[youtube]pSWMAHTHVg8[/youtube]

Bu memleket topraklarında, “futbol ülkesi” sıfatıyla değerlendirilen bir şehir düşünün. Kendisinden nüfusça fazla, toprak alanı büyük ve ekonomik yönden daha zengin olan şehirlerin arasından sıyrılan bir futbol memleketidir bu şehir. Futbolun erkek sporu olarak değerlendirildiği bir arenada, kara lastikleri ile yaylalarda topun peşinden koşan peştamallı kızların olağan karşılandığı bu memleketin adı Trabzon’dur…

Yaşlı ninelerin dahi futbol bilgisi ve memleketinin takımına karşı bir taktik düşüncesi olduğu, yaklaşık 1 milyon teknik direktörün yaşadığı Trabzon şehri… Ve Trabzon’un, ünü Türkiye dışına çıkmış futbol takımı Trabzonspor...

Futbol narkozunun tüm dünyayı sardığı dönemlerde, hırçın dalgaların sahili dövdüğü bu şehirde de futbol bir sevdaya dönüşmüştür. İdman Ocağı, İdman Gücü, Necmiati, Muallim Mektebi, Yolspor, Yalıspor, Akçaabat Gençlik, Sürmene Gençlik, Doğan Gençlik, Trabzon Lisesi ve daha sayamadığımız takımların kıyasıya rekabeti, şehrin futbolcu yetiştirme makinesine dönüşmesine de katkı sağlamıştır şüphesiz.

M.Ö 700 yıllarında antik Yunanlıların kurduğu Trapezus, Trabzon olana kadar birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Fatih Sultan Mehmet’in fethettiği son önemli Bizans kenti olan Trabzon, o çağlarda da çetin ceviz bir şehir olduğunu kanıtlamıştır. İstanbul’dan daha zor fethedilen Trabzon, yıllar sonra İstanbul’a futbol darbesi indirecek ve Türkiye’yi fethedecektir…

Trabzon İdman Yurdu, Trabzon’da Türk’lerin kurduğu ilk futbol kulübüdür. 1913 yılında kurulan kulüp, 1.Dünya Savaşı patlak verince, üyelerini cepheye yollamış, faaliyetleri de sona ermiştir. Kurumsal açıdan bakıldığında, 1921 yılında kurulan Trabzon İdman Ocağı, Trabzon’da futbolun temellerinin atıldığı ilk kulüp olmuştur.

İdman Ocağı’nın kuruluşundan 2 yıl sonra, yani 1923 yılında, bu kulübe ezeli bir rakip çıkar. Trabzon İdman Gücü… İki takım arasındaki kıyasıya rekabet, belki Trabzonspor’un kuruluşunu geciktirmiş, ancak şehrin futbol seviyesinin her geçen gün yükselmesine de vesile olmuştur.

İki kulüp arasındaki rekabet yıllarca devam etmiş, bu rekabetin birleşmesiyle TRABZONSPOR, 2 Ağustos 1967 yılında kurulmuştur. Kuruluşu, rekabetin bile ötesine giden sancılı bir süreçten geçmiştir Trabzonspor’un…

Trabzonspor’un kuruluşunun bu kadar gecikmesinin dezavantajlarından en önemlisi, ulusal ligin 1959 yılında kurulmasıyla İstanbul önceliğinin zihinlere kazınması, çifte standardın, Trabzonspor’un olmadığı bir ortamda oturtulması olmuştur şüphesiz.

Trabzon halkının futbol sevgisi, Trabzonspor’un kurulmasıyla önceliği Trabzonspor olan bir sevgiye dönüşür. Çoğu memleketin futbol takımlarından sonra kurulmasına rağmen, kısa mazisine büyük başarılar sığdırmasındaki en büyük etken; 2 Ağustos 1967 tarihinden sonra arkasında “Trabzonspor” diye bağıran bir şehir bulması, kendi memleketinin takımı varken İstanbul takımlarından medet ve tatmin bekleyen biçare taraftarının olmayışıdır.

Yuvarlanabilen her şeyle daracık sokak aralarında futbol oynayan çocukların ağabeyleri için başarı, kısa zamanda elde edilir Trabzonspor adına. Kısıtlı imkânlarla, hatta imkânsızlıklarla “olmaz” denilen şeyi başarmış Trabzonspor, tüm Türkiye’den alkış ve taraftar kazanır 70’li yıllarda. Lekesiz başarıları, İstanbul hegemonyasını 6 kez yıkması, onu efsane yapmaya yetmiştir.

Trabzonspor bir efsanedir. Çünkü kimsenin ihtimal vermediği başarıları imkânsızlıklar içinde kotarmış, birliğin dayanışmanın, Karadeniz inadının örneğini sergilemiştir.

İngilizlerin bile dikkatini çeken ve tarihe düşülen bir notta: “Dünyada kendi bünyesinden yetiştirdiği futbolcularla başarı yakalayan belki de tek takımdır” Trabzonspor…

Trabzonsporlu olmak, sıradan bir futbol tutkusu değildir. Güçsüzün güçlüye başkaldırışıdır. Temizin kirliyle mücadelesidir. Ucuz ve popülist sloganlardan öte bir kültürdür. Bu kültürün değerini ve anlamını tüm taraftar, futbolcu ve yöneticiler bilmeli, buna göre hareket etmelidir. Trabzonspor’un tek başına bir değer olduğu gerçeği akıllardan çıkmamalı, asıl değer dururken günlük, sezonluk değerlere fazla prim tanınmamalıdır…




Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 668
favori
like
share
YoRGun-ŞaiR Tarih: 12.11.2008 12:31
BegenDigine Sevindim Fatih Gercek Degerleri Bazen Kimse Gormez..
keskinkilic_68 Tarih: 12.11.2008 11:53
İngilizlerin bile dikkatini çeken ve tarihe düşülen bir notta: “Dünyada kendi bünyesinden yetiştirdiği futbolcularla başarı yakalayan belki de tek takımdır” Trabzonspor…

Trabzonsporlu olmak, sıradan bir futbol tutkusu değildir. Güçsüzün güçlüye başkaldırışıdır. Temizin kirliyle mücadelesidir. Ucuz ve popülist sloganlardan öte bir kültürdür. Bu kültürün değerini ve anlamını tüm taraftar, futbolcu ve yöneticiler bilmeli, buna göre hareket etmelidir. Trabzonspor’un tek başına bir değer olduğu gerçeği akıllardan çıkmamalı, asıl değer dururken günlük, sezonluk değerlere fazla prim tanınmamalıdır…



eyvallah cemo harika olmuş