Şeftali Nedir - Şeftali Yetiştiriciliği


Önceleri botanik adına (Prunus persica) bakılarak şeftalinin anavatanının İran yada Kafkasya olduğu sanılmaktaydı. Ancak zamanla yapılan araştırma çalışmaları, yabani şeftalinin İran’da asla bulunmadığını göstermiştir. Bununla birlikte, anavatanının da Doğu Asya ve Çin olduğu belirlenmiştir (Orta Çin).
Şeftali, dünya üzerinde çok geniş yetişme alanına sahip bir meyve türüdür. Avrupa’nın İngiltere ve kuzey memleketleri (Finlandiya, Norveç, İsveç) dışında hemen her tarafında yetiştirilmektedir. Amerika’ya 16. yy.’ da İspanyol gemicileri tarafından götürülmüştür. Amerika'nın hem kuzey ve hem de güneyinde yetişmekte olup, Avustralya ve Yeni Zellanda’da en fazla yetiştirilen meyve türüdür. Afrika kıtasında da şeftali yetiştirilen alanlar her geçen gün genişlemektedir. Dünya üzerinde en büyük şeftali yetiştiricisi ülkeler sırasıyla; İtalya, ABD, Çin, Yunanistan, İspanya, Fransa, Rusya, Türkiye, Meksika ve Arjantin ‘dir (Anonim,1993).
Şeftali yetiştiriciliğinin hızla gelişmesinde;
- Çeşitlerin değişik ekolojilere uyma kabiliyetinin,
- Bu türün erken meyveye yatmasının,
- Tarımsal sanayiye önemli bir hammadde kaynağı oluşturmasının,
- Meyvelerinin gösterişli ve besin içeriği yönüyle zengin olmalarının büyük oranda etkisi vardır.
Öyle ki, 100 gr. taze şeftalide 7-12 gr. şeker, 0,7-1 gr. azotlu maddeler (Thiamin, Riboflavin, Niasin), 2-20 mg. C vitamini (Askorbic asit) ve değişik oranlarda A ve B vitaminleri bulunmaktadır.
Ayrıca yıl içerisinde devamlı olarak 5 ay pazara taze şeftali sevketmek mümkündür. Çünkü çok erkenci ve geçci olmak üzere 70’in üzerinde olgunlaşma tarihi farklı şeftali çeşidi ülkemize girmiş bulunmaktadır.
Şeftali taze olarak tüketildiği gibi; meyve suyu konsantresi, pulp olarak, kurutularak ve derin dondurma yöntemleriyle uzun süre saklanabilmektedir. Ayrıca reçel ve marmelat gibi mamûl hale getirilebilmekte, bu yöndeki sanayiye hammadde teşkil etmektedir.
Türkiye’de; Muş, Ağrı, Sivas, Yozgat, Siirt, Van, Bingöl gibi birkaç il dışında her yerde yetişebilmektedir. Yine, bu illerinde iklimsel olarak muhafazalı yerlerinde yetişebildiği görülmektedir. DİE verilerine göre,1997 yılında Türkiye’deki şeftali üretimi 355.000 ton ve ağaç sayısı da 10.970.000 adettir.Ağaç sayısı ve üretim yönüyle de, Marmara Bölgesi (Bursa başta olmak üzere) lider konumundadır.

EKOLOJİK İSTEKLERİ

İklim İsteklerİ
Şeftili değişik iklim şartlarına uyabilen bir meyve türüdür. Ekvatorun kuzey ve güneyinde 25-45 enlem dereceleri arasında yetiştirilebilmektedir. Normal yetişebilmesi için en uygun rakım 500-600 m. arasıdır. Sıcak iklimlerde 1500 m.’ye kadar yetiştiği görülebilir. Ülkemizde; sıcak iklim Akdeniz Bölgesi, ılıman iklim Marmara Bölgesi ve soğuk iklim olan Doğu Anadolu Bölgesi’nde yetişebilmektedir. Ülkemizde çok geniş bir ekolojide yetiştirilmektedir.
Şeftali yetiştiriciliğini sınırlayan çeşitli iklimsel faktörler mevcut bulunmaktadır. Bunların başında düşük kış sıcaklıkları, çeşitlerin kış soğuklama ihtiyaçları, ilkbahar geç donları ve düşük yaz sıcaklıkları gelmektedir.

Düşük Kış Sıcaklıkları
Kış sıcaklığının –18 ve –20 °C ye düştüğü zamanlarda gözler ve yıllık sürgünler donar. Sıcaklık –25 °C ye düştüğünde ise ağaçlar tamamen donabilir. Bununla birlikte, oluşabilecek düşük sıcaklığın süresi donun olduğu dönemlerdeki ağacın fizyolojik durumu, havadaki nem miktarı gibi faktörlerde ağacın dondan etkilenmesinde önemli rol oynar. Redhaven çeşidi dona en fazla dayanıklı olup, bunu J.H.Hale ve dixired çeşitleri izlemektedir.

