Veysel Güney



Veysel Güney (d. 1957, Malatya, ö. 10 Haziran 1981, Gaziantep) Devrimci Yol'un İskenderun sorumlusudur. 12 Eylül askeri darbesinden sonra Gaziantep'e geçen Güney, burada kaldığı evde polis baskını ile yaralı olarak yakalanmıştır. Çatışmada ölen Teğmen Şahin Akkaya'nin faili olarak sıkı yönetim mahkemesinde yargılanan ve avukat tutmasına izin verilmeyen Güney, TCK’nun 450/9 maddesinin ihlali suçundan idam cezası almıştır. İnfazı 10 Haziran 1981 tarihinde saat 03:00’da Gaziantep E Tipi Cezaevi'nde gerçekleştirilmiştir.

Cenazesi ailesine teslim edilmeyen Güney'in mezarının akibeti için İstanbul 1. Bölge Millet Vekili Ufuk Uras 20 Şubat 2008 tarihinde meclise soru önergesi vermiştir.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 687
favori
like
share
ozgurluk_5643 Tarih: 27.03.2009 02:37


Ümit Kurt anlatıyor;
«Veysel'in kapısını açtılar. Bu arada bir sessizlik oldu.
Daha doğrusu alçak sesli bir konuşma olmuştu biz duymamışız.-
Cezaevi müdürü de gelmiş, o konuşmayı duyan arkadaşlann anlattığına
göre Yüzbaşı Veysel'e 'sonun geldi' diyor.-
Ve birden Veysel'in gür sesi koridorda yankılandı.
Çok gür bir sesti:
' Yeniden dirilip döneceğiz er meydanlarına I Tarihin kon...9
dedi ve ağzını hemen kapattılar. Ağzını neyle nasıl kapattılar bilmiyoruz.
Ve çıkarıp götürdüler."
Hücre bölümünden çıkarttıklarında çok sakindi.
Bizim koridora çıkar çıkmaz
1 Kahrolsun Faşizm/Kahrolsun Faşist Diktatörlük!? sloganlarını attı.
Ama hemen ağzını kapattılar.
Ağzı kapatılmasına rağmen o yine de bir şeyler söylemek için direniyordu.
' Savaş sloganlanmız dilden dile, silahlanma elden ele dolaşacaksa* dedi
ve hemen yine ağzını kapattılar."
Bir gardiyan da o geceyi Aydın Kığılı'ya şöyle anlatmıştı:
"... Veysel infaz bahçesine getirildiğinde başı dimdikti.
Üzerinde infaz kıyafeti yoktu. Sivil giysiler vardı.
Kendisinden son isteği sorulduğunda
' Benim sizlerden bir isteğim olamazV dedi.
Darağacına yürü denmesine fırsat bırakmadan, başını önüne eğmeden en
küçük bir tereddüt göstermeden yürüdü.
Sehpaya çıktı. Cellat boynuna ipi geçirmeye hazırlandığında
1 Sehpaya kimse dokunmasın1.1 diye uyardı.
Ardından da öyle bir bağırdı ki, yer gök inledi.
Ne dediğini anlayamadık bile.
Slogan bitince cellada ipi boynuma geçir dercesine baktı.
Boğazına ilmek geçirildi.
Cellat, Veysel'in isteğine uyarak sehpadan uzaklaştı.
Kanımız donmuş gibi pür dikkat onu izliyorduk.
Üzerine bastığı sehpaya ayağıyla vurdu. İnfazını kendisi gerçekleştirdi."
....
*Veysel Güney'in okuduğu yarım kalan şiir şöyle:
YENİDEN DİRİLİP DÖNECEĞİZ ER MEYDANLARINA / TARİH KÖHNE DÜZENİN CELLA TLARINI AFFETMEYECEK/ GEREK KALMAZ SA VAŞ İLANLARINA / ELLERİMİZ FAZLA LAF ETMEYECEK
...
11.06.1981 Gaziantep Gece