Resulallahın (a.s.m.), Zâhir isimli bir sahabesi vardı. Zahir, çölde yaşardı. Ara sıra Allah Resûlüne, çöl çiçek ve meyvelerinden hediyeler getirir, Peygamberimiz de onu çölde lazım olabilecek hediyelerle sevindirirlerdi. Efendimizin şakalaştığı sahabelerden biri de Zâhir idi. Onun için Peygamberimiz:

"Zâhir, bizim çölümüz, biz de onun şehriyiz," buyururlardı. Ticaretle uğraşan Zâhir, yine bir gün bir şeyler satmak amacıyla şehre gelmişti. Resûlüllah Efendimiz, o görmeden arkasından gelip, kollarından tuttuktan sonra gözlerini kapadılar.Zâhir, telaşlı bir şekilde:

"Kimsin? Beni bırak," diyerek geri döndü. Peygamberimiz olduğunu görünce de sevindi ve başını, Resûlullahın şefkatli sinesine koydu.

Allah Resûlü şakalarına şu soruyla devam ettiler:

"Bu köleyi kim satın alır?"

Bu soruya Zâhir:

"Pek alıcı bulamazsınız, benim ne değerim olabilir ki ?" diye cevap verince, Peygamberimiz şöyle buyurdular:

"Sen görünüşte belki öylesin, fakat Allah katında değeri yüksek, pahası ağır bir kölesin."

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 330
favori
like
share
MeLaNkOLiK Tarih: 08.12.2008 00:33
sagolun....
talha50 Tarih: 06.12.2008 02:53
"Pek alıcı bulamazsınız, benim ne değerim olabilir ki ?" diye cevap verince, Peygamberimiz (s.a.v)şöyle buyurdular:

"Sen görünüşte belki öylesin, fakat Allah katında değeri yüksek, pahası ağır bir kölesin."

ELLERINE SAGLIK KARDESIM
Asiyan Tarih: 04.11.2008 07:10
teşekkürler Allah razı olsun
kuber Tarih: 26.10.2008 21:02
çok güzel bir hikaye sağolasın abicim