Huzur istiyorsan, vazgeçeceksin!
"Nereden başlayabiliriz?" diye sordu. Ne için?
"[COLOR="darkred"]Huzura doğru ilerlemek için" dedi.
Haydaa! Nereden çıktı bu şimdi?...
Birdenbire "[COLOR="darkred"]saymayı bırak" dedim.
Hayatı listelemeyi, sayıları bırak!
Boşluk doldurmayı, bırak!

Çoğumuz hayata muhasebe defteri tutar gibi bakarız.
Bu yanda kazanç, öte yanda zarar...
Burada yükümlülükler, şurada özgürlükler...
Ve para sayar gibi her şeyi sayarız!
"Şu kadar sevincimiz var, kazançtayım!
Hayır, hayır! Bak acılar, kederler, üzüntüler daha çok, yani hep zarardayım!"
Uzayıp gider listeler...
"Beni sevenler şu tarafa, nefret edenler bu tarafa!"
"Hayal kırıklıklarım şu tarafa, gerçekleşmiş hayaller bu tarafa!"
Ama saydıkça, azalır hayat!
Çünkü bu öyle bir bakıştır ki...
Dur durak bilmez!
Boşluktan, belirsizlikten tiksinir!
O zaman da ne iç barış kalır insanda ne de dış barış!
Popüler kültür günümüz insanından sıkı bir mükemmeliyetçi gibi davranmasını istiyor ve takıntılı kişilik özelliklerini kışkırtıyor.
Oysa böyle kişilikler için değil huzur, tam tatmin bile yoktur.
Hep bir şeyler eksik kalır, son kertede hep zarardadır.
O, sürekli kaldırımdaki taşları sayan bir çocuk gibidir.
Ama çocuk bunu yaparken eğlenir, o ise hırs yapar, sayılara tutulur, sayılar tarafından tutuklanır!

Sıkı bir mükemmeliyetçi ve takıntılı kişiliği; tanınmış Avusturyalı besteci Anton Bruckner'i hatırladım şimdi...
Çok meşhurdur; Bruckner bir gün Viyana'dan kalkan bir trene biner. Tren henüz dururken demiryolunun kenarındaki bir evin pencerelerini saymaya başlar.
Tren hareket etmeye başladığında doğru saydığından kuşkuya kapılır birden. İlk istasyonda inip bütün yolu yürüyerek geri döner ve evin pencerelerini baştan sayar, rahatlar.
Bruckner [COLOR="darkred"]başarılı bir bestecidir ama anılarında da ortaya çıkar ki, [COLOR="darkred"]huzurla hiç tanışamamıştır.
O halde...
Kabul etmemiz gerekir ki...
Huzur, güvenlik ve rahatlama değildir.
[COLOR="darkred"]Huzur, feragatle gelir.
Bunun için bazen mutluluk arayışı ndan vazgeçmeniz gerekir; bazen başarıdan...
Sayarak, hesaplayarak, listeleyerek, biriktirerek huzurun bulunduğuna hiçbir geleneksel söylemde rastlanmamıştır.

Haşmet Babaoğlu

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 320
favori
like
share
Şayeste Tarih: 18.05.2010 02:45
Huzur hesap yapmayı bırakmaktadır..
Güzeldi..
Emeğine sağlık
eGoiSta Tarih: 20.11.2008 23:39
Yazıyı okurken kendi hayatımı düşündüm. Dünün esareti, gelecek kaygısı derken bugunu kaçırıyoruz elimizden. Ama bu yazıdaki gibi hesap kitaptan vazgeçicek hesapsız yaşayacak birşeylerden feragat edicek biri yoktur dünyada sanırım