2.1.2. Kış Soğuklama İhtiyaçları:
Şeftalinin değişik çeşitler bazında 250 ile 1250 saat arasında kış soğuklama ihtiyaçları vardır. Ağaçlar kış soğuklama ihtiyaçlarını tamamlayamadıkları zaman, çiçekler ve çiçek tomurcuklarını silkerler. Çiçeklenme gecikir ve düzensizleşir.

2.1.3. İlkbahar Geç Donları
Şeftali, erken uyanan ve vejetasyonu erken başlayan bir bitkidir. Çiçekler açıldıktan sonra oluşabilecek bir don olayı, çiçekleri ve çiçek gözlerini dondururlar. Çiçek tomurcukları açılmadan önce –5 ve –6 °C de zarar gördükleri halde, açılma sonrasında –3 °C de donmaktadırlar. Küçük meyvelerde bu durumdan zarar görürler.

2.1.4. Düşük Yaz Sıcaklığı
Yaz sıcaklığının düşük olması, meyve eti rengi başta olmak üzere diğer meyve kalite unsurlarını olumsuz yönde etkiler, meyve olumu gecikir. Türkiye’de şeftali yetiştiriciliğinde yaz sıcaklığı yönüyle problem yoktur.

2.2. Toprak İstekleri
Şeftalinin toprak isteği üzerinde bulunduğu anaca göre değişiklik arzeder. Yetiştiriciliğe en uygun topraklar; süzek, killi, kumlu, çakıllı, milli, derin ve çabuk ısınan alüviyal topraklardır. Toprak PH derecesi 6-7 olmalıdır. Yeterli gübreleme ve sulama yapıldığında kumlu topraklarda da yetiştirilebilir. Toprak tabakası derinliği 1 m. den fazla olan topraklar en uygun yetiştiricilik ortamıdır.
Killi, ağır, soğuk ve taban suyu yüksek olan topraklarda sürgünler pişkinleşemez. Böyle durumlarda zamklanma meydana gelir.

ŞEFTALİ ANAÇLARI
Tohum Anaçları:
Tohumdan elde edilen anaçlardır.
Şeftali Çöğürü:
Genellikle küçük çekirdekli yabani formlar mütecanis çöğür vermektedir. Alüvyonlu, süzek, sıcak topraklarda iyi gelişirler. Ağır ve kireçli topraklara ve nematodlara hassastırlar.
Nemaguard
Kendine verimli ve nemaguard adı verilen ağaçlardan elde edilmişlerdir. Nematodlara (Melodogyne incognita agrita, M. javanica) dayanıklı, tüm çeşitlerle uyuşması (affinite) iyi, ancak kloroza karşı hassastırlar.

Fransa’da selekte edilmiştir. Kendine verimli olan bu anaç homojen çöğür vermektedir. Bütün şeftali çeşitleri ile affinitesi iyi olup, gelişmesi kuvvetlidir. Yaprak kıvırcıklığına (klok) dayanıklıdır. İyi drene edilmiş orta kuvvetteki topraklarda iyi gelişir, nematodlara mukavim olup, çimlenme oranı % 100 dür.

Şeftali Yozları
Homojen çöğür vermeleri nedeniyle, Amerika’da; Halford, Rutgers Red Leaf, Lowel ve Elberta kültür çeşitleri anaç üretiminde kullanılmaktadır. Ancak bunlar ağır ve kireçli topraklarda yetişememekteve nematoda dayanıksız bulunmaktadırlar.

Erik Çöğürü
Ağır, killi, taban suyu yüksek olan soğuk topraklarda kullanılırlar.Ancak, vegetatif faaliyet bunlarda erken sona erdiğinden, erik anaçlarına geç olgunlaşan şeftali çeşitleri aşılanmamalıdır. Erik anaçlarından en önemlileri; St. Julien çöğürleri, St julien Hybrit No 1, Myrobolan ve Damask çöğürleridir.

Badem Çöğürü
Bu anaç, kireçli ve çakıllı topraklar (PH>7) için uygundur. Şeftali çeşitleri ile affinitesi iyi değildir. Ağaçlar küçük ve verimsiz olup, kısa ömürlü olurlar.

Kayısı Çöğürü
Bu anaç, kurak iklim bölgelerinde ve kurak toprak şartlarında kullanılır. Kök-ur nematodlarına dayanıklı olup, şeftali çeşitleri ile uyuşumu iyi değildir.

Klon Anaçları
Şeftali yetiştiriciliğinde; badem x şeftali melezlemesinden elde edilen klon anaçları ile, erik klon anaçları da kullanılmaktadır.

Badem x Şeftali Melezleri
Çok kuvvetli olup, nematoda mukavimdir. % 12- 13 aktif kireç bulunduran topraklarda kullanılabilir. Kuru, kireçli ve bilhassa yamaç araziler için uygundur. Yeşil çelik ve doku kültürü ile üretilirler.

