[color="#80775a"]Herkesin bir hikâyesi olmalı, ama herkesin. Uzun ya da kısa bir hikâye.

Olmayanlara hikâyeler yazılmalı. Az yaşayanların öyküsü kısa, çok yaşayanlarınki bomboş olmamalı. Ne tamamen trajedi, ne tamamen komedi.

Tam bir dram olmalı: Hüzünlü satırlar, komiklere galebe çalmamalı. Düşünceli cümleler kurulmalı, en anlamsız görünen yerde bile. İnsanı canevinden vurmalı bu cümleler. Geriye dönüp baktığında altı çizili satırlarla karşılaşmalı insan. Hikâyesini unutmamalı.

Sağlam diyaloglar bulunmalı hikâyede. Monolog gibi değil, diyalog gibi diyaloglar. Dinlenen ve cevap verilebilen yahut cevap bile verilemeyen. Susmalar bile çok şey anlatmalı, üç noktalara çok şey sığmalı. Her okuyan anlamalı, ama her okuyan kendi seviyesine göre başka şeyler anlamalı.

İnsan bu hikâyenin kahramanı olmalı, ama sırf bir hikâyede yer alıyor diye değil, gerçekten bir kahraman olmalı. Hayat değilse bile mutlaka birşeyleri kurtarmalı. Gittiğinde birşeyler eksilmeli, geldiğinde birşeyler tam olmalı.
Herkesin bir hikâyesi olmalı. Hikâyesi olduğunu bilmeli. Başka hikâyelerde yan unsur olmaktan çıkıp kendi öyküsünü yaşamalı. Sağlam bir karakter çizmeli öyküde. Öyle, yalpalayıp durmamalı. Başka öykülerden kopya çekip durmak yerine, kendi orijinal hikâyesini yazmalı.

Her sayfasında farklı bir tad bulunmalı, kendini tekrar etmemeli. Her kelimesinde bir anlam bulunmalı, insanları boşu boşuna meşgul etmemeli. Her soru işareti gerçek bir soruyu sormalı. Cevabını vermese bile, cevap düşünmeye zorlamalı okuyanı. Her ünlemi gerçek bir şaşkınlığı barındırmalı.

Hiçbirşeyi normal/tabi karşılamamalı insan. Daima şaşırabilmeli.
Lüzumsuz konuşma çizgileri olmamalı, lüzumlu olduğunda ise mutlaka çizilmeli. Hatalar yapılınca üstü çizilip, yeni bir sayfa açılmalı. Bir solukta okunmalı, asla sayfanın köşesi katlanıp daha sonra okunmak üzere bırakılmamalı. O kadar akıcı olmasına rağmen, akıp gitmemeli, insanın aklında durmalı. Aklında dururken kalbine akmalı.
Herkesin bir hikâyesi olmalı. Uzun koşular içinde biraz nefes alan, kısa dinlenmeler içinde kendini dinleyen, bittikten sonra değil, daha yazılırken okunan bir hikâye.

En güzel yeri 'son'u olan bir hikâye.

Alıntı..

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 295
favori
like
share