"(Ey Rabbimiz!) Yalnız sana kulluk eder,senden yardım dileriz." (Fâtiha Sûresi)

Namazda Fatiha sûresi okurken "İYYAKE NA'BUDÛ" diyoruz.Bunun mânâsı (Ey bizim Rabbimiz!) Yalnız sana kulluk ederiz,demektir.Cemaatla birlikte kıldığımız zaman da böyle diyoruz.Yalnız başımıza kıldığımız zaman da.Hadi diyelim cemaatle kıldığımız zaman "Kulluk ederiz" demek uygun.Çünkü toplu halde namaz kılınmaktadır.Yalnız kıldığımız zaman "Kulluk ederim" dememiz gerekirken niçin yine "kulluk ederiz" mânâsına gelen "İYYAKENA'BUDÛ" diyoruz? Hikmeti nedir? "BİZ" derken o "BİZ" zamirinin içine kimler girmektedir?

Bu sualin cevabını müfessirlerin dilinden arzetmeye çalışacağım.

İnsan tek başına namaza dursa dahi,yalnız olmadığını bilecek,şu üç ordu ile namaza durduğunu kabul edecektir..

1-İnsanın vücudundaki bütün âzâ ve zerrelerle.. Onlar da başlı başına birer varlık,birer âlemdirler.İnsan namaza durunca onlar da namaza durur.


2-Namaz kılan bütün insanlarla... İnsan namaza durunca,kendisi gibi milyonlarca mü'minin Kâbe'nin çevresinde halkalar oluşturup namaza durduğunu hayalinde canlandırır.Halkalar büyüye büyüye kendisine kadar geldiğini ve o namaz kılan milyonlarca mü'minden biri de kendi olduğunu düşünür; coşkuyla İYYAKE NA'BUDÛ "Bu cemaatlarla birlikte ancak Sana ibadet ederiz ya Rabbi" der.

Sanki Cenab-ı Hak,kuluna şöyle buyuruyor:
--Ey kulum! Sen "ELHAMDÜLİLLAHİ RABBİLÂLEMİN ERREHMANİRRAHİM MALİKİYEVMİDDİN" demekle dünya ve âhiretin övgülerini,hamdü senalarını bize havale ettin.Bu sebeple yanımızda kadr ü kıymetin arttı.Öyle ise sadece kendi ihtiyaçlarını değil,bütün müslümanların ihtiyaçlarını,problemlerini bana arz et."Kulluk ederim,yardım isterim yerine "Ya Rabbi yalnız sana kulluk ederiz ve yalnız senden yardım dileriz"de..

"İYYAKE NA'BUDÛ" ifadesiyle kul da sanki şunu demek istiyor:
--Allahım! Ben ibadetimi yalnız başıma sana arz etmekle lâyık olduğum yere ulaşamam,ulaştıramam.Çünkü benim ibadetim kusurlarla karışıktır.Fakat ben,onu,sevdiğin kullarının ibadetiyle karıştırıyor İYYAKE NA'BUDÛ ifadesiyle sana takdim ediyorum.Allahım,benim ibadetim kabûle lâyık bir ibadet değil ise de,beni reddetmezsin,çünkü ben bu ibadette yalnız değilim.Bilâkis çoğunluğuz.Senin makbul kullarınla senin kapını çalıyorum.Kabûle lâyık değil isem de senin ihlasla ibadet eden diğer kullarınını ibadetlerini kendime şefaatçı yapıyorum,beni kâbul eyle,Allahım!


3-Kâinat ve kâinatın içindeki bütün varlıklarla... insan namaza durduğu zaman,ibadet halinde bulunan kâinata,tabiata arkadaşlık etmiş olmakta veya kâinatı kendisine uydurup namaza kaldırmış bulunmaktadır.

Çünkü ey insan,kâinat sensin.Kâinat senin için var,senden ibaret.Sen olmazsan kâinat,manasız kâğıt,boş zarf,sahipsiz ev durumuna düşer;belki de hiç olmayıverirdi.

Bir ELHAMDÜLİLLAH dedin mi,"Allah Allah kâinat konuştu" deyip şaşmak lazım.Çünkü sen elhamdülillah dedin mi kâinat demiş oluyor.Çünkü kâinatın konuşan dili,duyan kulağı,anlayan dimağı çarpan kalbi sensin..

Kâinat ve sen bir bütünsünüz.Kâinat bir cisim,sen onun ruhu.Kâinat elbise,sen onun bedeni.Çünkü kâinatta herşey,herşeyle bağlı.Ve her şey sana bağlı.Sen ne söylersen kâinat işte onu söylemiş olmaktadır.

Öyle ise hikmetle yaratılan şu kâinatı ve kendimizi çirkin işlere,çirkin sözlere alet etmeyelim.Zikir sayılan,şükrü ifade eden,düşünmeye sevkeden güzel sözler söyleyelim.O güzel sözlerimizi güzel amellere bindirelim ki Mevlâ'nın huzuruna yükselip kabul görsünler,bize şefaatçı olsunlar.Çünkü Cenab-ı Hak,Kur'ân-ı Hakim'de şöyle buyuruyor: "Güzel sözleriniz bize kadar yükselir,onları bize ulaştıran salih amelleriniz,iyi davranışlarınız,günahlardan uzak ve ibadetlerle iç içe yaşamanızdır." (Fâtır sûresi) Yaşaması düzgün olmayanın,ibadetten uzak yaşayanın kalbi temiz değil demektir; kalbi temiz olmayanın ağzından çıkan temiz kelimelerin,cilalı ve boyalı sözlerin de Allah katında hiç bir değeri yoktur


alıntıdır (Vehbi Karakaş)

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 634
favori
like
share