Belgrad Ormanları, İstanbul'un kuzeyinde, İstanbul Boğazı'nın batısında bulunan ormanlık bölge. Sarıyer ilçesi yakınlarında bulunan ve mesire amaçlı kullanılan bölge Karadeniz kıyılarına 45 km. kadar yaklaşır.

Yüzölçümü 5.300 hektar olan bölgenin en yüksek yeri 230 metrelik Kartaltepe'dir. Ormanlık alanda ağırlıklı olarak meşe, gürgen, kayın ve kestane ağaçları bulunur.

Belgrad Ormanları'nda şehrin su ihtiyacını karşılamak için yapılmış altı bent bulunmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde şehrin su ihtiyacını karşılamak amacıyla birbiri ardına inşa edilen, Topuzlu Bendi (1750), Valide Bendi (1796) ve 2. Sultan Mahmut Bentleri (1839) buradadır. Bu bölgeler ayrıca mesire yeri olarak da kullanılmaktadır.

Bu bölgeye, Belgrad Ormanları ismi, Kanuni Sultan Süleyman’ın Belgrad Seferi'nden dönerken getirdiği esirleri bu bölgeye yerleştirmesinden dolayı verilmiştir. Esirlerin yerleştirildiği köye Petra Köyü denmiştir. Petra 1898’de kaldırılmıştır.

Girişin ücretli olduğu Ormanlar'da 700 dönüm kadar bir bölge halkın kullanımına açık olarak piknik alanı düzenlenmiştir

Etiketler:
Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 9109
favori
like
share
AYIŞIĞI Tarih: 06.12.2009 14:02

Kartpostal değil gerçek, [COLOR="Sienna"]Dünyanın ağaçları bu müzede

İstanbul'da dünyanın hemen hemen bütün ağaç çeşitlerini bir arada görebileceğiniz bir park var: Atatürk Arboretumu. Belgrad Ormanı içinde yer alan bu park, sonbaharda ayrı güzel, kışın ayrı.

[Kartpostal değil gerçek, Dünyanın ağaçları bu müzede]
Hele hele bir de yağmurdan sonra güneş kendini göstermişse, binbir yaprağın süslediği göleti görmeniz lazım. Tıpkı kartpostallardaki gibi... Kentin stresinden kurtulup romantik bir sonbahar gezisi yapmak isteyenler için ağaç müzesi birebir.

''Şu anda canlı bitki müzesindesiniz. Burası sadece basit bir park değil, otsu ve odunsu bitkilerin toplandığı yaşayan bir koleksiyondur." uyarısını okuduktan sonra dalıyoruz içeriye. Bu özel alana girerken ilk köpekler karşılıyor bizi; uysal ve cana yakın köpekler... Belgrad Ormanı'nda bulunan fakat ormanın diğer yerlerine hiç benzemeyen bu ağaçlıkta dünyanın uzak uçlarından gelmiş binbir çeşit ağaca rastlıyoruz. Göl çevresi gezisi sırasında kökleri Kuzey Amerika'dan Çin'e, Japonya'dan Yugoslavya'ya, Meksika'dan Guatemala'ya kadar uzanan bir sürü ağaçla karşılaşmak şaşırtmamalı ziyaretçileri; çünkü burası canlı bir ağaç müzesi. Ya da bilimsel adıyla ifade edersek Arboretum.

[COLOR="Sienna"]Bu bahçede karacalar da yaşıyor

Şehrin gürültüsünden patırtısından usananların, birazcık temiz havaya ihtiyaç duyanların, bunu yaparken de dünyanın farklı yerlerinden toplanarak ülkemiz toprağında boy veren ağaçları merak edenlerin İstanbul'da ilk tercih edeceği yer Atatürk Arboretumu. Toprağında 2 binden fazla ağacı misafir eden Arboretum, Bahçeköy'ü Kemerburgaz'a bağlayan yol üzerinde bulunuyor. 1949 yılında bilim adamı Hayrettin Kayacık tarafından kurulan canlı ağaç müzesindeki görevliler 60 yıl boyunca farklı arboretumlarla da iletişime geçerek Türkiye'de yetişmeyen egzotik birçok bitkiyi bahçeye kazandırmışlar. Bu ağaçların içinde büyüyüp dal budak salanlar Bahçeköy mikro klimasına uyum sağlayabilenler olmuş. Kimi ağaçlarsa buraya uyum sağlayamadığı için tam yetişememiş ve bodur kalmış. Amerikan lale ağacı, İspanyol köknarı, Meksika ve Amerikan meşeleri, kırmızı yapraklı erguvan bahçenin en kıymetlilerinden. Doksan dakikada gezilebilen mekânda ağaçların çeşitliliği farklı türden bir sürü kuşun da burada barınmasını sağlıyor. Canlı ağaç müzesini gezerken yalnız kalmanız ise oldukça zor. Bu doğal alanın göl kenarında size ördeklerin eşlik edeceğini, karada ise köpekler ve kuşların varlığını devamlı yanınızda hissedeceğinizi söyleyelim. Bahçenin derinlerine daldığınızda ise tabii şansınız da varsa, olağanüstü güzellikteki karacalara rastlayabileceğinizi de biz müjdelemiş olalım.

