Konfüçyüs'e Sordular: "Bir Ülkeyi Yönetmeye Çağrılsaydınız Yapacağınız İlk İş Ne Olurdu ?" Büyük Filozof, Şöyle Cevap Verdi: Hiç Kuşkusuz, Dili Gözden Geçirmekle İşe Başlardım. Şöyle ki: Dil Kusurlu Olursa, Sözcükler Düşünceyi İyi Anlatamaz. Düşünce İyi Anlatılmazsa, Yapılması Gereken Şeyler Doğru Yapılamaz. Ödevler Gereği Gibi Yapılmazsa, Töre Ve Kültür Bozulur. Töre Ve Kültür Bozulursa, Adalet Yanlış Yola Sapar. Adalet Yoldan Çıkarsa, Şaşkınlık İçine Düşen Halk, Ne Yapacağını, İşin Nereye Varacağını Bilmez. İşte Bunun İçindir ki Dil, Çok Önemlidir !”


Dil, İnsanların Duygularını Ve Düşüncelerini İfade Etmek İçin Kullandıkları Söz Dizgesi, Sesler Topluluğudur. İnsanın Olduğu Her Yerde Dil Vardır. Bireylerin Benliklerini Ve Düşünce Yapılarını Meydana Getiren Olguların Temel Taşı Olan Dil Aynı Zamanda Toplumsal, Sosyal Bir Varlıktır. Dolayısıyla Milletleri Millet Yapan Da Dilleridir. Dil, Kültürlerin Baş Unsurudur.

İnsanın Olduğu Her Yerde Dil Vardır. Çünkü İnsan Düşünen Bir Varlıktır. Düşünme İse Dil Olmadan Mümkün Değildir. Aynı Şekilde Düşünmenin Olmadığı Yerde De Bir Dilden Söz Edilemez. Dil İle Düşünce Birbirleri İçin Vazgeçilmez Önkoşul Olan İki Kavramdır. Bunun En Basit İspatı Olarak Hayvanlara Bakabiliriz. Hayvanlar, İnsanlar Gibi Düşünemedikleri İçin İnsanlarınki Gibi Bir Dile Sahip Değillerdir. Yine, Şöyle Küçük Bir Gözlem Yaparsak Görürüz ki, Geçmişte Aydınlar Arapça Ve Farsça Düşünüyordu Ve Dilimize O Dönemden Giren Çok Sayıda Arapça Ve Farsça Kelime Vardır. Günümüz Dünyasında İse Aydınlar İngilizce, Almanca Ve Fransızca Düşündükleri İçin Türkçemiz Bu Dillerin Etkisi Altındadır. Dolayısıyla, Düşünce Yapımızı Geliştirmek İstiyorsak Dilimize Sahip Çıkmalı Ve Önce Onu Geliştirmeliyiz. Bir İnsan Her Türlü Bilgiyi En Rahat Ve En Hızlı Biçimde Ancak Ve Ancak Kendi Diliyle Öğrenebilir.

Abdi İpekçi'nin İsmet İnönü İle Yaptığı Söyleşide İsmet İnönü, Atatürk'ün İnkılapları İçinde En İleride Olarak, Kadınların Topluma Kazandırılması İle Harf İnkılabını Gösteriyor. Atatürk'ün Yaptığı Onca Yenilik İçinde, En Önemlileri Olarak Seçtiği İki İnkılaptan Biri Dil Konusunda Olanı. Atatürk'ün Devrimlerinin Neler Olduğu, Bir Milleti Baştan Yaratan, Tarih Sahnesinde Emsali Görülmemiş Bu Devrimlerin Her Birinin Ayrı Ayrı Ne Kadar Büyük Yenilikler Olduğu Düşünülürse, Milli Şef'in Yapmış Olduğu Bu Seçim Dahi Dilin Önemini Apaçık Göstermektedir.

