"Bilginin kendisi güçtür." Francis Bacon

Otobanda son model arabasıyla hızla ilerliyordu. Uzun zamandır çıkmak istediği bir yolculuktu bu. Bu düşünceyle biraz daha fazla bastı gaza. Tamamen yola odaklanmıştı. İstediği şeyi yapmanın verdiği heyecanla ve sabırsızlıkla benzin almak için dahi, durmayı düşünmemişti. O nedenle de önünden geçtiği hiç bir park alanına girmeye yeltenmemişti. Çünkü biran önce gitmek istediği yere, ulaşmak istiyordu. Ama artık durması gerekiyordu. Her an benzini bitebilir ve bu ıssız yolda yaya kalabilirdi. Çok acil, bir park alanına ihtiyacı vardı. Ancak son yarım saattir, yolda her hangi bir park alanı tabelasına rastlamamıştı. Kendine kendine “Son çıkışı hızımın yüzünden fark edemedim. Ben bunu hep yapıyorum. Ama bu sefer yolda kalacağım galiba. Ne vardı sanki, daha yavaş geçemez miydim?” diye düşündü. Bu düşüncelerle ilerlerken, yolun ikiye ayrıldığı bir noktaya gelmek üzere olduğunu fark etti. Ve gitmesi gereken yola değil de, diğerine sapmaya karar verdi. Çünkü yolu daha önce kullanmıştı. Ve kalan benzin onu ancak o yol üzerindeki istasyona götürebilecek kadardı. İstediği yola girip, bilmediği bir yolda risk alamazdı. Ve sonuçta istemediği bir yolda, mecburi bir istikamette ilerlemeye başladı...

Hayatımızda, istikametini kendimizin belirleyebileceği bir yolculuk gibi, değil midir?

Bizler hayat yolculuğunda, isteklerimiz doğrultusunda, karşımıza çıkan yollardan birine karar veririz. Ve istediğini bilen kişiler olarak, büyük bir enerjiyle, yola çıkarız. Baştaki o isteğin yeterli olacağı düşüncesi, bizi dinlenmekten ve durum değerlendirmesi yapmaktan uzaklaştırmaya başlar. Bazen gerçektende istediğimiz şey için almamız gereken mesafe çok zorlayıcı olmayabilir. Ama bazen de isteklerimiz, bir kol boyu uzanabileceğimiz mesafelerde olmayabilir. O sebepten de “Onca hıza rağmen, Onca çabaya rağmen olmuyor” diye düşünmeye başlayabiliriz. Bu düşüncelerle birlikte de, artık kendimize olan, yola olan inancımızı yitirmeye başlarız. Ve farklı yollara girmek zorunda kalırız. O yollardan giderek, istediğimiz adrese ulaşabileceğimizi zannederiz.

Halbuki, yola çıktıktan sonra bizi yolumuzda tutacak olan geri bildirimlerdir. Ama ne yazık ki, eyleme dönüştürdüğümüz kararlara ulaşmak için, yapmamız gereken sonuç değerlendirmeyi, hep gözden kaçırırız. Sonunda da yoldan sapar ve istediğimiz şeyle pek alakası olmayan sonuçlarla karşılaşırız.
Evet hepimiz, hayatımızda bir şeylere ulaşırken, birçok hatalar yapabiliriz. Bu kötü bir şey değildir. Kötü olan, bizi yolculuğumuzdan alı koyan asıl şey, hatayı tekrar etmemizdir. Ulaşmak istediğimiz noktaya doğru ilerlerken hatalar yapmak en doğal hakkımızdır. Fakat daha önce deneyimlemediğimiz hatalar olmak şartıyla. Çünkü yanlış olan, aynı hataları tekrarlamaktır. Yoksa her yanlış bir doğruya götürür bizi.
Yaşarken aslında, karar verdikten ve eyleme geçtikten sonra, istediğimiz noktaya ulaşabilmemiz için; neleri yanlış, neleri doğru yaptığımızı fark etmemiz gerekir.
Eğer bizler bu yolculukta sonuç değerlendirmeyi yapamazsak, bir süre sonra o istek ve inancımız yıkılmaya başlar. Ve yerini hayatın bizi mecburi bıraktığı istikamet alır.
Hayat yolculuğunda, yaşadıklarımızı, hayatımıza yerleştirmeden önce, bize bir çok sinyaller gönderirler. Ama biz o kadar hızlı gideriz ki bu yolculukta, bazen kenara çekip dinlenmemiz gerektiğini fark etmeyiz. En sona doğru artık önümüze mecburi istikamet tabelası çıkıncaya kadar bunu düşünmeyiz.

Sonuçta herkesin arabasının bagajında kendi hayat hikayesi birikmeye başlar. Ve mecburi istikamette ilerlerken, gözümüz takılır bazen geride bıraktıklarımıza, yaşadıklarımıza. Ondan sonrada gittiğimiz yönde hayatın bize neler sunduğunu fark etmek için etrafımızı dört gözle seyretmeye başlarız. Ve yolumuza çıkan her park alanını değerlendirmeye çalışırız. Ama yolun üzerinde de hiçbir park alana rastlamayabiliriz, o saatten sonra.

Önceden öğrenenler, indirimli fiyatından öğrenirler.
Otoriteden öğrenenler, özgürlük bedeliyle öğrenirler.
Deneyerek öğrenenler, etiket fiyatından öğrenirler.
Yaşamdan öğrenenler, gecikme zammı ile öğrenirler.
Yaşamdan da öğrenemeyenler, boşa gitmiş yaşamlarıyla öğrenirler. "Arthur Miller"


Aynur Birkan

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 467
favori
like
share
CiCeGiM Tarih: 25.12.2008 22:44
evet bir yanli$ 2 dogruyu silerrmi$

tesekkürler konu için:3:
M.Kutsi Çil Tarih: 17.12.2008 07:47
Bazan bir yanlış,herşeyi mahveder.
MeLaNkOLiK Tarih: 12.12.2008 01:13
tesekkürler