Hansen 2168 ve Hansen 536 klonları
Bu anaçlarda Gal nematodlarına dayanıklı olup, Kuzey ve Güney Afrika’da şeftali yetiştiriciliğinde önemli bir yere sahiptir. Bu melezler daha çok yorgun topraklarda kullanılabilirler. İtalya’dan yayılmış olup, doku kültürü ile çoğaltılırlar.

Erik Klon Anaçları
Kuvvetli büyüyen bu anaç, tüm şeftali çeşitleri ile iyi uyuşan, Avrupa tipi verimli bir eriktir. Organik maddece zengin, kumlu-killi karakterdeki kuvvetli topraklar için uygun olup, yorgun topraklara elverişli değildir. Çelikle ve doku kültürü ile çoğaltılırlar.

Damask 1869
İtalya’da şeftali üretiminde kullanılan bir erik klonudur. Kloroz görülen ağır topraklar için uygundur. Üzerine aşılı ağaçların tacında % 20 oranında küçültme yapar, erken ve çokça çiçeklenir. Ancak, çöğür anacına göre meyveler daha küçüktür ve daha kısa ömürlüdür. Nectarinler için uygun olmayıp, çelik ve doku kültürü ile çoğaltılırlar.

Saint Julien GF 655-
Kloroza meyilli, ağır ve kuru topraklarda iyi sonuç verir. Taşlı topraklar için uygun olmayıp, ağacın tacını % 30 oranında küçültür. Damask 1869 ve çöğürden daha az verimli olup, bol dip sürgünü verir. Üzerine aşılı olan çeşitlerde meyve küçük olur. Nectarinlerle uyuşumu iyi olup, doku kültürü ile çoğaltılırlar.
Tüm meyvelerde olduğu gibi, şeftalide de kendi tohum anacının üzerine aşılama yapıldığı taktirde; en iyi anaç-kalem uyuşumu, mükemmel ağaç ve meyve gelişimi elde edilebilmekte ve standart özelliklerini gösterme noktasında en iyi sonuç alınabilmektedir. Genel bir kural olarak; zaruret olmadığı müddetçe yetiştiricilikte, o türe ait klon yada çöğür anacı dışında başka bir anaç kullanılmamalıdır

ÇOĞALTILMASI
En uygun olarak kullanılan ve yaygın çoğaltma metodu, T durgun göz aşısı ile üretmedir. Yeşil çelik ve odun çeliği ile de üretilebilir ancak ekonomik değildir. Gerekli durumlarda kalem aşıları ve diğer üretim yöntemleri de kullanılabilmektedir.

DÖLLENME BİYOLOJİSİ
Şeftali çeşitlerinin hemen hepsi kendine verimlidirler. June Elberta, J.H.Hale, Late Crawfort ve Mikado çeşitleri kendine kısır olup, diğer çeşitlerden herhangibiri ile döllenebilir. Şeftalinin tozlanmasında birinci derecede arılar ve böcekler rol oynar.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 3009
favori
like
share
MiSS-FENER Tarih: 26.12.2009 19:54
Konular Birleştirildi..
BLUEROJ Tarih: 30.10.2008 18:53

Yaz mevsiminde hazirandan eylüle kadar pek sevilen meyveleri Şeftali ve Nektarin'i veren ağaçları, Gülgiller'dendir. Anayurdu Doğu Asya ve Çin olan şeftali ağaçları, 3-5 m. kadar boylanabilir.

Çok sayıda olan ve ağacı örten yaprakları, sapında 2-5 adet balozu bezi bulunan kenarları dişli, yeşil renkli ve ok ucu biçimlidir. İlkbaharda erkenden ve yaprağından önce açan pembe renkli çiçekleri yabani güle benzer. Çeşitlerine göre hazirandan eylül ayına kadar olgunlaşan şeftali meyvelerinin pek çok çeşidi (Türkiye'de 64 çeşit) vardır.

Meyve sarı, krem ya da yeşil üzerine morumsu kırmızı renkli, ince tüylü ve ince kabukludur. Beyaz, kırmızı (kana benzer lekeli) ya da sarı renkli olan eti bol sulu, tatlı ve hoş kokuludur. Meyvenin eti, ortasındaki iri ve sert çekirdeğine yapışık (et şeftalisi) ya da çekirdeğinden ayrı (yarma şeftali) cinsinde olur. Şeftali, taze olarak ya da derin dondurucuda dondurularak yenildiği gibi meyve suyu, şurubu, dondurması reçeli, marmeladı ve kompostosu yapılarak da tüketilir. Pastacılıkta da yeğlenerek kullanılır.

Nektarin, türlü doğal değişimler (mutasyonlar) sonucu, insan eliyle şeftaliden elde edilmiş tüysüz şeftali türüdür. 13 çeşidi vardır. Günümüzde taze olarak ve yeğlenerek tüketilmektedir.

