Güz Sancısı (2008)

Vizyon Tarihi: 23 Ocak 2009

Oyuncular: Murat Yıldırım, Beren Saat, Okan Yalabık, Belçim Bilgin Erdoğan
İlker Aksum, Hüseyin Avni Danyal, Umut Kurt, Avni Yalçın, Tuncel Kurtiz
Ve Zeliha Berksoy

Yönetmen: Tomris Giritlioğlu, Etyen Mahçupyan

Senaryo: Nilgün Öneş

Sanat Yönetmeni: Naz Erayda

Görüntü Yönetmeni: Nilüfer Çamur Giritlioğlu

Müzik: Tamer Çıray

Tür: Dram

Yapım: Türkiye 2008 (Renkli)

Dil: Türkçe


1955 yılında geçen "Güz Sancısı"nda milliyetçi, zengin bir toprak ağasının idealist oğlu olan Behçet (Murat Yıldırım), karşı komşusu Rum Elena'ya (Beren Saat) aşık olur ve 6-7 Eylül olaylarının panoramasında duygularıyla ve siyasi fikirleriyle bir iç hesaplaşmaya girişir.

Behçet'in babası Kamil Efendi (Tuncel Kurtiz), Antakya'daki güçlü nüfuzu yüzünden hükümetin yakından ilgilendiği, bürokrasinin içindeki "derin" iradeyle sıcak bağlantıları olan, zengin bir toprak ağasıdır. Babasının etkili kimliğinin gölgesinde kalmış bir genç olan Behçet'in en büyük hedefi Kamil Efendi'nin telkinlerine uyarak siyaset dünyasında yer almak ve yükselmektir. Bu konuda ona en büyük desteği babasının yakın dostu ve nişanlısı Nemika'nın (Belçim Bilgin Erdoğan) babası Kenan Bey (Hüseyin Avni Danyal) vermektedir. Eski bir bürokrat eskisi olan Kenan Bey, "Kıbrıs Türktür Cemiyeti"nin tepe yöneticilerinden ve derin devlet operasyonlarına yön veren isimlerden biridir.

Behçet'in muhafazakar, sakin, ağırbaşlı, içe dönük aynı zamanda da hakkaniyete ve ahlaka önem veren bir yapısı vardır. Bu durum onun çoğu zaman siyaset dünyasındaki gelişmelerden rahatsız olmasına neden olmaktadır, fakat temelde kendi milliyetçi bakışını doğru, adil ve gerçekçi bulur. Türk milletinin batılılar tarafından abluka altına alınmış olduğunu, bu durumun da Kıbrıs'ta açıkça ortaya çıktığını düşünmektedir. Aslında bireysel hayatında da abluka altında olduğu hissini çok güçlü olarak yaşayan Behçet, bütün bunların yanı sıra karşı komşusu Rum Elena'ya aşık olmuştur. Beyoğlu'na ağır ağır inmeye başlayan bu gergin siyasi atmosferin karanlığı altında iki genç arasındaki karşı konulmaz aşk, kendini savunmaya çalışmaktadır. Behçet, militan bir kalemin günbegün koyulaşan renklerle çizdiği bir politik çizgide yürürken; 6 Eylül 1955 sabahına doğru attığı her adım, Elena'ya kavuşmasını zorlaştırır. Türk siyasi hayatının ağır yükünü sırtlarında taşımak zorunda kalan bu iki sevgili, aşkın topraklarında "aynı", yaşadıkları ülkenin topraklarında "farklı" taraflardadır.


Notlar:

"Çemberimde Gül Oya", "Hatırla Sevgili" gibi birbirinden başarılı projelere imza atan Tomris Giritlioğlu ve ekibi "Güz Sancısı" filmi ile bir kez daha geçmişi günümüze getiriyor. 2002 yılından beri üzerinde çalıştığı bu özel proje ile Tomris Giritlioğlu, 10 yıl aradan sonra beyazperdeye yönetmen olarak geri dönüyor...

Yönetmenin sinema kariyerinde hedeflediği tematik üçlemenin "Suyun Öte Yanı" ve "Salkım Hanım'ın Taneleri"nden sonraki son filmi olan "Güz Sancısı" 23 Ocak 2009'da vizyona giriyor.

