Abdulkadir El-Bağdadi



Bağdatta doğdu. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, 975 yılında ölen Ebû Bekir b. Adiden ders okuduğuna göre, 961 yılı civarın*da doğduğu söylenebilir. İlk tahsiline Bağdat fakihlerinden biri olan baba*sından başladı. Öğreniminin büyük bir kısmını muhtemelen Bağdatta Amr. b. Said, Muhammed b. Cafer, Ebu Bekir el İsmaili ve Ebu Bekir b. Adi gi*bi bilginlerin yanında yaptıktan sonra, babasıyla birlikte Nişabura giderek tahsiline orada devam etti. Bu tarihlerde Nişaburda müderris*lik yapan ve Abdülkahirin, kendisiyle görüştüğünü kaydet*tiği alimlerden olan İbn Fü-rekle burada karşılaştı. Çok geçmeden babası öldü. Türkmen isyanının çıkması ve Selçukluların Nişaburu işgal etmesi üzerine burayı terkedip İsferayine gitti ve Ebu İshak el-İsferaininin derslerine de*vam etti. Hocasının ölümünden sonra onun yerine geçip, Mes-cid-i Ukayldeki derslerini okutmaya başladı ve ölünceye kadar bu işi sürdürdü. Tercih edilen görüşe göre, 1037 yılında İsferayinde vefat etti ve hocasının kabri yanına def*nedildi.

On yedi ayrı ilim dalında ders okuttuğu nakledilen Bağdadi, özellikle kelâm-rnezhepler tarihi, fıkıh ve usulü, edebiyat ve matematikte üstad ka*bul edilmiş, hatta Fahreddin er-Razi onun matematikteki üstünlüğünü tak*dir etmiştir. Ebul-Kasım el-Kuşeyri ve Ebu Bekir el-Beyhki başta olmak üzere, devrindeki Horasan bilginlerinin çoğuna hocalık yapmıştır. İslâm ilimleri tarihindeki şöhretini daha çok el,Fark beynel-fırak ve Usulüd-din adlı kitaplarıyla kazanmıştır. Her iki eserinde de, "Eşari kelâmcılar" mana*sına aldığı Ehl-i sünnet akidesini açık bir üslup içinde ve kendine has bir ti*tizlikle tasnif etmesi, ayrıca muhaliflerine karşı Ehl-i sünneti tutarlı bir bi*çimde savunması dikkat çekicidir. Onun on beş esasta topladığı ve değişik zümrelerden oluşan sekiz sınıf Müslümam dahil ettiği Ehl-i sünnet akidesi, kendisinden sonra Sünni camianın akidesini temsil eder hale gelmiştir. Eserlerinde tertip ve tasnife son derece önem verir ve tasnifte on beş sayı*sına bağlı kalarak, dini hükümlerin birçoğunun bu sayı altında toplanabile*ceğini belirtir. Eşari ekolü içinde kendine ait fikirleri tespit etmek mümkün değilse de, eserlerinin bu ekolün önemli kaynakları arasında kendine has bir yer tuttuğu şüphesizdir. Özellikle Kaderiyyeye karşı ashap, tabiin ve diğer bilginler tarafından yazılan reddiyeleri kaydetmesi, mezhepler tarihi bakı*mından önemlidir. Ebül-Hasan el-Eşarinin de Malakat mukaddimesinde kaydettiği üzere, bir müellifin kendi akidesine muhalif gördüğü gruplara ait görüşleri tarafsız olarak nakletmesi kolay değildir. Bu problem, Bağda-dinin akaid ve fıkha dair eserlerinde de göze çarpmaktadır. Nitekim, Fah*reddin er-Razi, Bağdadiye karşı saygı hisleriyle dolu olmasına rağmen, onun muhaliflerine karşı "şiddetli taassub" sahip olduğunu, görüşlerini ta*rafsız nakledemediğini, Şehristaninin de Bağdadiden nakiller yaptığı için aynı hataya düştüğünü kaydetmekten geri durmamıştır. M.Zahit Kevseri de Razinin bu kanaatine katılır. Bağdadi, Eşari ekolünü ashap, tabiin ve müc-tehid imamların itikadi mezheplerinin bir devamı sayar.

Bağdadi, kelâmdan başka fıkıh, fıkıh usulü ve feraiz konularında da müstakil kitaplar kaleme almış ve eserlerinde kendine has bazı görüşler ile-ri sürmüştür. Aruzu çok iyi bildiğini ve birçok şiir yazdığını nakleden kay*naklar, ona dil ve edebiyat bilginleri arasında önemli bir yer verirler.

Eserleri, Tabakat kitaplarının bir kısmı Bağdadiye ait on beş, bir kısmı da on yedi eser zikrederse de, son yıllarda tesbit edilenlerle birlikte bu sayı otuzu aşmıştır. Bunlardan günümüze kadar gelenler şunlardır:

l- E 1-Fark beyne1-frak. Mezhepler tarihinin ana kaynaklarından biri olan bu eseri, Muhammed Bedr (Kahire 1910), M.Zahit Kevseri (Kahire 1948) ve M.Muhyidin Abdülhamid (Kahire, t.) tahkik ederek yayımlamış*lardır. Kitabı Ethem Ruhi Fığlalı Türkçeye çevirmiştir. (İstanbul 1979), 2-Usulüd-din. Akıcı bir üslup ve kolay anlaşılır bir dille yazılan kelâmla il*gili bu kitap İstanbulda basılmıştır (1982). 3- El Milel ven-nihal. Müellif bu eserinin, el-Fark beynel-fıraktan daha geniş bir şekilde ve delilleriyle birlikte mezhepler hakkında zikreder.

4- Kitab fi1-misaha. Uzunluk, yüzölçümü ve hacim ölçüleri ile o devir*de bilinen ölçüm kurallarına ihtiva eden küçük bir kitaptır. 5- El-Tekmile fi1-hisab. Önceki kitaptan daha hacimli ve daha önemli olup, İslâm ilim aleminin bildiği aritmetik sistemlerinin hepsini içine alan bir çalışmadır. Her iki eser, Dr. Ahmed Selim Suaydan tarafından edisyon kritiği yapılarak Kuveytte Mahedül-mahtutatil-Arabiyye tarafından yayımlanmıştır (1984).

Abdülkahir el-Bağdadi kitabın önsözünde, daha önce yazılmış eser*lerin ya çok kısa veya sadece aritmetiğin bir bölümü ile ilgili olduklarına işaret etmekte ve kendi eserlerinin aritmetiğin bütün konularını açıklamaya yönelik bir çalışma olduğunu söylemektedir. Nitekim eserde, İslâm aritme*tiğinin üç ana sistemi olan parmak hesabı, altmışlı skala ve Hint aritmetiği, eski Grek, Hint ve Çin matematikçilerinin eserleri de göz önünde tutularak daha ayrıntılı biçimde ele alınmış ve yedi sistem halinde incelenmiştir.


abdulkadir el-bağdadi, abdulkadir el-bağdadi biyografisi, abdulkadir el-bağdadi hakkinda, abdulkadir el-bağdadi hakkinda bilgi, abdulkadir el-bağdadi hayati, abdulkadir el-bağdadi kimdir, abdulkadir el-bağdadi yaptiklari seyler, abdulkadir el-bağdadi yasami

Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 1257
favori
like
share