Yöre halki büyük sehirlere göçe basladigindan beri eski gelenekleri az da olsa terk etme yolunu tutmustur. Ancak büyük çogunluk eski, göreneklerine baglidir. Bu gelenek ve görenekler çogunlukla eski söylentilere dayanir.

Her yil Mart ayinin 14' ünde yilbasi tutulur. O sabah erkenden kalkilir, deniz veya akarsudan su alarak eve gelinir ve sag ayak ile esikten geçilerek eve girilir. Su evin dört bir tarafina serpilir. Eger hayvanlar varsa onlarin üzerine de serpilir. O gün kimse evine ugursuz gelir diye misafir kabul etmez, ancak ayagi denenmis birisi varsa o eve çagrilir. Gelen kisi sag ayagini içeriye atar yeni yiliniz hayirli olsun martinizi bozuyorum der o gece evde isirgan veya paça pisirilir içine yesil boncuk atilir. Bunlari yerken boncuk kimin agzina gelirse o yil bu sahis ekine baslar, aile içerisinde bol rizikli kabul edilir.

Yine Mart'in 14 ünde gün tutulur. Mart'in 14'ü, Mart 15'i , Nisan 16'si, Mayis v.b. aylar olarak adlandirilir. O günlerdeki havanin durumuna göre o aylarin nasil geçecegi hakkinda fikir yürütülür.

6 Mayis'ta hidrellez tutulur. Bu gün Hizir ve Ilyas Aleyhissamlarin bir araya geldigine ve artik kis ayinin bitip güzel günlerin gelecegine inanilir.

Yine aksamdan 3-5 genç kizlar niyet tutarak bir gül agacinin dibine yüzüklerini gömerler. Sabahleyin mani okuyarak onlari çikarirlar. Söylenen maninin manasina göre talihlerini denerler.

Mayis Yedisi (Aksu Senlikleri)

Her yil Mayis ayinin 7'sinde (Miladi 20 Mayis) kutlanir. 1977 yilina kadar "MAYIS YEDISI" adiyla sürdürülen törenler bu tarihten sonra "AKSU SENLIKLERI" adini almistir. Daha sonra 1992 yili basinda alinan yeni bir kararla daha genis kitlelerle sosyal ve kültürel iliskilerin saglanmasi ve sürdürülmesi amaçlanarak adinin "ULUSLARARASI KARADENIZ AKSU FESTIVALI" olmasi kabul edilmistir. Her yil 20 Mayis günü Giresun'un dogusunda bulunan Aksu Deresinin deniz ile birlestigi yerde insanlar toplanirlar. Özellikle hastalar, dertliler, çocugu olmayanlar, dilekleri olanlar Aksu Deresinin kiyisina giderler bir dilek dileyip yedi çift bir tek tasi suya atarlar. Aksu mahallinde yapilan bu törenler üç ana bölümden olusur.

1-SACAYAKTAN GEÇME GELENEGI: Soyun sürdürülmesi kültürüne dayanir. Çocugu olmayanlar dilekte bulunarak üç kez sacayaktan geçerler. Üç kutsal sayilan bir rakamdir. Sacayak ana rahminin simgesidir.

2-DERE TASLAMA GELENEGI: Ilkbahar , doganin hayat buldugu mevsimdir. Doganin getirdigi yasama zevkiyle insanlar da bütün kötülüklerden arinmak geregini duyarlar. Aksu Deresinin denize döküldügü yerde toplanan insanlar "Derdim Belam Denize" diyerek yedi çift bir tek tas atarlar. Yedi kutsalligi olan bir rakamdir. Tek tas, dilegin yerini bulmasi için atilan sonuncu tastir.

3-ADANIN ETRAFINI DOLASMA GELENEGI: Soyun sürdürülmesi inanciyla yapilan sacayaktan geçme gelenegi Ada'nin etrafinin dolasilmasiyla tamamlanir. Ada turu Hamza Tasi'nin önünde baslar. Yine Hamza Tasi'nin önünde son bulur. Törenin amaci; soyun sürdürülmesi, belalarin denize atilmasi, döllenmenin bu mevsimde baslamasi ve topragin bereketlenmesi. Her yil Mayis ayinin 20'sinde yapilan bu festival Uluslararasi boyutlara ulasmistir. Bu festivalin Halk Oyunlari bölümünü organize eden GIFSAD (Giresun Kültür Sanat ve Folklor Dernegi) ayni zamanda Giresun yöresi oyunlarinin yurt içinde ve yurt disinda tanitimini da yapmaktadir. Dernekle ilgili bilgi 0-454- 212 6222 no'lu telefondan alinabilir.


FOLKLÖR

Karadeniz Bölgesi halk oyunlari bazi ince ayrinti farkliliklari disinda genelde birbirine benzerler. Bölge halki kiyisinda yasadigi deniz gibi hareketli ve coskundur.

Giresun oyunlari içinde en önemlisi Giresun Karsilamasi ve horondur. Horonu erkekler yine bölgenin meshur çalgisi kemençe veya davul zurna esliginde oynarlar. Kadinlar ise def, zurna , ud ve saz esliginde oynarlar. Horonun düz horon, sik saray, dik horon ve karsilamanin tüfekli çandir karsilamasi, bel kirmasi, sallama gibi müzigin ritmine göre degisen çesitleri vardir.

Giresun, Giresun türküleri yönünden de zengin bir ildir. Giresun türkülerinden bazi örnekler; Mican, Tamzara, Karahisar Türküsü, Fingil, Bir Findigin Içini, Merekte Sari Saman, Oy Giresun Kayiklari, Aksu Derler Adina, Al Perde Yesil Perde, Sokakbasi Meyhane v.s. dir.

GIYIM (PIRTI)

Il Merkezi ve kiyi bölgelerinde çagdas giysiler giyildigi halde iç kesimlerde geleneksel giysiler yaygindir. Giresun'da pestamal kadin giyiminin degismez bir parçasidir. Kadinlarda basa örtülen, bele sarilan pestamalin degisik türü vardir. Kadinlar baslarina "Kesan Pestamal " denilen gösterisli ve ince bir dokumayi bellerine de düz çizgili veya direkli pestamal diye adlandirilan dokumayi sararlar. Kadinlar eskiden canfes (üç etek) de giyerlerdi.

Ev gezmelerinde, dügün ve bayram gibi özel günlerde kadinlar baslarina altin tepelik , boyunlarina besibiryerde ve kollarina da hasir bilezik takarlardi. Hasir bilezikler günümüzde de büyük ilgi görmektedir.

Eskiden dokunan yün çoraplara günümüzde pek rastlanmamaktadir

Boyali yasmak ve çember, pestamal, entari, hirka ve yelek günlük kadin giyimini olusturmaktadir. Ayaklarina giyilen kara lastik artik kullanilmamaktadir.

Kentte de görülen bu giyimin yaninda modern giyim de yaygindir. Erkek giyiminde daglik kesimlerde "Aba Zipka" denen paçalari dar, baldirdan yukarisi bol pantolonlar giyilir. Bu giyimde yörenin sert ikliminin etkisi vardir. Erkeklerde aba zipkanin yaninda çerkes kayisi, kama, (belde), gümüs kamaligi , (boyunda) , kabalak (basta) ve çizme giyilmektedir.

Erkekler il merkezinde, kiyi ve kasabalarinda ceket ve pantolon giyerler, kasket takarlar.

Günümüzde Giresun halki modern giyimi kullanmaktadir. Yine köy ve kasabalarda kadinlar ev içinde oyali yasmak veya çember, entari, pestamal veya sal olarak, ayaklarina lastik veya kundura giyerler.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1234
favori
like
share