Kırşehirde Eğitim


CUMHURİYET ÖNCESİ KIRŞEHİR’DE EĞİTİM


Kırşehir, tarih boyunca önemli bir eğitim ve kültür merkezi olmuştur. Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde bilimsel bir kurum olan Cacabey Medresesi Kırşehir’dedir.

Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan, Malazgirt Zaferi ile Anadolu’nun kapılarını Türklere açmıştır. O tarihlerde Türkmen oymakları boy boy Kırşehir’e yerleşmiş, Horasan Erenleri de medreseler açıp ilim ile meşgul olmuşlardır.

1243 Kösedağ yenilgisi ile, Türk tarihinde yeni bir dönem başladı. Bu dönem Osmanlı’nın güçlenmesine dek bütün Anadolu’da karışıklıklar ve kavgalarla geçti. Bu dönemde yönetim, Mogollar’ın atadığı emirlerle gerçekleştirildi. Kırşehir de emir olarak bulunan Cacabey tarihe damgasını vurmuştur.

Anadolu’nun orta yaylasında, Kızılırmak’ın kucakladığı topraklarda Kırşehir kültür tarihimizde önemli bir yere sahip olmuştur. Özellikle Cacabey Medresesi bu şehrin ilim ve kültür merkezi olmasına neden olmuştur. Cacabey’in adını taşıyan medrese onun ebedileşmesini sağlamıştır. Kırşehir’de bir bilim ocağı kuran Cacabey, medresesinde astronomi araştırmaları, dört mezhebin fikriyatı, İslam Hukuku, Hikmet dersleri gibi müspet ilimler okutuluyordu. Cacabey medresesinin üzerindeki bugünkü kubbe cami kubbesi değil bir rasathanedir. İçindeki odalar ise, öğrencilerin barınmaları için hazırlanmıştır.

Cacabey Medresesi tamamen bir Kırşehir Üniversitesidir. Bu üniversitede eğitim Türkçe olarak yapılmıştır. “Dilini unutan milletler diğer milletlerin içinde erirler.” Cacabey bunu sezen büyük bir şahsiyettir. Türkçe konuşmayı ve yazmayı savunmuştur. “Anadolu Türklüğü’nü “ korumuştur. Acem kültürü içinde Türklük eriyip giderken Cacabey bir kurtarıcı olarak medresesini kurmuş “Türklüğü” ayakta tutmuştur.

Kırşehir’de ilimle uğraşan, Anadolu’nun Türk kalmasını sağlayan ve Türk diline hizmet veren Aşık Paşa, Türkçe ile yazmayı şeref bilmiş ve bu şerefle de sonsuzluğa erişmiştir. 600 yılın karanlıkları üstünden bir güneş parlaklığı ile yükselen Aşık Paşa’nın büyüklüğü: Her yerde Türk’ü, Türk dilini sevişi ve onun için haykırışından kaynaklanır. Dilde, dilekte, bilgide ve bilekte kimliğine kavuşan Atatürk çocukları, ulusal bir ülkü için, içten haykıran bu Türk’ü hiçbir zaman unutmayacaktır.

Kırşehir’de yetişmiş ozanlarımız arasında Türkçe yazıp söyleyen ve Cacabey Medresesinde yetişen Ahmet Gülşehri’yi de anmak gerekir.

Eğitimin bir devlet görevi olarak kabul edilmediği bir dönemde, tarikat yönü de bulunan Ahi Birlikleri’nin amaçlarını gerçekleştirebilmek için eğitim alanında gelişmiş bir sistemlerinin olduğunu görüyoruz. Bu teşkilatın ve sistemin kurucusu olan Ahi Evran Kırşehir’in ününü yaymıştır. Burada Ahiliğin ne olduğunu anlatmayacağız . Fakat Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda önemli rol oynayan Ahi Birlikleri: Müslüman-Türk toplumunun ekonomik, sosyal ve kültürel hayatını düzenleyen başlı başına bir eğitim kurumudur.

Eğitim ve ilim insanın kendini tanımasına yardım etmiyorsa gereksiz, kendini tanımıyorsa lüzumsuzdur. Ferde kendini tanıma yolunu göstermek, iyi insan yetiştirmek, kendini tanıyan, bilen insan olmak ve her zaman, her yerde çalışan insan olmak fikirlerine dayanan bu sistemde; insan bir bütün olarak ele alınmış, yalnız mesleki bilgi değil, dini, ahlaki ve toplumsal bilgiler de birlikte verilmiştir.

Tüm bu fikirlerin, eğitim kurumunun kurucusu ve düşünürü Ahi Evran Kırşehir’de hizmet etmiş fikirlerini tüm dünyaya duyurmuştur. O Türk kültür ve eğitim tarihinin ölümsüz bir düşünürü olarak daima yaşayacaktır.

Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda büyük rolleri olan Ahi Birlikleri’nin, büyük şeyhi Edebali’nin Kırşehirli olduğunu da belirtmeliyiz. Çünkü Ahilerin ünlü bilgini ve Şeyhi Edebali, Osmanlı Devleti’nin kurucusu olan Osman Bey’e kızını vermiş ve onun yapacağı işlerde akıl hocası olmuştur.

