Halk Biliminin Tanımı ve Amacı
Türkiye’nin modernleşme tarihinde özel bir yeri ve önemi olan sosyal ve
beşeri bilimlerden biri de “halk kültürünün incelenmesi” konularına odaklanmış
olan halk bilimi disiplinidir. Batı’daki kökleri 18. yüzyıl sonlarında biçimlenen bu
disiplinin, Türkiye’de özgün bir araştırma alanı olarak gündeme gelişi 20. yüzyılın
başlarına rastlar.
Halk bilimi, doğumdan ölüme kadar insanın yaşantısında yer alan maddi ve
manevi bütün kültür ögelerini bilimsel olarak derleyen, sınıflandıran, değerlendiren
ve bunların sistematik bir açıklamasını yaparak halk kültürünün genel gelişme ve
değişme kurallarını inceleyen, kültürler arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları
belirleyip ortaya koyan, gerektiğinde elde ettiği sonuçları halkın yararına olacak
biçimde düzenleyip halka aktaran ve birtakım uygulamalar öneren bir bilim dalıdır.
Halk bilimi alanında çalışmaları bulunan Sedat Veyis Örnek, halk biliminin
görevini şöyle açıklamaktadır: “Bir ülkenin, bir yöre halkının, bir etnik grubun
yaşamının bütününü kapsayan ve temelinde o halkı oluşturan insanların ortak ve
yaygın davranış kalıplarını, yaşama biçimini, belirli olaylar ve durumlar
karşısındaki tavrını, çevresini ve dünyayı algılayışını açıklamada; geleneksel ve
törensel yaşamı düzenleyen, zenginleştiren, renklendiren bir dizi beceriyi, beğeniyi,
yaratıyı, töreyi, kurumu, kurumlaşmayı göz önüne sermede; bir ucuyla geçmişe, bir
ucuyla zamanımıza uzanan gelenekler, görenekler, âdetler zincirini saptamada; bu
zincirin köstekleyici ya da destekleyici halkalarını tek tek belirlemede; halk
kültürünün atar damarlarını yakalayarak bunlardan özgün ve çağdaş yaratmalar
çıkarmada halk biliminin rolü ve önemi birinci derecededir.”2
Tüm zamanları, toplumları ve kültürleri içerecek kapsamlı, geçerli ve
üzerinde uzlaşılmış bir halk bilimi tanımı yapmanın güçlüğü ortadadır. Nitekim
Amerikalı halk bilimci Alan Dundes’in “Folklor Nedir?”3 adlı makalesinde de
belirttiği gibi halk biliminin ilgi alanına giren konularına işaret etmek daha uygun
olacaktır. Bu bağlamda halk bilimi kültürün; mitler, efsaneler, masallar, halk
hikâyeleri, tekerlemeler, atasözleri, bilmeceler, deyimler, argo sözler, alkışlar,
kargışlar, şakalar, incitmeler, atışmalar, alaylar, selamlar, vedalaşma sözleri, kişi,
hayvan ve yer adları ile mâni, ninni, ağıt gibi halk şiiri ürünlerinden oluşan sözlü
anlatımlarını; doğum, evlenme, ölüm, bayram, kutlama, şenlik ve anma günleri, yıl
dönümleri gibi toplumsal uygulamalarını; halk müziği ve çalgıları, çocuk oyunları ve
sportif etkinliklerle, seyirlik oyunlar, meddah, karagöz, orta oyunu, kukla gibi
gösteri sanatlarını; halk hekimliği, halk mimarisi, halk hukuku, halk mutfağı, halk
takvimi, halk botaniği, halk matematiği, halk veterinerliği gibi halk bilgisini; giyim
kuşam, süslenme ile eğercilik, semercilik, keçecilik, çitçilik, urgancılık, bakırcılık,
kalaycılık, yemenicilik, yazmacılık, dokumacılık, oyacılık gibi geleneksel el
sanatlarını, bunların günümüze gelen değişim ve dönüşümlerini konu edinen,
1 Atatürkçülük 1 Atatürk’ün Görüş ve Direktifleri, MEB Yayınları, İstanbul, 1997, s.349.
2 Sedat Veyis Örnek, Türk Halk Bilimi, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 2000, s.16.
3 Alan Dundes, The Study of Folklore, Londonrentice-Hall, 1965, s.1-3’te yer alan makalenin Türkçe çevirisi Folklora
Doğru (Kasım 1983, Sayı:55, s.15-18) dergisinde yayımlanmıştır.
7
bunları kendine özgü yöntemlerle derleyen, sınıflayan, çözümleyen, yorumlayan ve
son aşamada bir bireşime vardırmayı amaçlayan bilim dalıdır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 9777
favori
like
share
dgknnfs Tarih: 04.10.2009 20:36
çok güzel
fulitkam Tarih: 29.09.2009 13:48
[COLOR="plum"]çok teşekkürler kim bu yazıyı yazdıysa!!!!