BESİN DEĞERLERİ

100 gr. taze şeftalinin içerdiği önemli besin değerleri şöyle sıralanabilir: 38 kalori; 0,6 gr. protein; 9,7 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 0,1 gr. yağ; 0,6 gr. lif; 19 mgr. fosfor; 9 mgr. kalsiyum; 0,5 gr. demir; 1 mgr. sodyum; 202 mgr. potasyum: 10 mgr. magnezyum; 1.330 IU A vitamini; 0.02 mgr. B1 vitamini; 0,05 B2 vitamini; 1 mgr. B3 vitamini; 0,024 mgr. B6 vitamini; 2.3 mcgr. folik asit ve 28 mgr. C vitamini. Beyaz etli şeftalinin A vitamini içeriği düşüktür.

100 gr. nektarinin içerdiği önemli besin değerleri ise şöyledir: 46 kalori; 11,4 karbonhidrat; 0 kolesterol; l gr. lif; 22 mgr. fosfor; 3,6 mgr. kalsiyum; 0,42 mgr. demir; 8,4 mgr. sodyum; 247 mgr. potasyum: 11,6 mgr. magnezyum; 1.650 IU A vitamini; 0,02 mgr. B6 vitamini; 20,1 mcgr. folik asit ve 23,1 mgr. C vitamini.

SAĞLIĞIMIZA YARARLARI

Yukarıda sayılan önemli besin değerlerinin yanı sıra;

o Şeftalinin çiçek ve yapraklarının, yumuşatıcı (hafif müşkil) ve hafif yatıştırıcı etkileri vardır: Bu etkileri sağlamak için şeftali ağacının körpe yaprakları ve çiçekleri alınıp karıştırılarak kıyılır. Bu karışımdan 3-4 tatlı kaşığı alınıp üzerine bir bardak kaynar su dökülerek 10-15 dakika süreyle demlendirilir. Böylece elde edilen infüzyondan günde 2-3 bardak içilir.

o Nektarinin bazı besin değerleri şeftaliden daha yüksek olduğu için hastalık sonu nekahet döneminde, güçlenme diyeti yapan kişilere ve çocuklara yemeleri tavsiye edilir.

o Şeftali (ve nektarinin) cinsel isteği artırıcı (afrodizyak) etkileri olduğu ileri sürülmektedir: Bunun için sabahları aç karnına bu meyvelerin bolca yenilmesi tavsiye edilir.

AĞACININ ÜRETİLMESİ

Şeftali (ve nektarin) ağaçlan, tohumuyla (yani çekirdeklerinin ekilmesiyle) çoğaltılabilir. Ancak bu yolla üretimde, ağacın meyve verme süresi uzar. Bunun yerine erik, badem ya da kayısı anaçlarına aşı yapılarak üretilir. Bizim için doğrusu, inanılır profesyonel fidan üreticisinden, türü belli ve sağlıklı fidanları alıp bahçemize 3-5 m. aralıklarla dikmektir.

AĞACININ YETİŞTİRİLMESİ

İklim isteği: Şeftali (ve nektarin) ağaçlan, ılıman iklimlerin bitkisidir. Bu ağaçların yetiştiriciliği, Türkiye'de bir-iki il dışında her yerde yapılabilir. Kış sıcaklığının -18 ila -20 dereceye düştüğü zamanlarda, ağaçların göz ve sürgünleri; sıcaklık -25 dereceye düştüğünde ise, tüm ağaç donar. Şeftali ağaçlarının kış mevsiminde soğuklama isteği çeşitlere göre 250 ila 1.250 saat arasında değişir.

Toprak isteği: Şeftali (ve nektarin) ağaçları süzek (suyu iyi akıntılı), kumlu, killi, tınlı, milli, çakıllı, derin ve çabuk ısınan alüvyonlu toprakları sever. Yetiştiği toprağın pH'ı 6-7 arasında olmalıdır.

Sulama: Çoğu meyve ağaçlarında olduğu gibi, şeftali (ve nektarin) ağaçları da yaz mevsiminde, yağışların çok yetersiz olduğu kurak günlerde, toprağı nemli kalacak şekilde yeterince sulanmalıdır.

Gübreleme: Şeftali (ve nektarin) ağaçları çabuk büyür ve çok verimli olur. Bu nedenle iyi beslenmeleri gerekir. Ağaçlara ilkbaharda iyi yanmış çiftlik gübresi verilir. Kışın ağaç altına bakla ekilerek bakla ürünü alındıktan sonra tüm bitki, kökleriyle birlikte ağaçların altına yatırılır. Çapalanarak toprağa gömülür. Böylece yeşil gübreleme yapılmış olur. Ayrıca ağaçlara azot, fosfor ve potaslı kompoze fenni gübreler de verilir.

Budama: Şeftali (ve nektarin) ağaçları, diğer meyve ağaçlarına göre daha çok budama ister. Bunun nedeni, meyvelerinin bir yaşındaki dallarda oluşmasıdır, iyi budamayla, ağacın verimli ve uzun ömürlü oluşu sağlanır. Budama, yaz ve kış mevsimlerinde, şekil ve ürün budaması olarak bu işten anlayan kişiler tarafından uygulanır.

