istanbul atatürk deniz köskü - atatürk - atatürk resimleri





Atatürk Deniz Köşkü




İlçemizin önemli Tarihi eserlerinden biride Atatürk’ün deniz özlemini giderdiği, dostlarını ve önemli konuklarını ağırladığı, Floryada bulunan Atatürk Deniz öşküdür.

Florya’nın tarihi, Beyaz Rusların burada “Solaryum” adlı bir plaj oluşturmaları ile başlamıştı; fakat 1930’lara gelene kadar İstanbul’un plajları arasında Florya’nın adı bile geçmezdi. Florya’nın yükselişi, 1935 yılı Haziran’ında başlamıştı. 1935 yılı Haziran ayının ilk Cuma günü Atatürk, İstanbul çevresinde yaptığı gezilerinden birinde, Yeşilköy’e, oradan da Florya’ya geçmişti. Masmavi denizle buluşan kıyıların, bomboş ve bakımsız oluşuna son derece üzülerek yanındakilere dönüp; “bütün güzelliğine ve yakınlığına rağmen, deniz bize küskün görünmüyor mu?...” diye sormuştur. Yanındakiler, onun eliyle işaret ettiği yerlere bakarken Atatürk sözlerine devam ederek; “İstanbul’u fethetmişiz, ama burayı henüz elde edememişiz” demiştir.
Atatürk, daha sonra sahile inerek kumsalda dolaşmış ve deniz kumunu incelemiş, geceyi o bölgede evi olan İstanbul milletvekili Şükrü Oğuz’un evinde misafir olarak geçirmiştir. Ertesi gün, ilk işi ise Florya’nın imarı için emir vermek olmuştur. Hazırlanan üç proje arasından Güzel Sanatlar Profesörlerinden Seyfi Arıkan’ın; “denize çakılmış ağaç kazıklar üzerinde yükselen kutu gibi, ahşap bir deniz köşkü ve yine ahşaptan yapılma bir iskele ile kumsala bağlanan mütevazi ve şirin” projesi beğenilmişti. Beğenilen bu proje, Atatürk’ün de verdiği emir ile İstanbul Valisi Muhittin Üstündağ ve ilgili zevat tarafından büyük bir hızla işleme konulmuştur. İnşaat öyle inanılmaz bir hızla işleme konmuştu ki; şahmerdanların temel direklerini dövmeye başlayışlarının haftasında Deniz Köşkü’nün iskeleti, ikinci haftasında bedeni ve nihayet beşinci haftasında olanca güzelliğiyle tamamı meydana çıkmıştı. Ve 43. gün tamamıyla döşenmiş olarak Atatürk’ün hizmetine verilmişti. Bu Deniz Köşkü, bölgenin imarı üzerinde durulmaya başlanması için de sebep olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nün çevresi tabi ki ihmal edilemezdi, hemen yaverlik ve katiplik binaları, halk tipi konutlar, plajlar, yollar ve parklar yapıldı. Böylece Florya’nın da tarihi değişmeye başladı. Çok değil; bir – iki yıl sonra Florya plajları, İstanbul’un en gözde ve en kalabalık plajları arasında yerini almıştır. Florya’da ayrıca eski Ayastefanos Manastırı’na ait kalıntıların bulunduğu geniş alanda Atatürk’ün emriyle bir koruluk meydana getirilmiş, çamların süslediği bu koruluğa Atatürk korusu adı verilmiştir. Florya bahçesi ise halka açık park olarak düzenlenmiştir



uzun kış aylarının yorgunluğunu, yaz aylarını geçirdiği bu deniz köşkünde çıkarmış, burada geçirdiği günlerinde halkın arasında denize girmiş ve bol bol kürek çekmiştir.



ÖZEL HATIRALARIN TANIĞI

Ulu Önder, köşkü siyasal ve bilimsel toplantılar için de kullanır, aralarında İngiliz Kralı VIII. Edward ve Madam Simpson’ın da bulunduğu kimi önemli konuklarını burada ağırlar.

İngiltere Kralı VIII. Edward, “Ben bir kralım, ama denizin üzerinde böyle şirin ve sakin bir düşünme ve dinlenme yerine sahip değilim. Hele böyle halkın yanında, halkla bulunmak şerefi çok ama çok büyük bir şeydir” demiştir. Florya Köşkü, Atatürk’ün orada kaldığı akşamlar, unutulmaz anılara tanıklık etmiştir. İstanbul’da bulunduğu zamanlar görmeyi arzu ettiği pek çok kişiyi akşam için huzuruna çağırırdı. Müzisyen Selahattin Pınar da bunlardan biridir: “Florya Deniz Köşkü yeni yapılmıştı. Bir akşam oraya davet ettiler. Hâfız Yaşar da orada idi. Atatürk, ‘Bir fasıl yapın’ dedi. Hüzzam faslı yaptık. O aralık yeni bestelediğim şu şarkı da vardı: ‘Aşkınla sürünsem, yine aşkınla dirilsem. Bilmem ki ne yapsam da senin kalbine girsem. Bir gölge gibi ruhunun altında belirsem.’ Bunu Atatürk bilmiyordu. O gece saz heyetiyle hep beraber çaldık, söyledik. İlk defa dinledikleri bu şarkı dikkati nazarını çekmiş. Fakat zekâya bakın, ‘Durun’ dedi ve bana hitapla, ‘Bu şarkı sizin mi?’ diye sordu. ‘Evet efendim’ dedim. ‘Ben anladım zaten. Sen bunu yalnız oku’ buyurdu.

O kalabalık saz ve hanende içinde daha ilk duyuşta, benim olduğunu sezişi beni hayrette bıraktı. Bu görülmemiş müthiş bir seziş hassasıdır. ‘Gel gitme kadın’, şarkısını okurken, ‘Karşında esirim bana düşman gibi bakma’ mısrasına gelince, ağlayarak masayı terk edip uzaklaştığını görmüştüm.”






Cumhurbaşkanı Atatürk Floryada 1936


Cumhurbaşkanı Atatürk, Florya'da (17 Temmuz 1936)




Cumhurbaşkanı Atatürk, Florya'da kürek çekerken (17 Temmuz 1937)




Cumhurbaşkanı Atatürk, Florya sahilinde arkadaşları ile (7 Temmuz 1935)



Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 455
favori
like
share
NaZ Tarih: 24.10.2008 13:02
ellerine saglik bugulu-gözler
SU-PERISI Tarih: 24.10.2008 12:26
Paylaşımın için saol arkadaşım,emegine saglık.