Bazı insanlarımız, annesine, babasına, kardeşlerine bile yıllarca küsebiliyorlar.

Küslük nedenini dinlediğinizde sudan sebepler olduğunu görüyorsunuz.

Allah’tan af talebinde bulunan kişinin kendisi de afvedici olmalıdır.

Bir ismi “Afüv” olan afvedici Allah’a iman edenler gönüllerinde afvı besleyip büyütmeli. Cezalandıran bakışlarla değil de, afveden bakışlarla bakmalı.

Hak yolda yürürken, yol kenarında onlara taş atan, sataşan, hakaret edenlere aldırmadan, onlara da ekmek atmaya, iyilik yapmaya, yanmasınlar diye yüreklerine imanı tebliğ etmeye devam etmeli.

Bütün sıkıntılara rağmen Hak yolun yolcusu yolundan kalmamalı. Ağız dalaşlarına dalmamalı. “Neme lazım” dememeli. Altı milyar insan “Bana lazım” demeli.

Eski sayfalara bakarak kin üretmemeli. Allah, gözümüzü hep ön tarafta yarattığından hep öne bakmalı. Arkada kalan kötülüklere geri dönüp bakmamalı. Bakarsak da af gözüyle bakmalı.

Rabbimiz Bakara 52’de buzağıya tapınan beni İsrail’i afvettiğini, Ali İmran 152’de Uhud Savaşı’ndan kaçan Müslümanları affettiğini haber verir.

Puta tapınmak, harpten kaçmak en büyük suç olduğu halde suçu işleyenler pişman olunca Allah onları cezalandırmak yerine afvediyor. Bizlerin de afvedici olmasını istiyor ve insanları afvedenler övülüyor. (Ali İmran 134) Yakınlarımızın katilini bile afvetmemiz tavsiye edilir (Bakara 178)

Rabbimiz afvedicidir, afvı sever öyle ise biz de afvedici olmalıyız. Suçluların tevbe etmelerine, özür dilemelerine yardımcı olmalıyız.

Rabbimiz, Mü’min insanı tarif ederken:

“Onlar, bollukta ve darlıkta (Allah için) harcayanlar, öfkelerini yutanlar ve insanları afvedenlerdir. Allah iyilik yapanları sever.” (Al-i İmran 134) buyurur.

İşte örneğimiz Hz. Ali; kendisine karşı kılıç çeken en yakın arkadaşları olan Talha ve Zübeyr, karşı safta öldürüldüklerinde aşağıdaki sözü söylemiş:

Hz. Ali’nin torunu Ebu Ca’fer Muhammed b. Ali el-Bakır der ki: Hz. Ali (ra) “Umarım ki, ben, Talha ve Zübeyr, Allah’ın “Biz onların göğüslerinde kinden ne varsa çıkarttık, kardeşler olarak (Cennette) koltuklar üzerinde birbirlerine karşı oturmuşlardır.” (Hicr ayet 47) buyurduğu kimseler oluruz.” dedi. (Zehebi, Tarih’ül-İslâm, M. Can tercemesi 6/214, Tarihi Bağdad 18/423; İbni Sa’d 3/113; İbni Ebi Şeybe 15/269, 282)

Kendisine kılıç çeken en yakın arkadaşları için böyle düşünen bir Allah aslanına gönül verenler ve onu örnek alanlar, akrabaları, dostları, arkadaşlarının yaptıkları ve söyledikleri nedeniyle onlara kötü söylemez ve kötü davranmaz.

Mezhep, meşrep farkı nedeniyle aralarındaki farkı düşmanlık sebebi yapmazlar.

Rabbimiz, mü’minleri överken:

“Onlardan (Muhacir ve Ensar’dan) sonra gelenler: “Rabbimiz, bizi ve bizden önce imanla geçip giden kardeşlerimizi bağışla. İman edenlere karşı gönlümüzde bir kin bırakma. Rabbimiz, şüphesiz sen şefkatlisin merhametlisin” derler.” (Haşr 10) buyurur.

Bu duayı ezberleyip devamlı okuyalım ve içimizdeki kini kurutalım.

Hemen bu gün, küs olduğunuz yakınlarınızdan biriyle barışınız. Çeşitli gruplardan olan ve de küs olduğunuz insanlara elinizi uzatınız ve “Merhaba” deyiniz.

Mahmut Toptaş

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 426
favori
like
share
M.Kutsi Çil Tarih: 16.12.2008 08:01
Yunanlıya,Moskofa da mı kin tutmayalım yani?
talha50 Tarih: 16.12.2008 02:28
cabuk küsen cabuk alingan olabiliyoruz ne yazikki
ALLAH razi olsun kardes ellerine saglik.