Meyvelerin seyreltilmesi: Şeftali (ve nektarin) ağaçları çok sık meyve tutar. Bunların hepsi ağaçta kalırsa meyve irileşmez. Bu nedenle meyve seyreltmesi, büyük bahçelerde kimyasal maddelerle, küçük bahçelerde elle yapılır. Elle seyreltmede, her dalda 15-20 cm'de bir tek meyve bırakılır.

Zararlı ve hastalıklarıyla mücadele: Şeftali (ve nektarin) ağaçlarına dadanan zararlı ve hastalıklarla, uzmanlara danışılarak ve uygun tarım koruma ilaçları kullanılarak eksiksiz ve aksaksız mücadele yapılmalıdır.
BLUEROJ Tarih: 30.10.2008 18:53

Hastalıkları, Zararlıları ve Mücadelesi

Kök Çürüklüğü: Köklerde beyaz çürüklük yapan ve ağaçların ölümüne sebep olan mantari hastalıktır. Hastalık yeni başlamışsa, hasta kökler kazınır yerlerine %5'lik bordo bulamacı, % 2'lik Göztaşı, % 5'lik karaboya veya % 0.5 lik Ceresan yaş'tan biri fırça ile sürülür ve aşı macunu ile kaplanır. Hastalık ilerlemiş ise, ince köklere kadar sökülüp kendi çukurunda yakılır ve metre kareye 3 kg sönmemiş kireç dökülür ve kapanır.
Hasta bahçede sağlamları korumak için sonbaharda veya ilk bahara girerken ağaçların taç izdüşümlerinin metrekareleri % 5 lik karaboya veya % 2 lik Göztaşı veya % 1 lik Ceresan yaş ya da % 2 lik formalin mahlülünden 10 litresiyle sulanmalıdır.


Kök Kanseri:
Kök, kök boğazı ve dallarda urlar meydana getirerek ağaçların verimden düşmesine ve erken ölümüne sebep olurlar. Kültürel tedbir olarak; köklerinde ur görülen fidanlar yok edilmeli, urların kesilmesinde kullanılan bıçaklar sık sık ispirto alevinden geçirilmeli, toprak işlenirken ağaçların kök ve kök boğazları yaralanmamalıdır.
Kimyasal mücadele olarak; fidanların kökleri dikimden önce % 0.5 lik Ceresan yaş + kil bulamacına batırıldıktan sonra dikilmelidir. Kök ve kök boğazlarında görülen urlar yaz aylarında kesilmeli ve yara yerlerine hazırlanan % 5 lik Bordo bulamacından (100 lt suyu 5 kg göztaşı + 2.5 kg sönmemiş kireç konularak hazırlanır) fırça ile sürülmeli, ilaç kuruyunca yara yerleri nebati katran ile örtülmelidir.

Sarılık (Kloroz): Yapraklarda kırmızımtırak kahverengi kurumlar görülür ve sonra dökülürler. Hastalanan ağaçlarda gelişme yavaşlar, verim düşer, kısmen veya tamamen kururlar.

Karaboya, Sequestrene 138 Fe, Fetrilon veya Reax İron gibi demir içeren preparatlardan biri kullanılmalıdır.
Mumya Hastalığı: Çiçek sürgün ve yaprakların kurumasına meyvelerin ise çürümesine sebep olan mantari bir hastalıktır. Sonbaharda hasta dallar ile siyah kabuklu mumya meyveler bahçeden uzaklaştırılmalıdır. Çiçekler ve meyve Thiophanete Methyl, Benomyl, Captan, Dodine, Thiram'lı ilaçlardan biri ile ilaçlanmalıdır.
Şeftali Karalekesi: Meyve ve sürgünlerde lekelerin meydana gelmesine sebep olan mantari bir hastalıktır. Bir yıl önce o bölgede zarar yapmış ise mutlaka mücadelesi yapılmalıdır. Kükürtlü veya organik preparatlardan birisi (Zineb, Maneb, Metiram, Captan, Thiram, Rhodandinitrobenzol, Delan, WF., Dodine, Benomyl, Thiophanate) kullanılır.
Şeftali Küllemesi: Yaprak, meyve, tomurcuk ve sürgünler üzerinde kül renkli lekeler meydana getiren ve yaprak ve genç sürgünleri kurutan mantarların oluşturduğu bir hastalıktır. a) Külleme sürgünleri kışın kesilip atılmalı, b) Karathane, Binapacryl, Chinomethionat, Thiophanate, Benomyl içeren preparatlardan biri kullanılmalıdır.
Yaprak Delen: Fungus yapraklarda delikler, meyve ve sürgünler üzerinde irili, ufaklı lekelerin oluşmasına, tomurcukları kurutmaya ve ortalama %30 meyve kaybına sebep olur. a) Sonbaharda hastalıklı dallar kesilip yakılmalı, b) Bordo bulamacı veya bakırlı preparatlardan biri, üçüncü ilaçlamada ise Zinep'li ilaçlardan biri kullanılmalıdır.

