[color="#4d81a9"]Deniz Gezmiş...

Düşünceler bile gözaltındaydı.
Her kitap sakıncalı, her öğrenci şüpheliydi. Sol anahtarı bile yasaklıydı, notaların içinde bir halt karıştırmasın diye.
Dünyadaki en ucuz ve en ağır emekçiler bizdeydi. Maden işçileri, dokumacı işçiler...
Sömürüye karşı özgürlüğün savaşçısı olmak, Deniz Gezmiş gibilerine nasip olmuştu.
Onu yalnız bırakmak da işçilere nasip oldu.


Deniz Gezmiş, sofradaki yeri öküzlerden sonra gelen kadınlar için vardı.
Analar, babalar, çocuklar için vardı.
Sırtında işçiliğin yeşil parkası.
Saçlarında rüzgarın deli hırkası.
Ölümden birkaç kez terhis olmuş bir hayat askeri.
Ayakları zincirliyken başı göklerdeydi de, güneşi zaptedecek yürek bile vardı onda.
Aydınlık düşlerini, karanlık gerçeklerin yerine koyamadı.
Doyamadı gençliğinin hayrına bile..


Şimdi futbolu din bellemiş gençliğin, Deniz Gezmiş'i anlamasına imkan yok.
Dün Deniz Gezmiş'i yolda bırakan işçilerin, işçi düşmanlarına oy vermesinin bir açıklaması varsa da, kendilerine kalsın.
Onlar televizyon dizilerindeki soytarıları kahraman belleyerek, duvarlarını süslesinler.


Haramileri, hayali ihracatçıları ve insanları otel odalarında diri diri yakanları bile özel kanunlarla koruyanlar, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını astılar.
Zor büyüttüğümüz insanlarımızın kolay öldürülmesine izin verdik.
Tıpkı, bugünkü ihanet palazlanmasına izin verdiğimiz gibi.
Tıpkı "Muteber ailelere" geçit verdiğimiz gibi.


"Demokrasilerde rejim sadece halkın korumasındadır" deyip, birbirlerini koruyan politika dünyasında, nice masum insanı bizler astırdık.
Darağaçlarında asılan o fidanların yaşamalarına izin verilseydi, onlar da bizim çocuklarımızın harika ders kitapları olurdu.
Ama ne yazık ki, darağaçları meyve vermiyor!

Hakkı Yalçın

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 507
favori
like
share
hayalll Tarih: 28.11.2008 14:22
Tam bağımsız Türkiye dedikleri için seslerini kestiler...
anlamadılar anlamak istemediler...
Onları astıktan sonra refaha kavuştuk mu?herkes şuan da layık olduğu yerde mi duruyor?
çözüm bumuydu? bu soruların cevabı hayır mı!!!
ama onlar artık yok...
son mektupları bile bu yıl ailelerine ulaştı...ve biz bi kağıt parçasından korkar olduk..
yazık!!!
ünal59 Tarih: 28.11.2008 01:38
denız ozaman o sartlar mucadele dusuncelırını toplum ıcın hıc dusunmeden canı esitlik insanca yasamak ıcın halkına adayan bılınen ..su bızım toplum hazırcı layt magazin bos yasayan top var içler acısı.yenı kusak dahada kötu arkadaslar..
MiSS-FENER Tarih: 28.11.2008 01:18
Zamanında Anlayıpta Dinleselerdi Korkmasalardı Acaba Bugün
Türkiye'nin Yaşadıkları Yaşanacakmıydı..Doğruları Konuştular Ama Asıldılar..

Yalan Söyleyenler İnsaları Kandıranlara Vatanı Satanlara Birşey Olmuyor..
hakan2230 Tarih: 27.11.2008 19:56
Can Yücel'e göre o bir çocuktu..yıllarca bu çocuğu kimse anlamadı anca sevdi,kızdı,sövdü,övdü,dinledi,astı ama hiç kimse anlamadı..oysa yapılmsı gereken tek şey bu çocuğu anlamaktı bunu yapmadıkça ne sevmeye ne kızmaya hakkımız var önce bir anlayalım..

Güzel anlatım ve emek için teşekkürler...
NaZ Tarih: 27.11.2008 19:33
Çok çok dogru bir yazi





O gencecik fidanlardan korkup astilar, yetmedi istedikleri yere defnedilmelerine bile izin vermeyip ölülerindende korktular.

Onlarin düsüncelerinden korkup astilar, simdiki bebek katilini özel adada besliyorlar, hortumculari besliyorlar, bölücülük yapanlarin TBMM'ye girmesine izin veriyorlar.

Bu ne tezattir Ya Rabbim.