Bilindiği Gibi, Türkçemiz Ural Altay Dil Ailesinin Altay Koluna Bağlı Sondan Eklemeli Bir Dildir. Bir Dilin Gelişmesi Türetilebilmesi İle Mümkündür. Türkçemiz De Sondan Eklemeli Yapısı Ve Sahip Olduğu Yüzlerce Farklı Ek İle Gelişmeye Tamamen Açık Bir Dildir. Deniz Kuvvetleri Eski Komutanı Oramiral Yener Karahanoğlu'nun Da Okulumuzun 2006-2007 Açılış Töreninde Yaptığı Konuşmada Belirttiği Gibi, Çok Güçlü Bir Dil Olan Türkçe, Yazı Dili Olarak 1400, Konuşma Dili Olarak İse 5 Bin Yıllık Bir Geçmişe Sahiptir Ve 12 Bin Türkçe Kelime Dünya Dillerinde Kullanılmaktadır. Ayrıca Türkçe, Dünyada En Yaygın Olarak Konuşulan Beşinci Dildir. Belki De Türkçe'nin Büyüklüğünü Anlatmak İçin Bu Ve Benzeri Rakamsal Bilgiler Yerine Sadece Şu Örneği Göstermek Yeterli Olacaktır:

Nasrettin Hoca Bir Gün Ev Taşıyacakmış. Bir Araba Aramış, Bulmuş, Pazarlığa Başlamış. Arabacı Tüm Eşyanın Nakli İçin On Lira İstemiş. Hoca Bu Fiyatı Çok Bularak, “Çok İstedin Evladım, Bu Kadarcık Eşya İçin O Kadar Para İstenir mi ?” Deyince Arabacı, “Bu Kadarcık Demeyin Hocam, Eşya Az Değil. Bakınız Soba Var Moba Var, Dolap Var Molap Var, Sandalye Var Mandalye Var..” Diye Saymaya Başlayınca, Hoca “Peki” Demiş Ve Razı Olmuş. Eşya Yerini Bulunca, Hoca Tutmuş Beş Lira Vermiş ! Arabacı Sormuş, “Hocam Paranın Yarısını Niye Kestiniz ?” Hoca Cevabı Vermiş, “Evladım Sende Eşyanın Ancak Yarısını Getirdin ! Sandalye Geldi, Mandalye Nerde ? Soba Geldi, Moba Nerde ? “


İşte Bu Fıkra, Aynı Anlamı İfade Edecek Şekilde Türkçeden Başka Herhalde Hiçbir Dilde Anlatılamaz. İngilizce De, Almanca Da, Fransızca Da Bu Fıkrayı Anlatmada Aciz Kalır.

Peki, Sadece Ana Kelime Sayısı 75 Binden Fazla Olan Bu Güzel Dilimizi Hak Ettiği Şekilde Kullanabiliyor muyuz ? Maalesef Bu Sorunun Cevabı “Hayır”.

Bu Zenginlik İçinde, Türk Milleti Günlük Yaşantısında Ortalama Sadece 400-500 Dolayında Farklı Kelime Kullanırken, Yazı İnkılabına Gelince İman Elden Gidiyor Diyenler, Türk Şarkıcısının Ağzından İngilizcenin Birincilik Kazanmasını Alkışlarken, Yılların Taksim'i Taxim Olurken, Tabelalarımızda “Efendy”, ”Dönerchi,” “Artwinlee” Ve Daha Nicesi Yazarken, Dükkanlara, Mağazalara Bu Şekilde İsim Vermenin Nedeni Olarak da Türkçe İsimlerin Rağbet Görmemesi Mazeret Gösterilirken, Türk Milleti Olarak Maalesef Şu Anda Gönül Rahatlığıyla “Evet” Cevabını Veremeyiz Bu Soruya.

Ama Bütün Engellere Rağmen Cumhuriyetin Kuruluşundan Bu Yana Alınan Yolu Da Azımsamamalıyız. Türkçemizi İyi Bilmeli, Doğru Kullanmalı, Yabancı Dillerin Özellikle İngilizcenin Son Yıllarda Artan Etkisinden Korumalıyız. Elbette Diller Arası Etkileşimler Olacaktır. Bilimsel Buluşlar Yapıldıkça İster İstemez, Dilimize Bir Takım Yabancı Kelimeler Girecektir. Ama Bu Kelimelerin Sayısını En Azda Tutmak Amaç Olmalıdır. Öğrendiğimiz Yabancı Dilleri Gerektiği Zaman Kullanmalı, Türkçemizi Bu Yabancı Dillerden Kelimelerle Kirletmemeliyiz. Atatürk de Yabancı Dil Öğrenmeye Önem Vermekle Beraber, Yabancı Dilde Eğitime Karşıydı. Atatürk, Sözlerinden Birinde, Topraklarını Düşman İşgalinden Kurtaran Türk Milleti'nin, Dilini de Yabancı Dillerin Boyunduruğundan Kurtaracağına Olan İnancını Dile Getirirken Yine Bize Bir Sorumluluk Yüklüyordu. Her Şeyimizi Kaybetsek de Dilimizi Kaybetmemeliyiz. Çünkü Bilmeliyiz ki, Dilini Kaybeden Bir Millet, Artık Millet Değil, Sadece Bir İnsan Topluluğudur.