Yaprak Kıvırcığı: Fungus bilhassa yapraklarda ve nadiren de meyvelerde şekil bozukluklarına sebep olur. Tomurcuklar kabarmadan önce Bordo bulamacı (%2), Bakırlı preparatlar %1) dan biri ile; çiçek taç yapraklarının döküldüğü devrede de %03'lük zineb veya captan'lı preparatlardan biri ile ilaçlanmalıdır.


ZARARLILAR
Kırmızı Örümcek: Yaprakların altına yada üstünde yerleşerek önce lokal olarak yaprak rengini bozarlar sonra durum tüm yaprağa, ağacın diğer yaprakları ile sürgünlerine yayılır. Meyveler yeterince beslenemez ve yaprak dökümleri olur. Yaprakta Kırmızı örümcek çeşidi belirlendikten sonra özel ilaçlarla mücadelesi yapılabilir. Özel akarisitler (Chlorobenzilate-25, Dicofol-20 vb.) ve insektisitler (Diethion 50, Formothion 25, vb.) kullanılan ilaçlardır.
Koşniller: Ağacın gövde ve dalları üzerinde, bazı türler az veya çok meyve ve yapraklar üzerinde beslenip yaşarlar. Meyvelerde kırmızı lekeler oluştururlar. Uygun koşullarda hızlı çoğalıp ağacı kısmen veya tamamen kurutabilirler. Koşnillere karşı Methidation 40, vb. ilaçlardan biri kullanılırsa da ilaç seçimi söz konusu türe ait talimata göre yapılır.
Doğu Meyve Güvesi: Larvanın girmiş olduğu genç şeftali sürgünü solar, devrilir ve uçtan 5-6 cm kurur. Saldırının yoğun olduğu bahçelerde bütün sürgünlerin uçlarının kuruduğu görülür ve meyvelerin içinde galeriler açarlar.
Mayıs-Haziran aylarında kuruyan sürgünler toplanıp yakılmalı, orta erkenci ve geç çeşitlerde kuruyan sürgünler görüldüğünden 15 gün sonra Azinphos Carbaryl, Parathion, Phosalone biri ile 2-3 ilaçlama yapılmalıdır.
Dut Kabuklu Biti: Şeftali ağacı dallarını sonrada ağacın tümünün kurumasına yol açar. Meyvelerde kırmızı lekeler oluşturur, bu meyvelerin değerini düşürür. Ağaçlar üzerinde bulunan dut koşnilleri, kışın süpürülerek ağaç temizlenir veya Gebbutox, Vintervaş ile ilaçlanınca iyi netice alınır.
Erik Koşnili: Ağaç üzerinde daha çok guruplar halinde bulunduğundan, bulundukları dallar hızla zayıflar, yapraklar solar, dökülür ve giderek dallar kurur. Yoğun görülürse ilkbaharda kış mücadelesi uygulanmalıdır. DNOC'li madensel yağlar veya Getutox etkilidir.
Şeftali Yeşil Afidi: Çiçeklerin açılmasını engeller, erken kuruma ve dökülmelerine sebep olur.

Yapraklar önce uzunlamasına ikiye katlanır, sonra değişik şekillerde kıvrılır ve meyveler bozuk şekil alır. Bu afid önemli bir virüs taşıyıcısıdır. İlaçlara karşı direnç kazandığı için her ilaçlamada genel afidlere uygulanan ilaçlardan biri kullanılmalıdır.

Hasat
Şeftali meyvelerinde olgunluk belirtisi olarak genellikle zemin ve üst renk teşekkülü ile meyve eti sertliği kullanılır. Olgunlaşma esnasında zemin ve üst renkte değişme, meyve etinde de yumuşama olur. Meyveler avuç içersine alınıp sağa sola çevrilerek koparılır. Uzak pazarlara gönderilecek veya soğuk hava deposunda muhafaza edilecek meyveler tam olgunluklarından 24-48 saat önce hasat edilirler. Ağaçtaki meyvelerin tamamı aynı zamanda olgunlaşmadığından meyveler, hava sıcaklık durumlarına göre 2-4 gün ara ile 3-5 defada toplanır. Toplanan meyveler ambalaj kaplarına yukarıdan boşaltılmamalıdır. Şeftali meyveleri soğuk hava depolarında %85-90 nisbi nemde -05-0 oC 2-4 hafta ile muhafaza edilebilir.
BLUEROJ Tarih: 30.10.2008 18:51

