Küba ülkesi şimdi farklı bir ritimle dans ediyor. İlk başlarda bu ritme ayak uydurmak zor olabilir çünkü Sovyetler Birliği’nin çöküşü üzerine değişik fikirlerin olduğu bu bölgede 40 yıllık ambargo vardı. Eğitim, yiyecek, sağlık ve iş olmasına rağmen birçok insan hala Kübalıların ne hissettikleri ve düşündüklerini özgürce dile getiremediklerini savunuyorlar.

Neyse ki, 90larda küresel turizmi kucaklamasından bu yana Küba bir değişim geçirdi. Bu günlerde kiralık odaları olan özel evlerde kalmak veya popüler ismiyle “casa particular”, her yolcuya veya turiste, sıradan bir Kübalının hayatına dair bir fikir sunuyor. Bu eylem aynı zamanda, bir zamanlar Kübalı olmayanlar için erişilmez veya yasak olan şeylerin de kapısını açıyor.

Tarih

Cristopher Columbus 27 Ekim 1492’de Küba’ya ayak bastı. Christopher Küba’nın Kuzeydoğu kıyılarında 40 gün boyunca seyahat etti. Adayı bereketli topraklardan, ona değersiz şeylerle takas ettiği altın, pamuk ve diğer mallar sunan saf ve barışçıl yerlilerden oluşan bir yer zannetti. 1494’te Columbus ikinci bir keşfe çıktı ve burada yaşayan birçok yerli olduğunu gördü.

Böylece, bundan yola çıkarak, adadaki yerleşimin ilk göçlerden önce, 4 bin yıldan uzun bir süre önce başladığı çıkarımı yapılabilir. İlk göç kafilesi Kuzey Amerika’dan, Florida üzerinden gelmiş ve diğerleri de Antilerdeki Orinoco Irmağı üzerinden gelmiştir. İspanyol fethi başladığında adada yaklaşık 100 bin kabile mevcuttu. Bu kabileler kültürel ve sosyal gelişmişliklerine göre farklı derecelere ayrılıyorlardı. En eski kabile 15. yüzyıl sıralarında kayboldu ve balıkçılık ve toplayıcılıkla yaşamlarını sürdürdükleri varsayıldı. Ayrıca ilk aletlerini de deniz kabuklarından yapmışlardı. Bu sırada gelişmiş gruplar avcılık ve balıkçılığa yoğunlaşıp casaba, tapioca ve biraz korumadan sonra uzun süre dayanan diğer tohumlarla tarımla uğraşıyordu.

Küba aynı zamanda 1850’de başlayan ve 50 yıl devam eden isyanıyla İspanya’dan bağımsızlığını kazanan son kolonidir. Küba bağımsızlık savaşı 10 Ekim 1868’de başladı. Kötü şekilde silahlanmış ve cepheye sürülmüş birlikler, hiç para almadan savaştılar. Bu, Küba’nın geçirdiği zorluklardan sadece biriydi. Ne var ki, bugün, hala tarihinin bir izini taşısa da gülümseyen Kübalıların yüzleri daha rahat seçiliyor; özgürlük ve bağımsızlığı yansıtan gülümsemeleriyle.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 380
favori
like
share
eVrENSeL Tarih: 17.12.2008 16:25
KUBA deyınce aklıma Fiedel Castro ve CHe gelır
paylasım guzel emegııne saglıkk