Kırşehir’de eğitim-öğretim; Osmanlı’nın son dönemlerinde kadar medreselerde, tekke ve zaviyelerde sürdürülürken, 19.yüzyılın sonunda ise sancak merkezi durumunda olan Kırşehir’de 4 medrese, 1 idadi, 1 rüştiye ve 16 iptadiye okullarında sürdürülmüştür. O dönemde Kırşehir Sancağı’nda bulunan okulların sayısı 100’e yaklaşmıştır.

CUMHURİYET DÖNEMİNDE KIRŞEHİR’DE EĞİTİM

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşundan bugüne 82 yılı aşkın bir zaman geçmiş ve bu sürede ülkemiz sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda büyük ilerlemeler sağlamıştır. Özellikle eğitim alanında alınan yol, diğer alanlardan daha büyüktür.

Kırşehir Milli Eğitimi de öğretim alanında gelecek yüzyılı hedefleyerek, kendi imkanları ölçüsünde çalışmalarını sürdürmektedir.

Kurtuluş savaşının başarıya ulaşması ve Cumhuriyetin kurulması ile Türk milleti yalnızca işgalden kurtulmamış kendini yok etme tehlikesiyle karşı karşıya bırakan kurum ve anlayış ve değerleri de “büyük kurtarıcısı ve ulu önder Atatürk’ün rehberliğinde” ortadan kaldırmış ve çağın gereklerine uygun kurum, kavram ve değerleri oluşturmaya başlamıştır. Atatürk devrimleri olarak adlandıracağımız bu yapılanma ile Türkiye genelinde her alanda olduğu gibi eğitim alanında da gelişme başlamış, ilimiz Kırşehir de bu gelişmelerden etkilenmiştir.

Her alanda olduğu gibi, eğitim alanında da bazı problemler olmakla birlikte Cumhuriyetten günümüze eğitim alanında büyük gelişme kaydedilmiştir. Cumhuriyetin ilan edildiği yıllarda okur yazarlık oranı % 4,5 civarındayken bugün % 90’nı geçmiştir. Aynı durumu ilimizde de gözlemek mümkündür. 2005 kayıtlarına göre ilimizdeki okur yazarlık oranı %97’i geçmiştir.

İlimizdeki pansiyonlu ve yatılı öğrencilerin kaldıkları okullarda Valilik onayı ile yeteri kadar belletici öğretmenler görevlendirilmiştir.

Kurumlara ad verme işlemlerinin İl Milli Eğitim komisyonunun mütalaasına dayalı olarak İl Milli Eğitim Müdürünün teklifi ve Valiliğimizin onayı ile yapılmıştır.

Zorunlu eğitimin devam ettiği İlköğretim Okullarımızda 222 sayılı kanuna göre kaydedilmiş zorunlu öğrenim çağındaki öğrencilerin devamının sağlanması için gerekli çalışmalar yapılmıştır.

Okulöncesi eğitim kurumları olan anaokulları ile uygulama sınıflarındaki çocukların bakım ve beslenmeleri için İl ücret tespit komisyonunca alınan kararlar Valilik onayından sonra uygulanmaya konulmuş ve hizmetler eksiksiz sunulmuştur .

İlimizde 2916 sayılı kanuna göre Özel Eğitime muhtaç çocukların Rehberlik Araştırma Merkezince gerekli testler yapıldıktan sonra ilgili okullara ve sınıflara yerleştirilmesi sağlanmıştır.Bu konuda öğrenci velileri ile yakın ilişkiler kurulduğu görülmüştür.

İlimiz Milli Eğitim Müdürlüğünün öncelikle eğitim öğretim ve diğer alanlara yönelik; yönetmelik, yönerge ve genelgelerle kurulmuş 56 adet komisyon oluşturulmuştur. Bu komisyonlar kendileri ile ilgili görevleri yerine getirmişlerdir.

Okullarda yapılan sosyal ve kültürel etkinlikler resim,elişi sergileri şeklinde okul salonlarında ve Kültür Müdürlüğü Galerileri salonunda öğrenci velilerine ve halka sunulmuştur.

Okullarca hazırlanan müzik ve eğlence programları velilere ve halka yönelik olarak okul salonlarında ve Kültür Müdürlüğü salonunda yapılmıştır

Tüm öğrencilerimiz başarılarına göre takdir ve teşekkürle ödüllendirilmişlerdir.

İlimizdeki 8. sınıf öğrencilerinin ortaöğretim kurumlarına yönlendirilmesi ve ÖSS sınavına giren öğrencilerin yükseköğretim kurumları tercihlerine okul rehber öğretmenlerince yardım edilmiştir.

Günümüz dünyasında okur yazarlığın yeterli olmadığı bilinmektedir. Günümüzde yaş gruplarına göre okullaşma oranı ülkelerin gelişmişliğinde önemli bir gösterge olarak kabul edilmektedir. Henüz yeterli düzeyde olmamakla birlikte, Türkiye genelinde olduğu gibi ilimizde de bu oran sürekli yükselmektedir.

Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 1928
favori
like
share
the forza Tarih: 30.12.2010 19:44
:85: xD
ÜTÜÜ Tarih: 06.01.2010 11:02
ya daha kısası yok mu???????????????//