Hayrettin Eren, 2 mayıs 1954 yılında İstanbul'da doğdu.



İlk gençlik yılları hasköy'de geçti. sırasıyla hasköy İlkokulu, hasköy ortaokulu, pertevniyal lisesi ve yabancı diller yüksek okulu'nda okudu.

1970'li yılların hemen başında sol hareketle tanıştı. hasköy ve çevresinde anti faşist mücadeleyi örgütledi. dev-genç saflarında mücadele eden hayrettin eren (arkadaşları onu hayri hoca olarak çağırıyordu) hasköy'den faşistlerin atılmasında büyük rol oynadı. bu süreçte ailesinin kaldığı ev iki kez faşistlerce tarandı. hasköy halkevi'ni ve hasköy halkla dayanışma derneğini kurdu.

1978 yılında devrimci yol-devrimci sol ayrışmasında devrimci solcu oldu ve gözaltında kaybedilene kadar bu hareketin aktif bir militanı, yerel önderlerinden biri oldu.

1978'in aralık ayında gerçekleşen kahramanmaraş katliamı'nın hemen ardından ilan edilen sıkıyönetimle birlikte güvenlik güçleri tarafından aranmaya başlandı. Aranırken güvenlik güçlerinin uyguladığı yöntemler aile için tam bir işkenceye dönüştü. bazı geceler eren ailesinin evi iki kez basıldı, aile çoğu kez hakarete ve tacize maruz kaldı. Dev-sol içinde kemal kod adını kullanan hayri, 12 eylül'ün hemen ardından, 21 kasım 1980'de İstanbul saraçhane'de gözaltına alındı. gözaltına alındığında babasına ait 34 f 6798 plakalı murat 124 marka otomobiliyle arkadaşı Ahmet Öztürk'le buluşmaya gidiyordu. gözaltına alınışının ilk tanığı daha önce gözaltına alınan Ahmet Öztürk'tür.

12 Eylül yargisi olayi Örtmeye Çalıştı. Arkadaşının kaldığı evde hayri'nin saraçhane geçidinde buluşmak istediğine dair bir not ele geçirilmiştir. (bu not şube ve savcılık ifadelerinde ve belgelerinde yer almasına rağmen hiçbir işlem yapılmamıştır.) gözaltına alındıktan hemen sonra karagümrük karakolu'na götürüldü. burada bir süre tutulan hayrettin eren aynı operasyonda yakalanan diğer kişilerle birlikte gayrettepe işkencehanesine götürüldü yakalandığını haber alan ailesi ilk önce karagümrük karakolu'na gitti. aile burada gözaltı defterinde hayrettin eren'in adını gördü ve oradan çocuklarının gayrettepe'deki siyasi şubeye götürüldüğünü öğrendi.

Böyle biri gözaltina alinmadi

Gittikleri siyasi şubede "böyle biri gözaltına alınmadı" yanıtını alan aile tekrar karagümrük karakolu'na döndüğünde gözaltı defterinden hayrettin eren'in adının bulunduğu sayfanın yırtıldığını ve oğullarının gözaltına alındığının inkar edildiğini gördü.

Daha sonra yine gayrettepe'ye giden anne elmas eren, otomobillerini siyasi şubenin bahçesinde gördü. oğlunun burada bulunduğunu ısrarla söyleyen anne eren siyasi şube önünden tartaklanarak uzaklaştırıldı.

12 eylül'ün en baskıcı günlerinin yaşandığı günlerde eren ailesinin çığlığı kolaylıkla boğuldu. aile uzun bir dönem, oğullarının gözaltından çıkıp cezaevine gönderileceği umudunu taşıdı (o dönem gözaltı süresi 45 gündü ve savcılık izniyle bu süre 45'er günlük periyotlarla uzatılıyordu). ancak geçen 45'er günler ve yıllar bu umudu tamamen yok etti.

Gayrettepe'deki işkencehanede aynı operasyonda yakalanan ahmet Öztürk, ahmet ok, Şaban arslan, turgut karataş ve fevzi rakıcı hayrettin eren'le birlikteydiler. bu tanıklar bir hücrede tutulan ve sürekli işkenceden geçirilen hayrettin eren'i sekizinci günden sonra görmediklerini söylüyor. Onların anlattıklarına göre ağır işkenceler gören hayri'nin üzerinde sadece donu kalmıştı. tanıklar işkencede ifade vermeyi reddeden hayri'nin polise, sloganlar, marşlar ve küfürlerle karşılık verdiğini anlattı.

O dönemde dev-sol operasyonlarında yakalanan herkes İstanbul sıkıyönetim komutanlığı tarafından açılan toplu dev-sol davasında yargılanıyordu. ancak yukarıda adı geçenler için alel acele ayrı bir dava açıldı. sanıklardan ahmet Öztürk, mahkemeye verdiği dilekçelerde ısrarla hayrettin eren'in akıbetini sordu ancak, davayla doğrudan alakalı olmasına rağmen hiçbir yanıt alamadı. yine aynı dönemde eren ailesinin verdiği dilekçelere devlet ve sıkıyönetim komutanlığı tarafından "hayrettin eren isimli şahıs yakalanmamıştır, hala aranıyor" yanıtı verildi.

Aile, 1987 yılında dönemin siyasi şube müdürleri hakkında dava açılması istemiyle savcılığa başvurdu, ancak buradan da bir yanıt alınamadı...

Hayrettin eren 1980 kasımı'ndan bu yana kayıp. anne elmas eren, 1986 yılında yeni gündem dergisine verdiği bir röportajda "Çiçeklerle donatacağım bir mezar arıyorum" diyordu. ailenin arayışı hala sürüyor.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1116
favori
like
share