Kur'an-ı Kerim'de defalarca belirtildiği gibi tüm Müslümanların şeytandan ve şeytanın dostlarından sakınmaları gerekmektedir. Çünkü şeytani misyon, hem şeytan tarafından ve hem de şeytanın dostları tarafından icra edilen bir misyondur. Şeytandan sakındığımız gibi, şeytanın dostlarından da sakınmamız, bunların şeytani vesveselerine inanıp, şeytani misyonlarına aldanmamamız gerekir.
Günümüz coğrafyasında ise, şeytan ve şeytanın dostlarından sakındığımız gibi, ne tuhaftır ki "Ben müslümanım" diyen insanlardan da sakınmamız gerekmektedir!. Çünkü halkında Müslüman olan bir çok ülkede şeytanın misyonunu,
"Ben müslümanım" diyen gafiller,
"Ben müslümanım" diyen cahiller,
"Ben müslümanım" diyen hainler yürütmektedir!.
Binlerce yıldır yeryüzünü fesata boğmak için çalışan şeytan aleyhillane, ciddi bir işsizlik kriziyle karşı karşıyadır sanki!. Çünkü şeytanlık adına yapılması gerekenler, artık bu gafiller, bu cahiller ve hainler tarafından Müslümanlık adına yapılmaya başlanmıştır!.
"Ben Müslüman'ım" demelerine rağmen, İslam ve tevhid gerçeğinden bihaber olan gafillere, kızmaktan ziyade acıdığımı hissediyorum. Ancak "Ben Müslümanım" demelerine ve bir çok İslami gerçeği bilmelerine rağmen, bildikleri hakkı gizleyenler ve insanları batıla davet edenler yok mu, işte bunlar çıldırtıyor beni!.
Bu yaşına kadar şeytanı hiç görmeyen ve hiç de görmek istemeyen ben, hakkı gizleyen bu bel'amları görünce, sanki şeytanı görmüş gibi irkildiğimi hissediyorum!.
Tabi ki benim bakışımdır bu!.
İslam'dan ve tevhidden bihaber olan gafiller ise bu bel'amları el üstünde tutmakta ve bilebildikleri en yüce değerlerle kutsamaktadırlar.
Çok aziz, çok mübarek gördükleri bu bel'amlar, başlı başına bir değerdir onlar için!. Çünkü insanların istedikleri her fetvayı verebilmekte, insanların istedikleri her şeyi mübah kılabilmektedir bu bel'amlar!.
Her şeyin değiştiği günümüz dünyasında, haramlar ve helaller de değişmiştir artık!. Çünkü şeklen değişen her şey, hükmen de değişebilmekte ve şeklen değişen haramlar, hükmen mübah olabilmektedir!.
Haramların büyük çoğunluğu, on dört asır öncesinde kalmıştır artık!. On dört asır önceki Müslümanlara haram olan faiz, dünyanın değişmesi ve enflasyonun yükselmesi nedeniyle artık mübah olabilmektedir!.
Cennete inanmayan ateistler hariç olmak üzere bütün insanlara cennet vadeden bu bel'amlar, heva kaynaklı fetvalarıyla dünya yaşantısını kolaylaştırmakta, dünyayı yaşanılır bir hale getirmektedirler!.
Netice olarak, tağuti sistemlerde rahat ve huzurlu bir yaşam sürmenin biricik şartı olan bu bel'amlar, rahat ve huzur dolu bir yaşamla cennete gidivermek isteyen tüm gafillerin mübarek hocaları, kutsal önderleri konumuna gelmektedir!.
Oysa bunlar, insanları Allah'ın adıyla aldatan bu satılmışlar, aldatıcıların en tehlikeli olanlarıdır. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de bu aldatıcılar zikredilmekte ve tüm insanlar, bu aldatıcılara karşı defalarca uyarılmaktadır.