[COLOR="Sienna"]Piknik yapmak yasak, gezmek bedava

Piknik yapmanın yasak olduğu arboretum daha çok bilimsel çalışmalar için düzenlenmiş. Bu yüzden ağaçların altında isimlerinin ve nereden geldiklerinin yazılı olduğu kimlikler yer alıyor. Eğer bitkilere meraklı iseniz ve güzelliğin zevkini çıkarmak niyetindeyseniz doksan dakikalık gezi süreniz burada 3-4 saati de bulabilir. Araştırmacıların ihtiyaçlarını karşılayan bahçeye dışarıdan çok fazla misafir gelmiyor. Daha çok öğrenci gruplarının rağbet gösterdiği arboretuma hafta içi ücretsiz girilebiliyor. Grupların yaptığı gezilerde ise durum farklı. Burayı gezmeye gelecek grupların önceden randevu alması gerekiyor ve kişi başı 3 TL de ücret alınıyor. Öğrenci grupları için belirlenen ücret ise kişi başı 1 TL. Hafta sonları sadece üyelerin girebildiği mekânın kontrolü zor olduğundan çok kalabalık olması istenmiyor. İşin meraklıları da arboretum yönetimine başvurarak üye olabiliyor. Yaprak koparmanın bile yasak olduğu arboretumda gelen bazı gruplar ağaçlara büyük zararlar da verebiliyor. Bu yüzden ziyaretçi alımı konusunda dikkatli davrandıklarını söyleyen Atatürk Arboretumu Şefi Mehmet Alan, buraya bitkileri sevenlerin, onlara zarar vermeyecek olanların gelmesinden yana. Toplamda 259 hektarlık bir alanı kaplayan bu canlı ağaç müzesini gezmek için içinde yollar bulunuyor. Bahçenin bir haritasının da ziyaretçilere verildiği gezide ziyaretçilerin görebileceği alan 56 hektar ile sınırlı.

[COLOR="Sienna"]Dünyanın tüm meşeleri burada

Peki, arboretumun gezileceği en güzel zaman hangisi diye sorulacak olursa? Mehmet Alan bu sorumuza 'Tabii ki sonbahar ve ikindi vakti' cevabını veriyor. Bir sonbahar ikindisinde, hele yağmurdan sonra ise ve güneş kendini nazlı nazlı göstermeye başlamışsa yaprakların binbir renkle süslediği gölette oluşan manzara görülmeye değer. Kışın kar yağdığında da ayrı bir güzelliğe bürünen arboretumun en dikkat çeken yönlerinden biri 2,5 hektar alandaki meşe parseli. Burada dünyanın farklı yerlerinden getirilenlerle birlikte 100 meşe türü yer alıyor. Bir parselin tümüyle meşelere ayrıldığı mekânda 1600 egzotik bitki türüne rastlayabilirsiniz. Çin'in mezarlıklarını süsleyen mabed ağacı ve yine Çin'e ait olan tırpan ağacı, Kuzey Amerika'nın mamut ağacı, Batı Asya'nın ateş dikeni, göletin renklerini sonbahar sarısıyla süsleyen Amerikan sığla ağacı, Japonya'nın ortancası, Arizona servisi, göletin içinde boy veren bataklık servisi göreceğiniz ağaçların küçük bir kısmı. Devlete bağlı tek arboretum, bugünlerde sonbaharın tüm güzelliklerini sergileyen nadir mekânlardan biri. Mehmet Alan'ın tabiriyle gün ışıdıktan akşam karanlığına kadar ziyarete açık olan ağaç müzesi, ağaçlara ve tabiata meraklıları bekliyor. Tabii bu gezmeler sırasında buradaki nadide bitkilere zarar verilmemesi yetkililerin tek isteği.
NaZ Tarih: 26.10.2008 20:07