ŞEFTALİ BAHÇESİNDE UYGULANAN
KÜLTÜREL VE TEKNİK İŞLEMLER
7.1. Bahçe tesisi
Şeftali tüm gelişimini kısa sürede tamamlayan ve erken meyveye yatan bir bitkidir. İyi bakıma kolay cevap verir. Toprağının iyi işlenip, hazırlanması gerekir. Şeftali bahçelerinin dikimden önce derin ve yüzeysel sürülerek hazırlanmaları gerekir. Son sürümle beraber dekara 1-2 ton yanmış çiftlik gübresi verilmesi en uygunudur.
Aşı bölgesi, toprak yüzeyinden 5-10 cm. yukarda kalacak şekilde ve durgun dönemde fidan dikimi yapılır. Dikim aralığının belirlenmesinde; iklim, toprağın kuvveti, anaç, çeşidin büyüme gücü gibi faktörler dikkate alınmalıdır. Kuvvetli toprak ve iyi bakım şartlarında aralık daha geniş tutulur. Genel itibarla dikim aralığı 5x5 m. verilmekte ise de, belirtilen faktörler ışığında bu aralığın belirlenmesi en uygun olanıdır.
Bahçe tesis edilmeden önce; bahçenin hangi amaçla kurulduğu, tesisden beklenilen hedefler çok iyi belirlenmeli, bunun için gerekli teknik ve ekonomik altyapı geniş çapta düşünülerek, sağlam bir zemin hazırlığı yapılmalıdır.


Budama
Şeftali ağaçları diğer meyve ağaçlarına göre daha fazla budama ister. Bunun nedeni meyvelerin 1 yıllık dallarda teşekkül etmesidir. Her yıl düzenli ürün alınabilmesi için, yeterli miktarda yıllık sürgün olmalıdır. Yetiştiricilik yönünden çok hassas olup, iyi bir budama, gübreleme ve sulama ile uzun ömürlü olabilirler. Tüm meyvelerde olduğu gibi şeftalide de ağaçta uygun bir tacın oluşturulması ve ileriki yıllarda bu şeklin korunması çok önemlidir. Bu nedenle meyve ağaçlarına şekil vermeden önce yetiştirilmek istenen meyve tür ve çeşidinin, bazı fizyolojik özellikleri, yetiştirileceği ekolojik şartlar ve ekonomik kriterler de iyi incelenmelidir.

Şekil Budaması
Meyve fidanlarına şekil verirken, beslenme fizyolojisi ile buna bağlı olarak tür ve çeşitlerin özel budama istekleri, özel dallanma şekilleri, budamaya karşı dal ve dalcıkların vereceği tepki gibi bilgiler ve çevresel ekolojik şartların iyi bilinmesi gereklidir.
Kurak bölgelerde meyve ağaçlarına, iç kısımlarında nem tutacak yapay bir ortam oluşturmaya ve güneş’in zararlı etkilerinden korumaya uygun (doruk dallı şekil gibi) kapalı şekillerin verilmesi gerekir.Aynı zamanda böyle yerlerde, topraktaki suyun kısa zamanda buharlaşmasını önlemek amacıyla tacın, toprağa yakın yani, gövdelerin bodur olması istenir.
Nemli bölgelerde ise, bu durumun tersi olması amaçlanır.Yani fidanlar iç kısımlarında fazla nem tutmayacak şekilde açık (goble gibi) ve aşırı toprak neminden zararlanmayacak şekilde de yüksek gövdeli olarak şekillendirilmelidir.
Belirtilen bu kriterler gözönüne alınarak; goble,değişik doruk dallı ve palmet taçlandırma şekillerinden en uygun olanı tatbik edilmelidir.

Mahsul Budaması
Meyveler 1 yaşlı sürgünler üzerinde oluştuğundan, bunlarda uç alma yapılmaz. Ancak sık olup havalanmaya engel teşkil eden ve tacın şeklini bozan dallar dipten çıkarılır. Bu şekilde aynı zamanda bir sonraki senenin meyve gözlerini oluşturacak, yeni sürgünlerin oluşması sağlanır. Bu arada yaşlanmış, kırılmış, sağlıksız dallarda çıkarılır. Temel esas olarak; ağacın vejetasyon gelişmesi ile meyve tutumu dengesi iyi kurulmalı ve korunmalıdır.

Sulama
Meyvelerin olgunluk tarihinden 3-4 hafta evvel yapılan sulamalar, en güzel sonucu verirler. Meyvelerin büyüklük, lezzet ve renkleri mükemmel olur.
Toprağın işlenen kısmından aşağı doğru 10 cm. lik kısmı kuruduğunda, sulama zamanı gelmiş demektir. Sulamanın bir defada bolca suyla yapılması en uygun sulama şeklidir. Günün sabah ve akşam saatlerinde sulama yapılması, hem ağacın faydalanması ve hem de su ekonomisinin sağlanması yönünden önemlidir.
Ayrıca taban suyu seviyesi kesinlikle yüksek olmamalıdır. Bu derinliğin en az 2 m. veya daha fazla olması istenir.