"Ey insanlar, Rabbinizden korkup-sakının ve öyle bir günün azabından çekinip-korkun ki, (o gün hiç) bir baba çocuğu için karşılık veremez ve (hiç) bir çocuk da babası için bir şeyi verebilici değildir. Hiç şüphesiz Allah'ın va'di haktır. Artık dünya hayatı sizi aldatmaya sürüklemesin ve aldatıcı(lar) da sizi ile aldatmasın." (Lokman 33)


"Ey insanlar, hiç şüphesiz Allah'ın va'di haktır; öyle ise dünya hayatı sizi aldatmasın ve aldatıcı(lar) da, sizi ile ('ın adını ve affını kullanarak) aldatmasın." (Fatır 5)


Peki, bu ilahi uyarılar, bu ilahi ikazlar dikkate alınıyor mu? Tabi ki hayır!.
Kur'an-ı Kerim'i okuyabilme yetkisini başlarındaki bel'amlara veren gafiller, bu ayeti kerimeleri bilmiyorlar ki dikkate alsınlar!.
Bu ayeti kerimeler bizden, biz Müslümanlar tarafından gündeme getirildiği zaman ise sanki ilahilik vasfını yitirmekte ve bizim görüşlerimiz gibi karşılanmaktadır!.
Allah bilir, bu ayeti kerimelerde zikredilen aldatıcılar olarak belki de bizleri görüyorlar ve bizleri "Allah'ın ayetleriyle insanları aldatan aldatıcılar!." Olarak tanımlıyorlar!.
Nitekim bazı çevrelerce, Kur'an-ı Kerim'i esas alarak bu mübarekleri (!) tenkit eden, hakka ve hakikate davet eden bizler, bu mübareklerin (!) kadr-i kıymetini bilmeyen fitneciler ve akıllarını Kur'an-ı Kerim'le bozmuş mecnunlar olarak tanımlanıyoruz!.
Sanki bunların hocalarını, bunların imamlarını değil de, her türlü eksiklikten münezzeh gördükleri Rabblerini tenkid ediyoruz!. Bu mübarek (!) hocaları tenkid etmek bizlerin ne haddineymiş!. Ki bu mübarekler, her gece rüyalarında Resulullah (s.a.v) ile birlikte oluyorlarmış!.
Fesuphanallah!.
Uyudukları zaman kiminle birlikte olduklarını bilmiyoruz!. Bildiğimiz ve gördüğümüz gerçek, uyandıkları zaman çağdaş müstekbirlerle beraber oldukları, bu müstekbirler karşısında kuyruk salladıkları ve bu müstekbirleri hoşnut etmek için Allah 'ın hükümlerini göz ardı ettikleridir.
Ve bunları, bütün bunları gördükten sonra, bu bel'amların rüyalarına ve riyalarına itibar etmemiz mümkün müdür?
Allah 'ı ve Allah'ın hükümlerini göz ardı ederek, çağdaş müstekbirleri, Yahudi ve Hıristiyan lobilerini hoşnut etmeye çalışanları Müslüman görmemiz ve doğru yolda kabul etmemiz olacak şey midir? Oysa konuyla ilgili ayet-i kerime gayet açıktır.


"Sen onların dinlerine uymadıkça, Yahudi ve Hıristiyanlar senden kesinlikle hoşnut olmazlar. De ki: "Kuşkusuz doğru yol,Allah 'ın (gösterdiği) dosdoğru yoldur." Eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların heva (arzu ve tutku)larına uyacak olursan, senin için Allah'tan ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır." (Bakara 120)


Peki bu ayet-i kerimeleri, batıl küfri sistemlerle entegre olmaya çalışan, çağdaş müstekbirleri hoşnut etmeye uğraşan kimseler bilmiyorlar mı? Onların okudukları Kur'an-ı Kerim'lerde bu ve buna benzer ayet-i kerimeler yok mu?
Hakkı bilmeden hakka (!) davet etmenin cahillik, hakkı gizleyerek batıla davet etmenin hainlik olduğunu bilmiyorlar mı?
Hem bunu niye yapıyorlar ki?