Mustafa Kemal’in El Yazısıyla,
“Ülkesinin Yüksek İstikbalini Korumasını Bilen Türk Milleti, Dilini de Yabancı Dillerin Boyunduruğundan Kurtarmalıdır.”

Dilimizi Korumayı Tarihimizi Korumak, Kültürümüzü Korumak, Benliğimizi Korumak İçin İstiyoruz. Dilimizi, Düşüncemizi Geliştirmek İçin İstiyoruz. Ancak Bu Şekilde Çağdaş Medeniyetler Seviyesine Ulaşır, Bilimi Takip Edebiliriz. Başka Milletlerden Saygı Görmek İçin Önce Kendimize, Kendi Dilimize Ve Kültürümüze Saygı Göstermemiz Gerekir.


Ne Yapabiliriz ?

Öncelikle Dilimizi, Kurallarını İyi Öğrenmeliyiz. Yabancı Dil Sözlüklerini Bir Bir Eskitirken Biraz Da Türkçe Sözlükleri Karıştırmalı Ve Türkçe’nin Zenginliğiyle Tanışmalıyız. Atasözlerimizi, Deyimlerimizi, Özdeyişlerimizi Öğrenmeliyiz. Kitaplar, Şiirler Okumalıyız. Dile Hakim Olmanın Okumaktan Daha İyi Bir Yolu, Yöntemi Olamaz. Günlük Hayatta Kullandığımız Argo İfadelere, Özellikle Beraber Yaşanılan Kapalı Yerlerde Sadece O Topluluk İçinde Anlaşılan Bazı Kelimelere Mümkün Olduğunca Başvurmamalıyız. Türkçe'nin Katledildiği; Değil Cümlelerin Kelimelerin Dahi Yapısının Bozulduğu Cep Telefonu Kısa Mesajlarının Yerine, En Azından Acil Olmayan Durumlarda Mektubu Tercih Edebiliriz. Çünkü, Yazmanın Da Dilimizi Korumada Çok Büyük Yardımı Olacaktır. Yapacak Daha Birçok Şey Bulunabilir. Ama En Önemlisi Sorunun Farkında Olmamız Gerektiğidir, Farkındalıktır. Yazımın Başında Verdiğim Örnekteki Konfüçyüs'ün Sözüne Dikkat Etmeli Ve Dilimize Olan Bu Saldırının Nedensiz Olmadığını, Tedbirler Alınmazsa Sonuçsuz da Olmayacağını Bilmeliyiz.

“Bu, Benim Anadilim Bir Denizdir, Derinliğiyle, Gözün Erişemeyeceği Genişliğiyle, Sınırsız Gücü Güzellikleriyle. Dibinde Gün Görmemiş İnciler Yatar, Üstünde Bin Bir Rengin Çalkantısı Var. Bu Benim Denizim Türk İnsanının İçliğinin, Duyma Ve Düşünme Gücünün, Dünyayı Görüşünün En İyi Yansıtıcısıdır. Onun Çektiklerini, Duyduklarını, Özlediklerini Dile Getirir. Türkçe'ye Eğiliniz, Tek Tek Sözlerine Bakınız; Onlarda Türkün Bilgeliğini Görecek, Yüzyıllar Boyunca Doğayla İç İçe Geçen Yaşamını Öğrenecek, Sevgisini, Yaradılışının Yüksek Değerlerini Sezinleyecek, Bu Sözlerin Bir Çoğunda Şiir Tadı Bulacaksınız.”

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 3543
favori
like
share
enes_baspinar Tarih: 29.03.2011 22:37
ççok güzel türkçe turkche olmadan yetişmeliyiz
4smin Tarih: 16.04.2010 19:18
türkçenin türkiyede kullanımı gerçekten çok zayıff...fast food,mydonose,hotel gibi isimler yabancı olduğu halde ülkemizde türkçe kelimelerden daha fazla kullanılıyorr.artık normal türkçeye yerleştilerr.gerçekten türkçenin hem yanlış hemde yabancı kökenli sözcüklerin onu işgal etmesii çok acı verici bir durum.bu konuyu ciddiye alıp bu sunumun için teşşekkür ederimmm ..eline meğine sağlıkk..
recep selman Tarih: 11.04.2010 14:04
:110::110::110:
herman70 Tarih: 30.03.2010 20:08
çok işime yaradı