C Yapım ve Film'in yapımcılığını üstlendiği "Güz Sancısı" filminin başrollerini Murat Yıldırım, Beren Saat, Okan Yalabık, Belçim Bilgin Erdoğan, İlker Aksum, Hüseyin Avni Danyal, Umut Kurt, Avni Yalçın, Tuncel Kurtiz ve Zeliha Berksoy paylaşıyor. Senaryosunu Etyen Mahçupyan ve Nilgün Öneş'in yazdığı film, Yılmaz Karakoyunlu'nun aynı adlı eserinden senaryolaştırıldı. Bu eser, 1992 yılında Türkiye Yazarlar Derneği Roman Ödülü'nün de sahibidir.

Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan'ın büyük desteği ile çekimlerinin tamamına yakını Beyoğlu ve çevresinde gerçekleşen filmde, İstanbul 1955 yılındaki haliyle beyazperdeye yansıtılıyor. Naz Erayda, Nilüfer Çamur Giritlioğlu ve Erol Taştan'ın sanat yönetmenliğini üstlendiği filmde dekor, kostüm ve aksesuarlar 1955 yılı İstanbul'u kapsamlı bir şekilde incelenerek titiz bir çalışma ile tek tek hazırlandı.
















Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1246
favori
like
share
FreddyKrueger Tarih: 06.07.2009 15:42
[COLOR="#c0ccf4"]YanıLmıyorSam AnLatıLanLar Ya$anmı$... ÖzetLe Karde$çe Ya$ayan InSanLarı Birbirini Kırdırma PoLitikaSını AnLatıyor...

En Kızdıqım Sahne Suat öLdürüLürken Behçet 'in Bir $ey YapmamaSıydı... Madem DoStun EnqeL oLSaydın... Onu YapamıyorSun Bari Seni iSpiyonLamadım DeSeydin... aLLah BöyLeLerini DoSt Diye Kar$ımıza ÇıkarmaSın
MiSS-FENER Tarih: 27.01.2009 03:31
Benimde Beklediğim Bir Filmdi Cumartesi Gittim..Bana Göre İzlenmesi Gereken Bir Film..

Özlemcim Hatırla Sevgili Gibi Başarılı Olucak Demişsin Evet Onunda Kadar Başarılı Ve İddalı..
ozlems_o Tarih: 25.01.2009 23:42
merakla beklediğim bir filmdi bu

ama hatırla sevgilinin devamı değil çünkü hatırl sevgili en son 1970 lerde kalmştı bu ise daha öncesi:85: hatırla sevgilinin devamı olarak tomris giritlioğlunun aklında yine bi dizi projesi olduğunu duymuştum eminim da hatırla sevgiliş gibi başarılı olucak onuda bekliorum

inş. planlarımzda bi aksilik olmazsa bu filme yarın akşam gitmeyi düşünüoruz. film hakkındaki yorumalrımı yarın sölerim artık:23:
Atilay11 Tarih: 25.01.2009 20:01
tse
Atilay11 Tarih: 25.01.2009 20:00
tes:5:
miss_kayseri_89 Tarih: 24.01.2009 18:48
izlemek gerek..

tesekkürler..
sevil1903 Tarih: 24.01.2009 10:40
İstanbul Rum cemaatinin yaşayan en eski gazetesi Apoyevmatini’nin sahibi Mihail Vasiliadis ile dün vizyona giren ve 6-7 Eylül 1955 olayları panoramasında Behçet ile Elena’nın aşkını anlatan “Güz Sancısı”nı izledik. Vasiliadis, “Filmi çekme cesaretini gösterenlere teşekkür ederim” dedi

1955 yılında geçen “Güz Sancısı” nda milliyetçi, zengin bir toprak ağasının idealist oğlu olan Behçet, karşı komşusu Rum Elena’ya aşık olur ve 6-7 Eylül olaylarının panoramasında duygularıyla ve siyasi fikirleriyle bir iç hesaplaşmaya girişir.

Mihail Vasiliadis de İstanbullu bir Rum. Görmediği ne Varlık Vergisi kalmış, ne de 6-7 Eylül olayları. 20 yıl İstanbul’da gazetecilik yapmış. Türk Ortodoksları ile ilgili bir yazısına ’Rumluk propagandası’ndan dava açılmış. 10 yıl sürmüş yargılanması. Mihail de kalkmış Yunanistan’a gitmiş. 20 yıl da orada gazetecilik yapmış.

