Yüzünde bir gençlik hastalığı, yangından düşmüş
Sağa trimli yüzmekte
Kağıtlar boyu sarartmış seni, yakıcı geçmişini
Üstü kapalı boş yer ararım, mürekkep boyu
Mürekkep koyu
Bu kez çıkmayacak bir not ki bu
Seni yoldan alıkoyacak sandırır bana

Öyle ölmek bir sonbahardan çıkarken
Namağlup bir aşka gitmeyecek
Bu kentin ışıkları, aşıklar istifa seslerinde
Bize iltifat mı edecek ?

Toprak hak etmeyene diken
Yollara düşene şarampol verecek
Üstüne ağlatırsan beni
O yolda olmayı istemezdin

Bu yolda yalnız yürünmez, zaten
Kasvet bağlar şeritleri, bunalırsın
Karanlık benim şaibemdir
Çürütürüm sakince gölgeleri, üşürsün
Ben onsuz gezmem
Buna ne diyeceksin ?

Kahretsin ölüyoruz, şizofrenmiş mermilerim
Arkamdan vuruldum düşüyorum
Düşlüyorum hala seni
Hani için bir kuyu olsa çıkamam yerinden
Çıkamam derinden
Mürekkep dolu
Mürekkep gözlerim
Salıncaktan düşer gibi
Aklımda kaldın, aklımı aldın
Çocukluğa bırakılan mektup misali

Yürüdüm durdum
Sonunda bir virgülle bağladım işi
Olacağı varmış ya
Yürüdüm, durdum
Geçmişe bırakırım artık seni
İçinde kalmasın imla hatalarım...:19:

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 276
favori
like
share
KaRaKıZ Tarih: 12.11.2008 15:02
teşekkürler ablam:228:
CADIKIZ Tarih: 12.11.2008 14:52
Paylasan yuregine saglik karakiz