[color="#619e6f"]Günlerden bir gün eski Afyon müddeiumumilerinden olan rahmetli dedemden bana intikal etmiş birkaç eski kitaptan birinin içinde katlanıp unutulmuş A5 ebadında üzeri elyazısı bir kağıt buldum.
Kağıtta arap harfleriyle şöyle yazıyor;

Karahisar müddeiumumi muavinliği canib-i alisine (savcı yardımcılığı yüksek makamlarına)
Sandıklı kazasının Çukurca kariyesinden(köyünden) Karahisar-i esbak müfti kerimesi(eski müftünün kızı) Esma muayene olundukta bundan tahminen 15 gün akdem(önce) bekrinin suret-i cebirle izale olunduğu(bekaretinin zor kullanarak bozulduğu) görülen alayimden numayan(belirtilerden apaçık) olduğu anlaşılmakla işbu rapor takdim kılındı.

18 Mart 320 Karahisar belediye kabilesi(ebesi) Fatma Hayriye

Kağıt deyip geçmeyin..Bu kağıt müftünün kızının zorla ırzına geçildiğinin belgesidir.

Ebe Fatma eline diviti alıp gacır gucur yazınca, altına da tumanından çıkartığı mühürü hohlayıp vurunca, işte oldu sana belge.. Sonra kızı sürükleye sürükleye bir meydana getirirler. Korkudan altına işemiştir zavallıcık. Hafif bedenini meydanda kazılan bir çukurun içine gömerler. Yalnızca beyaz örtülü başı dışarıda kalır. Sonra ahali küfürler içinde taş atmaya başlar. Başındaki beyaz örtü kıpkırmızı kesilinceye kadar.

Bu kağıt aslında hayatının baharındaki bir genç kızın “recmedilerek” öldürülmesi gerektiğinin belgesidir.

Belki de kızcağız bu infazı ahaliye bırakmak istemeyen ailesi tarafından sürüklenerek kuytu bir köşeye götürülecek ve katli bizzat kendi aile fertleri tarafından oracıkta gerçekleştirilecektir.

Benzeri tarzda bir ölüm normalde bunu yaptığından şüphelenilen genç erkek için de söz konusu olabilir. Ancak tecavüzü gerçekleştiren erkek eğer güçlü bir aileye mensup biri ise ve "ben yapmadım" derse cezasız kurtulabilir. (Çünkü belge hangi erkeğin yaptığını söylemiyor. Şahit de yok. Kızın ifadesi ise şeriate göre bir delil kabul edilmiyor)

Tanrı bunu emretmektedir..Ebenin hazırladığı belge şeriat için fazlasıyla yeterlidir. Şeriatın kestiği parmak da (tabii ki) acımaz...
Adalet gerçekleştiricilerin ise etrafta ne kadar da çok olduklarını biliyoruz değil mi?

Oysa ebe Fatma’nın Ferç’e(vulvaya) bakarak hazırladığı belgenin teknik dayanağını bugünkü bilgilerimize göre hiçbir teknoloji sağlayamıyor.

Belki kızın bakire olmadığı söylenebilir. Ama bunun 15 gün önce bir duhul sonucu olduğunun hem de zorla olduğunun söylenebilmesi imkansız. (Üstelik cinsel birleşme belki aslında hiç olmamış dahi olabilir)

Ebenin raporu mahkeme dosyasına gireceğine(bir gaflet veya hıyanet sonucu) benim elimdeki kitabın arasında unutulmakla acaba adalet mi engellenmiş yoksa çok iyi birşey mi yapılmıştır ?

Ya bugün
Yoksa mahkemeler bugün de hala adalet dağıtmaya devam mı ediyorlar...?

Şimdiki adaletler adil mi sizce ?


Alıntı..

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 280
favori
like
share
İLYADA Tarih: 24.11.2008 07:03
Ne yazık ki adalet hiç de adil değildir arkadaşım. Ellerine sağlık çok güzel bir paylaşım. Tebrikler.