Ey kitap ehli, neden hakkı batıl ile örtüyor ve siz de bildiğiniz halde (neden) hakkı gizliyorsunuz? (Al-i İmran )


Kur'an-ı Kerim'de zikredilen bu soruyu, Rabbimiz neden soruyor?
Şanı yüce Rabbimiz, kendilerini ilahi kitab'a nisbet etmelerine ve tüm ayet-i kerimelere iman ettiklerini söylemelerine rağmen, bu yüce kitab'a bazı ayetleri gizleyen veya göz ardı eden kimselerin, bu ayetleri, bu gerçekleri neden gizlediklerini bilmiyor mu? Biliyor, elbette ki biliyor. Ancak kendileri de bilsin istiyor. Hiçbir temiz vicdanın, hiçbir temiz aklın kabul etmeyeceği bu saçma cevaba, kendi nefisleri de şahit olsun istiyor.
Evet, soruyu yineleyelim.,
Neden hakkı batıl ile örtüyor ve bildiğiniz halde neden hakkı gizliyorsunuz?
Allah 'ın ayetlerini gizlemenizin nedeni, bu ayetlerin sahibi olan Allah'ı, siyasi güçlerin düşmanlığından korumak için mi?
Hakkı, batıl ile örtmenizin nedeni, hakkın sahibi olan Allah'ı batılın sahibi olan zalimlere hoş göstermek için mi?
Siz ne yapıyorsunuz aşkına!. Kendinizin demokratlığı yetmiyormuş gibi, hükmünde eş ve ortak tanımayan Allah'ın da demokrat olmasını istiyorsunuz?
Kendinizi bir arabulucu olarak mı görüyorsunuz?
Göklerin ve yerin Rabbi olan Allah'ın kudret eliyle, yerlerin Rabbi kabul ettiğiniz zalim yöneticilerin ellerini bir araya getirip, aralarını bulmaya ve uzlaştırmaya mı çalışıyorsunuz?
Hakkı batıl ile örtme ve bildiğiniz halde hakkı gizleme nedenleriniz bunlar mı?
Evet, hakkı gizleme ve hakkı batılla örtme nedeniniz bunlar ise hepinizin kulağına usulca eğiliyor ve tüm gücümüzle şöyle haykırıyoruz,)
Lanet olsun size, lanet olsun sizin gibi Müslümanlık iddiasında bulunanlara!.
Şaşırdınız değil mi?, demokratik bir hoşgörüden uzak olan bu tavrımız, ne demokratlıkla ve ne de Müslümanlıkla bağdaştırmadınız değil mi? Çünkü sizin itikadınıza göre Müslümanlar beddua etmez, Müslümanlar lanet okumaz!. Müslümanlar sadece hayır duada bulunurlar. Yediden yetmişe, kafirden facire, herkese dua ederler!
Allahın 'ın rahmetini, Allah'ın mağfiretini, dil, din, ırk farkı gözetmeksiniz, herkese dua ederler!.
Alemlerin Rabbi olan Allah'dan zalimlere sıhhat ve afiyet, mazlumlara sabır ve selamet dilerler!.
Ve şanı yüce Rabbimiz de, kendisinden daha merhametli, daha hoşgörülü olan bu şaşkınların dualarını kabul eder öyle mi?
Tartışmaya hiç gerek görmüyor ve söz konusu lanetimizi yüzlerce kez, binlerce kez tekrar ediyoruz!.
Ve sonra soruyoruz, kutsadıkları bel'amlığa ve tüm bel'amlara bu şekilde lanet okumamıza kızanlar, acaba aşağıdaki zikredilen lanet edicilere de kızacaklar mı?


"Apaçık belgelerle indirdiklerimizi ve insanlar için Kitap'ta açıkladığımız hidayeti gizlemekte olanlar; işte onlara, hem Allah lanet eder, hem de lanet ediciler lanet eder." (Bakara 159)

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 489
favori
like
share