Gübreleme
Şeftali ağaçları çabuk gelişen ve çok verimli ağaçlardır. Çabuk gelişme ve yüksek verimde iyi bir beslenmeyi gerektirir. Aksi halde ağaçlarda gelişme yavaşlar ve durur. Bu bahçelerde; çiftlik gübresi ve yeşil gübrelerle birlikte ticari gübrelerde kullanılmalıdır. Gübreleme oranı; ağacın yaşı, verim durumu, topraktaki besin maddeleri miktarı ve ekoloji ile yakından ilgilidir. Bu nedenle yapılacak yaprak ve toprak analizleri doğrultusunda kimyasal gübreleme yapılmalıdır. Bu şekilde en ekonomik ve en uygun gübreleme yapılmış olacaktır. Gübrelemenin ağaçtaki ve üründeki başarısı, budama ve meyve seyreltmesinin iyi olmasına bağlıdır. Genel olarak, 2-3 yıldabir dekara 1-2 ton yanmış çiftlik gübresi uygulaması idealdir. Verilemediği zamanlarda da uygun bir yeşil gübre bitkisi ekilerek, toprağa karıştırılabilir.
Azot noksanlığında; yaprak damar ve damar aralarında sararma olmakta, gelişme durmakta ve meyveler küçük kalmaktadır.
Fosfor noksanlığında; tesbiti güç olmakla birlikte, yıllık sürgünlerin dip yapraklarında renk koyulaşmakta ve bronz renk almaktadır.
Potas noksanlığında; yıllık sürgünlerin orta kısımlarındaki yaprakların damarlarında kırışıklıklar meydana gelmektedir. Bu yapraklar yırtılarak, uzun süre dallarda kalırlar
Demir noksanlığında; ilkbaharda yıllık sürgün uçlarındaki yapraklarda sararmalar görülür. Yaprak damarları yeşil renkte olup, kloroz denilen sararmalar oluşur. Bunun için demir içerikli bitki besin maddeleri ile gübrelenmelidir.

Meyve seyreltme
Şeftali ağaçlarında genellikle meyve tutumu fazladır. Bu meyveler olgunluğa kadar ağaçta kalırsa irileşmez, dal kırılmaları, sürgünlerin yeteri kadar pişkinleşmemesi nedeniyle, kış aylarında don zararı ve gelecek yıl meyve miktarında azalmalar görülür. Meyvelerin gerçek iriliğine ulaşabilmesi, albenisinin artması ve ağaç dengesinin korunabilmesi için meyve seyreltmesi yapılmalıdır. Meyve seyreltmesi iki şekilde yapılabilir.

Kimyasal maddelerle seyreltme
Üretim alanının çok geniş olduğu ve işgücü giderlerinin yüksek olduğu yer ve zamanlarda meyve seyreltmesi için kimyasallar kullanılır. Bu kimyasallardan Sevin,DNOC,NAA ve Ethephon en çok uygulananlardır.Bu seyreltme şeklinde seyreltme oranı; uygulama zamanı,püskürtme dozajı,ortam sıcaklığı ve çiçek yoğunluğu gibi faktörlere bağlıdır. Araştırma kuruluşlarında yapılan denemelerde; Selinon Powders, 100 lt suya 60-100 gr dozajında çiçekler % 80-85 açtığında kullanılmıştır. Bu kimyasal çiçeklerin stil tepesini yakmak suretiyle seyreltme yapar. İlaçlamadan sonra yağış ve sıcaklığın düşmesi yada yükselmesi yakıcı etkiyi arttırır.
Yine Gibberallik Asitin 150 ppm lik konsantrasyonlarının bir yıl önceden (Temmuz- Ağustos dönemi) ağaçlara pülverizasyonu ile de seyreltme gerçekleştirilebilmekte ancak bu metodun seyreltme oranı tesbit edilememektedir.

El ile seyreltme
En sağlıklı ve eskiden beri kullanılan en garantili yoldur. Seyreltme meyve çekirdekleri sertleşmeden çağla döneminde yapılmalıdır. Seyreltme her 15-20 cm de bir meyve ve her meyveye 40-60 yaprak düşecek şekilde gerçekleştirilmelidir.

Zirai mücadele
Tüm kültür çeşitlerinde olduğu gibi şeftalide de birçok hastalık ve zararlılar etkili bulunmaktadır. Bunlardan önemli ve yaygın olarak görülenler isimler halinde şu şekilde sıralanabilir.
Önemli Hastalıklar: a) Monilya (mumya) hastalığı b) Yaprakdelen (çil) c) Şeftali küllemesi d) Şeftali yaprak kıvırcıklığı (Klok) e) Bakteriyel kanser ve zamklanma.
Önemli Zararlılar: a)Fidan dip kurtları b)Şeftali filiz güvesi c)Şeftali virgül kabuklu biti d)Doğu meyve güvesi e)Kök-ur nematotları f)Yaprak bitleri g)Şeftali gövde kanlı biti
Hastalık ve zararlılarla ilgili ayrıntılı ve daha geniş açıklamalı bilgilerin, mahalli tarım teşkilatları ve bu konuda görevli yetkili elemanlardan öğrenilmrsi ve uygulamanın bu çerçevede gerçekleştirilmesi en uygun mücadele yöntemini oluşturacaktır.