DÜNYA MEDİNE MEDENİYETE HASRET..

Dünya Medine'siz olsaydı acaba ne olurdu?...

İnsanlar Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem)'siz kalsa ne yaparlardı?... Kur'an olmasa, yığın yığın kitaplar ne işe yarardı?...

Bakın insanlığın haline, anlarsınız Medine'siz medeniyet olmayacağını... Şu dünyayı kasıp kavuran vahşete, kan ve gözyaşına, zulme; kanuni ve gayri kanuni teröre bakın… Anlarsınız ki; dünya, Medine'den yayılan meltem kokularına hasrettir... Dünya, Medine'den yayılan medeniyete hasrettir... Dünya, Muhammed-ül Emin (sallallahu aleyhi vesellem)'in Asrı-Saadet iklimine hasrettir.

Bugün dünyada medeniyet var mıdır? Kadınların bir yemek parasına erkeklere kiralandığı; on yaşındaki çocukların atmış yaşındaki sapıklara satıldığı bir dünyada... Genç kızların ‘flört’ adı altında bir mendil gibi kullanılıp atıldığı; namusun, sadakatin, iffetin gözaltında tutulduğu bir dünyada, medeniyet var mıdır?...

Köpeklerin insanlardan revaçta olduğu, milyonlarca çocuğun bir ekmek bulamayıp ölüme mahkum edildiği; yığın yığın insanın çöp tenekelerinde rızık aradığı bir dünyada medeniyet var mıdır?...

Medeniyet yoktur, çünkü Medine yoktur. Merhametin menbaı, Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem) yoktur.

Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi vesellem)’in varlığı hakikatı, tüm kainatı kuşatmıştır, ama insanlığın O'ndan haberi yoktur.

Muhabbetten Muhammed oldu hasıl
Muhammedsiz muhabbetten ne hasıl?

Dünya muhabbetsiz, sevgisiz kaldı, çünkü dünya Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem)'siz kaldı… Yürekler taş oldu, sevgi kalmadı... Dudaklar çatladı tebessüm kalmadı... Dünya tebessümsüz kaldı... Dünya, Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem)'dem yetim kaldı...

Muhammed... Muhammed... Muhammed...
Yıldızlar adetince Salat-ü Selamlar O'na,
Ağaçlar adedince Salat-ü Selamlar O'na,
Yağmur damlaları adedince Selamlar O'na...
Dünya, Medine'den gelen Medeniyete hasrettir...
Dünya, Muhammedî Aşk'a muhtaçtır...
Dünya, Asr-ı Sadet mutluluğuna hasrettir…

Dünya, her tahiyyatta Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem)'in nur yüzünü gören aşk insanlarına muhtaçtır...
Dünya Geylani'lere, Nakşibendi'lere, Yesevi'lere, Hacı Bayram-ı Velilere, Aziz Mahmut Hüdayi'lere muhtaçtır…

İnsanlık ‘fenafirresul’ olmuş; Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem)'in [COLOR=#08bd09]Allah (celle celaluhu)'ya giden rotasından milim şaşmayan muhabbet kahramanlarına muhtaçtır…
Onlar ki Medine iklimini asırlar sonrasına taşıyanlardır.
Onlar ki hayatlarının her anını Sevgililer Sevgilisi'ne uyduranlardır…
Onlar ki muhabbeti Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem)'den insanlığa sunanlardır…

Medine medeniyetini, Asr-ı Saadet iklimini, günümüze taşıyan bu rehberlere muhtaçtır dünya... Muhabbeti, insanlığı, adaleti, sehaveti, merhameti, herkese yaşayarak gösteren, yaşayan Kur'an olan rehberlere muhtacız...

Dünya, Medine iklimine hasret…
Dünya, Medine Medeniyeti'ne hasret…
Dünya, Asr-ı Saadet mutluluğuna hasret…
Dünya, Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem)'e uyan rehberlere hasret…
Gönlü, Nur Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem)'imizin sevdalarıyla yanan aşıklardan birisi, Medine iklimine hasretini şöyle dile getiriyor;


Gözlerimden akan yaşlar
Muhammed'in aşkındandır
Bağrımdaki biten başlar
Muhammed'in aşkındandır.

Muhammedim, Muhammedim, Muhammedim
Sevgilim canım Ahmed'im
Her seher ağladıklarım
Ciğerim dağladıklarım
Su gibi çağladıklarım
Muhammed'in aşkındandır.

Muhammedim Muhammedim, Muhammedim,
Sevgilim canım Ahmed'im
Çün oldum O Şah'ın kulu
Neylerim ben mülkü malı
Halk bana dediği deli
Muhammed'in aşkındandır.

Yıldızlar adetince salat-u selam olsun, O gül kokulu Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)'e...
Bizler, bu çağın Müslümanları, o kadar hasretiz gül kokulu Nebi'ye... Ve O'nun varislerine... Ne yazık ki O [COLOR=#08bd09]Allah (celle celaluhu)'nun Sevgilisi’nin izinden gitmek bile yasak... Acaba Muhammed Mustafa'ya (sallallahu aleyhi vesellem) benzemenin yasaklandığı bir dünya ayakta durur mu?

Hayatın her anını "Adı Güzel, Kendi Güzel, İşi Güzel Muhammed” (sallallahu aleyhi vesellem)'in Sünnet-i Saadeti'ne, yani mutluluk ve huzur kaynağı sünnetine göre tanzim eden Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) varislerinin takibat altında tutulduğu bir ülkenin sonu ne olur?

Evet Dünya Medine iklimine hasret kaldı…
İnsanlık, İnsanlığın Önderi'ne hasret kaldı…
Bu hasret dolu satırları, Yunus'un (kaddesallahu sırrahu) hasret mısralarıyla bitirelim:

Gül yüzünü rüyamızda
Görelim ya Resulullah
Gül bahçene dünyamızda
Girelim ya Resulullah

Sensin gönüller Sultanı
Getiren yüce Kur'an'ı
Uğruna tendeki canı
Verelim ya Resulullah

Aşkınla yaşarır gözler
Hasretinle yanar özler
Mübarek Ravza'na yüzler
Sürelim ya Resulullah

Veda edip masivaya
Yalvarıp yüce Mevla'ya
Şefaat-i Mustafa'ya
Erelim ya Resulullah

Yunus der ki kardeşlere
Çok salavat et Resule
Gül yüzünü göre göre
Ölelim ya Resulullah

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 441
favori
like
share