İletken polimerler son zamanlarda büyük oranda elektrokimyanın çalışma alanını oluşturmaktadırlar. İletken polimerlerin kimyasal, biyosensor teknolojisi, enerji korunumu, ve depolamasının ilaç ve enzim faaliyetlerinde bir yeri vardır. İlk olarak elektrokimyasal polimerizasyon metodu 1900 yılında Szarvasy tarafından yapıldı [1]. Fakat Szarvasy çalışmasıyla ilgili bir çalışma yapılamadı. Rambold‘un metilmetakrilatın elektrokimyasal polimerizasyonunu 1947’de doktora tezinde ele almasına kadar [2] elektrokimyasal polimerizasyon hakkında önemli bir çalışma yapılamadı. Bu zamandan sonra 1950-70 arasında bu alanda birçok çalışma yapıldı. İletken polimerlerin ön plana çıktığı ilk önemli çalışma 1970’lerde Chiang tarafından yapıldı. Chiang poliasetilenin iletkenliğini yükseltgen dopantlarla arttırmayı başardı [3].

Önemli bir çalışma ise polipirol (PPy) üzerinde yapıldı. Pirolün ilk elektrokimyasal polimerizasyonu Bocchi tarafından 1968 yılında gerçekleştirildi [4]. Bocchi “siyah pirolü” adlı maddeyi 8 S/cm elektrik iletkenliğinde elde etti. 1979 yılında havanın neminden etkilenmeyen iletkenliği 100 S/cm olan free standing filmler hazırlandı [5]. Günümüzde PPy filmleri oda koşullarında 1000 S/cm iletkenliğine sahip olarak hazırlanabilmektedir. Polimerlerin mekanik özelliklerinin geliştirilmesinin bir diğer yoluda kopolimerizasyondur. Stanke polimetilmetakrilat üzerine pirolün graftını yayınladı [6]. Metilmetakrilat ve 2-(N-pirol) etilmetakrilat komonomerlerini pirol üzerine FeCl3 yükseltgenini kullanarak graft kopolimerini sentezlemeyi başardılar [7]. MacDiarmid, Heerger ve Shirakawa iletken polimerler konusunda önemli çalışmalarıyla 2000 yılında Nobel ödülü almışlardır.

Türkiye'de iletken polimerler konusunda da bir çok çalışma yapılmaktadır. Bunlardan önde gelenleri İTÜ, ODTÜ, Bilkent gibi üniversitelerin polimer sentez ve araştırma labaratuvarlarıdır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 574
favori
like
share