Yeni bir bilim adamı ortaya çıkmış. İsmi Charles Atarwin. Atarwin yepyeni bir teori ortaya atmış ve hortlakların gerçekten var olduğunu iddia etmiştir. Hortlak Türlerinin Kökeni diye bir kitap çıkarmıştır. “Yeni bir teori geliştirdim, henüz buna dair hiçbir delilim yok ama delilleri mutlaka bulacağım” demiştir. Kendisine karşı çıkanlara ve hortlakların var olmadığını söyleyen kişilere ise “bilime karşı mısınız” diye tepki göstermiştir. Teorisi için şu formülü geliştirmiştir:

xy{f(x)±g(x)}+enerji+fotonal etki+(an+1)/an+elektrik+òf(x)+g(x) = prehortlak
òxndx+su buharı+log1/x+sinhx/coshx+elektrik+f(1+x2) = arahortlak
tangx+(xy)2.yx+kozmik ışınlar+glogx2+su buharı«g(x)+radyasyon = tama yakın hortlak
afx2+wcos x2+(f(x)±g(x)+radyasyon+lfx3+(xy2+yx2)p+enerji = tam hortlak

Atarwin elinde hiçbir bilimsel delil olmamasına rağmen, hortlakların var olduğu iddiasını bu formüllerle bilimsel göstermeye çalışmıştır.

Atarwin, hortlaklar ilk su buharından oluşmuştur iddiasını ortaya atmıştır. Su buharının sokakta gezen insanların önce vücutlarının üzerine geldiğini, sonra o vücutlarına sürünen su buharının insan şeklini aldığını ve bu şekilde deniz yüzeyinde gelişimini tamamladıktan sonra gökyüzüne yükseldiklerini ve bulutların üzerinde koloniler oluşturarak gelişimlerini tamamladıklarını iddia etmiştir. İddiasına göre, zaman zaman bulutlar da çeşitli şekiller almaktadır, kimi zaman insan görünümüne bürünmektedir, kimi zaman da hayvan görüntüsü sergilemektedirler. İlk temel hortlağın yani pre-hortlakların bu yolla ortaya çıktıklarını, bedensel gelişimlerinin ilk aşamasını o aşamada elde ettiklerini savunmuştur. Elektrik iyonlarıyla yüklendiklerinde, şimşek çaktığında, havada bir elektriklenme olduğunda pre-hortlakların geliştiğini, bedensel gelişimlerinin bu şekilde güçlendiğini iddia etmiştir.

Neo-Atarwinciler ise hortlakların televizyon üzerindeki insan görüntülerinden şekillendiğini savunmaktadırlar. Televizyon üzerindeki insan görüntülerinden oradaki iyonları yüklenerek, o bölgeden su buharı şeklinde uzaklaştıklarını söylemektedirler. Yine aynı şekilde sinema perdesi üstünde oynayan filmlerdeki görüntülere insan nefesi geldiğinde ordaki iyonların insan nefesinin üstüne geçerek şekil aldığını ve böylece sıçramalı hortlakların oluştuğunu iddia etmişlerdir.

Atarwin teorisindeki temel düşüncenin: “Doğada var olan atma ve atarlık yani ‘serbest atış yasasının’ doğal bir yansıması olarak bazı işlevsel olgular doğada gerçekleşebilmektedir. ‘Serbest atış yasası’ her türlü hortlağın oluşmasında temel olgudur. Bu bir gerçektir. Bunu kimse yadsıyamaz.” şeklinde garip bir temele dayandığını iddia etmektedir. “Kitabımı okumayan beni tam anlayamaz” diyerek de bu garip iddialarını devam ettirmiştir.

Bütün bilim dünyası, dünyaca ünlü üniversiteler, dünyaca ünlü bilim adamları bu teoriye sıkı sıkıya sarılmışlardır. “Atarwinizme karşı gelmek bilime karşı gelmektir” diyerek “Bu teoriye karşı çıkanları işten atmak lazım, imtihanlarda Atarwinizmi savunmayan öğrencileri okuldan kovmak lazım” demişler, “bu teorinin binlerce formülü var, buna rağmen hala nasıl inanmıyorlar” diye iddia etmişlerdir. Bu yeni iddia kamuoyunu uzun süre meşgul edecek gibi gözükmektedir.

Bu yeni hortlak teorisi bizlere nedense Darwin’in evrim teorisini hatırlatmaktadır. Darwin de önce evrim vardır diye bir şey uydurmuş sonra bunun delillerini bulacağını iddia etmiştir. Delil aramış ama bulamamıştır. Darwin ve onu izleyen Darwinistler de bu teorinin bilimsel olduğunu iddia etmiş ama bilimsel tek bir kanıt getirememişlerdir. “Evrim teorisi bilimsel değildir, bir yalandır” diyenlere “bilime karşı mısınız” demişlerdir. Ellerinde tek bir tane bile delil olmamasına rağmen karmaşık anlaşılmaz yazılarla, sahte formüllerle evrim safsatasının propagandasını yapmışlardır. Oysa Darwin’in evrim iddiası, Atarwin’in hortlak iddiasından hiç de farklı değildir. Kimyasal formüller, bilimsel terimler bu gerçeği değiştirmemektedir. Ve neyse ki, Allah’ın izniyle artık tüm dünya Darwinizm safsatasının farkındadır.



ATARWIN VE DARWIN


Atarwin: “Darwin dayımın oğludur. İkimiz kavak ağacına yaslanıp, üzerimize çoban yamçısı alıp bu pozu vermiştik. Aslında ben dayımın oğluna tıpa tıp benzerim ama beni hortlaklar çarptı, bu yüzden böyle oldum. ‘Hayatım ve hatıralarım’ adlı kitabımda bunları daha detaylı anlatacağım.” diyor. Bize bu anlattığı hiç inandırıcı gelmedi. Sanki photoshop oyununa benziyor.

BU HAYALİ YAZI DARWINİZMİN NE KADAR ÇİRKİN BİR ALDATMACA OLDUĞUNUN VURGULANMASI İÇİN ANLATILMIŞTIR. DARWINİZM BURADA GÖRÜLDÜĞÜ TARZDA ÇOK KÖTÜ BİR MANTIKSIZLIĞA DAYANMAKTADIR.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 415
favori
like
share
keskinkilic_68 Tarih: 05.11.2008 16:25
:72: sadece gülüyorum :72:

bu gerçekse yok artık derim ancak :72: