip olması nedeniyle ticaret ve tarım alanında yukarı Mezopotamya’nın önemli bir merkezi olmuştur.Bu konumundan dolayı eski devirlerde bir çok saldırılara,istilalara maruz kalmıştır.Bu istilalar, M.Ö.275’ten başlayarak 16.asıra kadar devam eder.

M.Ö.1900 yıllarında Viranşehir’i bir Hitit şehri olarak görüyoruz. Hititler,bu şehri Asurilere bağlı beyliklerin elinden almıştır.Burası bir ara Lidya Kralı Krezos’un idaresinde kaldı.Şehir M.Ö.4.asırda tekrar Hitit imparatorluğuna dahil edildi.Arzana adlı bir beyliğin hükümet merkezliğini de yapan Viranşehir,M.Ö.1115’te Asurluların eline geçti.Asurlular Sami kökenli bir milletten oluşmakta idi..Daha sonra Viranşehir, İranlıların egemenliğine girer (M.Ö.521-485).Makedonyalılar(M.Ö.336-323) ardından da Selefkosları ve nihayetinde Romalıları (M.Ö.173)Viranşehir’de görüyoruz. Özetle şehir,milattan önceki tarihinde Hurri-Mitanni,Asur,Arami,Med,Pers , Keldani ve Roma(Bizans)medeniyetlerini gören şehir, milattan sonra ilk dönemlerde İran-Roma arasındaki daimi çekişmeye meydan olmuştur.Hicret’e kadar (M.S.623) bu çekişmenin içerisinde bulunan Viranşehir, hicretten sonra güneyden gelen İslam ordularının Komutanı Ganem tarafından fethedilir.Şehir bir ara Hamdanilerin eline geçtiyse de(M.S.873) Abbasiler, Mü’tezit komutasında tekrar Viranşehir’i fetheder. (M.S.894) Melikşah zamanında Selçuklular Devletine bağlanan Viranşehir zaman zaman Bizans,Selçuklu,Arap,İran ve Artuklular arasında el değiştirmiştir.M.S.1071 ‘de Selçuklular,1108’de Mardin Artukluları1202’de Musul Atabeyi Nurettin Zengi tarafından fetih edilir.


13.Asra gelince Viranşehir’de bir fetret devri yaşatan Hülagular’ın işgalı başlar(1258).Yaşmut’un komutasındaki bu ordu,şehri talan eder.Hülagular,şehri harap turab ettikten sonra Mardin’e çekilirler. M.S.14.yy’ın 2.yarısında ise(1367 yılı) Artuklular’ı Viranşehir’de görüyoruz.Viranşehir’de yine ikinci büyük fetret ,Timur’un burayı işgaliyle başlar(1400).Hülagular’ın etkisinden kurtulan şehirde yine taş üstünde taş bırakılmamış.Büyüklerimizin Viranşehir için “yedi defa depremden yıkılması “ rivayeti aslında Timur’un ve Hülagu’nun istilasıdır.Çünkü Timur tarihin en büyük katliamını burada yapmış, 40 bin nüfuslu şehir,(Yine bir rivayete göre Timur “Taş üstünde taş,omuz üstünde baş bırakmayacağım” sözünü burada söylemiştir.)insan ve kent görünümünden başka her şeye benzemiştir. Viranşehir, daha sonra Akkoyunlu , Karakoyunlu ,Arap ve İran’lıların (Sasaniler) arasında el değiştirdikten sonra1516 yılında Osmanlı egemenliği altına girmiştir. Kanuni Sultan Süleyman zamanında şehir, (1535 ) Diyarbakır’a bağlı mutasarrıflık olarak yönetilmiştir. IV.Murat’ın Irakeyn seferini yaptığı sırada “buradan geçerken Eyyüp Peygamberin mezarını rüyasında görmesi üzerine”padişah tarafından Eyyüp Peygamberin mezarı şimdiki Eyyüpnebi adı verilen Beldemizde bulduruldu.Osmanlı İmparatorluğunun gerileme döneminde Viranşehir ve çevresinde alabildiğince başıboşluklar oluşmuş,güçlü olan aşiretler kendilerinden güçsüz olan aşiretleri bir nevi haraca bağlamıştır.Bu durum 1890 yılına kadar devam eder.Sultan II.Abdulhamid’in tahta geçmesi ve IV.Ordu Komutanı Maraşal Zeki Paşa ve Valilerin aşiret reisleri ile kurdukları yakın ilişkiler sonucu 1890 yılından itibaren “Hamidiye Alayları” kurulmaya başlamıştır.Viranşehir çevresinde önemli bir nüfusa sahip olan Milli aşireti reisi İbrahim Paşa himayesindeki güçlerle Hamidiye alaylarına katılarak Milli Aşireti aşireti gönüllü olarak Balkan savaşlarına katılmıştır.1919 yılına gelindiğinde Viranşehir’de bulunan ve Hamidiye Alaylarından oluşan IV.tümen Kafkas cephesine kaydırılmıştır.

Fransızların Urfa’nın işgalini fırsat bilen Milli Aşireti yeni kurulan TBMM ‘ne karşı isyan başlatmış,bu isyan 8 Haziran 1920 yılında Viranşehir’de bastırılmıştır. İlçemiz ; Sümer, Hitit ve Asurlular döneminde “TİLLA, TELLA, TİLLİ” Romalılar döneminde “CONSTANTİNA” , İslam Uygarlığı döneminde ise ”TELL-MEVZELAHT, TEL-MEVZEN , TEL-MUZİN , TİLMUZ ve ÖRENŞEHİR “ isimlerini alan şehir,tarihte çok yıkılıp yakıldığı için şehre harap anlamına gelen “VİRAN” kelimesi eklenerek “VİRANŞEHİR”ismini almıştır.Uzun bir süre İlçe statüsünde kalan Viranşehir, kısa bir süre nahiye olduysa da,1908 yılında tekrar İlçeye dönüştürülmüş ve 1924 yılından beri Şanlıurfa’ya bağlı bulunmaktadır.

Etiketler:
Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 3390
favori
like
share