Bir anda uykudan kalktim çok ilginç bir ışık gördüm ama odanın ışığı kapalıydı. Bir baktım saat 3 gece facir vakti. Peki gördüğüm bu kadar ışık nerden? Birden şaşırıp kaldım baktım ki elimin yarısı duvarın içinde hemen elimi çıkardım korku içinde oturup elime bakıyordum tekrar elimi duvara dogru uzattım yine elim duvarın içine giriyordu! Bir gülümseme sesi duydum. Yüzümü kardeşime dogru çevirdim, yatıyordu. Korku içinde yatağımdan kalkıp kardeşimi uyandırmaya gittim ama cevap vermedi. Annemin odasına doğru gittim, babamı uyandırmaya çalıştım. Birilerinin bana cevap vermesini istiyorum ama kimse cevap vermiyordu. Annemi uyandırmak üzereyken, baktım ki annem uykudan uyandı. Uykudan uyandı ama benimle konşmuyordu. Bismillahirrahmanirrahim diyordu ve tekrarlıyordu. Babamı uyandırdı, kalk kalk bir bakalım çocuklara dedi annem. Şimdi zamanımı bırak uyuyayim yarın ola hayrola dedi babam. Ama annemin israrı üzerine babam kalkıverdi şaşkınlık içerisinde beraber odamıza doğru geldiler. Başladım bağırmağa, anne, baba ama hiç birisi cevap vermiyordu. Annemin elbisesini çekiyor beni dinlemesini istiyordum ama annem beni hissetmiyordu. Başladım annemin arkasından yürümeye ta bizim odaya kadar. Odamıza girdi ve ışıkları açıverdi ama benim için fark etmiyordu çünkü benim için her taraf ışıktı. Tam o sırada çok ilginç bir şeyle karşılaştım kendi vücüdumu gördim. Evet kendi vücüdumu. Oturup kendi kendimi seyredıyordum, iki taneydim. Kendi kendime soruyordum kimdir bu acaba? Nasılda bana benziyor. Başladım kendi kendimi uyandırmaya, bu kabustan kurtulayım diye ama uyanamadım. Babam dedi ki bak yatıyorlar işte hadi yerimize gidelim. Ama annem sakin olamadı ve benim uyuduğum yatağa doğru gelerek. Beni uyandırmaya başladı kalk Muhammed kalk bana cevap ver ama cevap veremiyordu. Bir kaç defa uğraştı ama yok. Birden baktım ki babamın gözlerinden yaşlar dökülüyor. O babam ki şimdiye kadar onun göz yaşlarını görmemiştim. Bağırışmalar başladı oracık yerden.. Kardeşim uyandı ve sordu ne oldu diye. Annem ona bağırarak, abin Muhammed ölmüş diye çok acıklı bir şekilde ağlıyordu. Bağırmalar fazlalaştı. Anneme giderek, anne ağlama ben burdayım bak bana ama kimse bana cevap vermiyordu, neden? Oturup bağırmaya başladım, burdayım bakın işte. Ama kimse cevap vermiyordu. Başladım bağırmaya ya rabbi, ya rabbi ne olur beni bu rüyadan ve olduğum durumdan kurtar. Uzaktan bir ses duydum ve geldikçede yükseliyordu. Bu ses Allah'u Teale'nın bir ayeti idi:

Andolsun sen bundan gafletteydin, derhal biz senin perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün keskindir.

Birden iki kişi beni tuttular, ama insan değillerdi. Çok korktum. Başladim bağırmaya, bırakın beni, siz kimsiniz? Ne istiyorsunuz? diye. Kabire kadar senin gardiyanlarınız dediler. Ben ölmedim, daha yaşıyorum dedim. Neden beni kabire götürüyorsunuz? bırakın beni!! Ben hissediyorum, konuşuyorum ve görüyorum, ben ölmedim. Bana gülümseyerek cevap verdiler. Dediler ki; Ey insanlar sizler çok ilginç yaratıksınız, sanıyorsunuz ki ölüm hayatın sonudur ama bilmiyorsunuz ki asıl olan sizin yaşadığınız hayat bir rüyadan ibaret olup öldüğünüz zaman uyanıyorsunuz. Beni kabire doğru çekiyorlardı hala yoldayken baktım ki benim gibi insanlar ve yanlarında da aynı o iki yaratıktan var, kimi ağlayor kimi gülüyor ve kimi ise bağırıyordu. Onlara sordum neden böyle yapıyorlar? Dediler ki; bu insanlar şaşkınlık içerisindeler, nereye gittiklerini biliyorlar, kimisi dalalettedir. korku içinde sözlerini keserek sordum. Ateşe gidiyorlar mi yani? Evet dediler. Konuşmalarına devam ederek, o gülenler ise cennete gidiyorlar. Hemen sordum onlara, peki ben nereye gidecem? Dediler ki, sen bazen iyi gidiyordun, bazende kötü bazen tövbe edip ertesi gün günah işliyordun ve izlediğin yol tam olarak belli değildi ve hep öyle yitik kalacaksın sözlerini korku içerisinde keserek sordum yani ben ateşemi gidiyorum yoksa? Onlarda, Allahın rahmeti geniştir ve yolculukta uzundur dediler. Yüzümü çevirdim korku içerisinde baktım ailem, babam, amcam, kardeşlerim ve akrabalarım hepsi bir sandık içinde beni taşıyorlardı. Onlara koiarak gittim ve onlara dedim ki benim için dua edin lütfen. Ama kimse bana cevap vermiyordu. Kimi ağlıyordu kimi ise hüzünlüydü. Kardeşime giderek, dikkatli ol dünyanın fitnesi seni kandırmasın. Beni duymasını çok isterdim. O iki melek beni kabirdeki cesedimin üzerine bağladılar. Baktım ki babam toprak atıyor üzerime. Kardeşlerimde topak atıyor. Ordaki insanlar hepsi üzerime toprak atıyordu. Dedim ki, ahh keşke onların yerinde olsaydım Allaha tevbe etseydim dün sabah namazımı kılsaydım. Keşke her gün rabbime dua etseydim. Keşke her gün tevbemi yenileseydim. Keşke kötülüklerden uzak dursaydım. Başladım bağırmaya, ey insanlar dikkatli olun dünya hayatı sizleri kandırmasın. En azından birisinin beni duymasını çok isterdim. Peki sen beni duyuyormusun?

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 457
favori
like
share
M.Kutsi Çil Tarih: 28.12.2008 20:04
Samanyolu televizyonunda bir proğram vardı,Büyük Buluşmaydı galiba adı,bana onu hatırlattı.
Terakkiperver Tarih: 20.12.2008 21:52
Hakan kardeş,paylaşımlarınız için teşekkür ederim.Bu mesajınız bir alıntı mı,yoksa bir rüya mı, nedir?..Onu yazmamışsınız..Bu eğer rüya ise size mi aittir?..Merak ettim de,sorayım dedim...
Çok güzel bir anlatım olmuş..Elinize sağlık...
Dua ediniz ki bunlar gerçekleşmemiş...Yoksa haliniz ve halimiz perişandır..
Allah bizi gaflet uykusundan uyandırsın(Amin)

Selametle...
by_KaRizMa Tarih: 20.12.2008 21:48
emeklerine sağlık güzel insan