Yunanistan’dayken Ege adalarındaki hastaların Yunanistan yerine daha yakın olan Türkiye’ye taşınmasını önermiş. Sonunda Vasiliadis hakkında ’Yunanlılığa hakaret’ten dava açılınca o da 20 yıl önce ayrıldığı anayurduna geri dönmüş. Yılmaz Karakoyunlu’nun aynı adlı eserinden beyaz perdeye uyarlanan Tomris Giritlioğlu’nun yeni filmi ’Güz Sancısı’nı 6-7 eylül olaylarının merkezi Beyoğlu’nda Mihail Vasiliadis ile izliyoruz. Vasiliadis film sırasında heyecanlanıyor, çoğu zaman da üzülüp sinirleniyor.

6-7 Eylül 1955’te 16 yaşında bir genç olan Mihail Vasiliadis “Bu olayları yaşamış birisi olarak film çok canımı sıktı, tekrar o karanlık günlere geri gittim, yaralandım. Bizler için bu olaylar sadece bir ’güz sancısı’ değil, yıllar boyu bizim her anımızda yaşadığımız bir sancı. Bu film bir belgesel değil bu nedenle bir belgesel gibi yargılanmamalı. Film derin devletin tezgahını ve halkın nasıl kışkırtıldığını net olarak yansıtıyor .”

Vasiliadis, “Film maalesef bir arada yaşamayı savunmuyor. Benim filmden bir azınlık olarak çıkardığım mesaj: ’Azınlıklarla Türkler tabii ki beraber yaşayamaz, çok üzgünüz, sizi çok seviyoruz ama en iyisi sizler başınızı daha fazla belaya sokmadan bu topraklardan gidin’ oldu. Ayrıca film İstanbullu Rumları iki karakterle temsil ediyor, ’torununu satan bir babaanne ve fahişe Elena’Bu karakterler film boyunca öne çıkıyor ve vurgulanıyor. Bu imaj çok rahatsız etti, Rumlar bu değildir.”

Bizi kapıcı kurtardı

Vasiliadis film sırasında bir sahneye takılıyor ve heyecanlını gizleyemeyip “Bu bizim Ahmet Efendi” diyor. Vasiliadis kapıcıları Ahmet Efendi’nin ailesini nasıl kurtardığını şöyle anlatıyor: “Tarlabaşı’nda oturduğumuz evin kapıcısı Ahmet Efendi bizi evleri yağmalayan güruhtan korumak için elinde bayrakla kapının önünde bekliyordu. Hızla içeri girdim, kapıyı kapadı. Kalabalık binanın önüne geldiğinde ’burada gavur yok’ dedi. Bizi kurtaran Ahmet Efendi elindeki bayrağı bırakıp kazmayı aldı ve Rumların evlerini yağmalamaya gitti. Yani bize dostluk görevini yaptı, yağmayla da vatani görevini.” Vasiliadis “Bu nedenle Ahmet Efendi’nin suçlanamayacağını” söylüyor: “Asıl özrü kandırdıkları halktan dilemeli.”

Filmin başrolündeki Elena’yı Beren Saat oynuyor.

Olay çıkacak evinize gidin

Mihail Vasilidis o gün ve sonrasındra yaşadığı bir kaç olayı şöyle anlatıyor: “ Tahtakale’de çalışıyordum. Saat ikiye doğru, daha Selanik’teki bomba haberi duyulmadan evvel ortalık karışmaya başlamıştı. Türk dükkan sahipleri yanımıza gelip, ’Hemen kapatıp eve gitseniz iyi olur’ diyorlardı. Eminönü’nde gruplar halinde adamlar bekliyordu. O sıra İstanbul Ekspres gazetesi çıktı. Beklenen haber gelmişti. Ortalık karıştı, saldırılar artık başlayabilirdi.”
NaZ Tarih: 23.01.2009 01:20
Merakla bekledigim bir film insaallah buraya gelir
Sylar Tarih: 22.01.2009 10:56
Murat Yıldırım bıyıkları bu yüzden bırakmış demek.
Hiç yakışmamış.