Müttakiler güvenli bir yerde; bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. İnce ipekten ve parlak atlastan giyinerek karşılıklı otururlar. Böylece biz onları, siyah iri gözlü hûrîlerle evlendirmişizdir. Duhan : 54

Müttakilere kurtuluş, başarıya ulaşma, bahçeler, bağlar, göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar ve dolu dolu kadehler vardır. Nebe : 31-34

Biz ceylan gözlüleri defterleri sağdan verilenler için inşa etmişiz yeniden yaratmışızdır. Onları bâkire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır. Vâkıa 35-38

İşte dünyada iken hayatını Allahın emir ve yasaklarına uygun olarak düzenlemiş, Onun rızasını kazanmak için her türlü sıkıntı, eza ve cefaya katlanarak dininden asla taviz vermemiş, müstekbirlere boyun eğmemiş, her zaman zulme ve zalimlere karşı baş kaldırmış salih ve mutlu kullara Allahın ikramı...

Orada huyları güzel, yüzleri güzel kadınlar vardır. Rahmân : 70

Orada utangaç bakışlı öyle kadınlar vardır ki, bundan önce kendilerine ne bir insan ne de bir cin dokunmamıştır. Rahmân : 56

Kadının en önemli özelliği onun hayası ve iffetidir. Bu yüzden Allahu Teâlâ cennet nimetlerini açıklarken kadının güzelliğinden önce hayasını ve iffetini zikretmiştir.
Yukarıdaki ikinci âyetten, Cennette cinlerden salih erkeklerle salih kadınları da olacağı anlaşılıyor. Bu kadınlar, tıpkı insanlardan saliha kadınlar gibi, cinlerden erkeklere eş olacaklardır. Nitekim onlara daha önceden hiçbir erkek dokunmamış olacağı gibi, insanlardan salih kadınlara da hiçbir erkek dokunmamış olacaktır.
Burada önemli nokta..
Dünyada iken iman etmiş ve salih kullar sınıfına girmiş kadınlar hûrîlerden de üstündürler. Çünkü onlar bir taraftan şeytanlarıyla, diğer taraftan nefisleriyle mücadele etmek zorundadırlar. Onlar, bu mücadelede galip gelerek, Hakk'ın rızasını kazanmış ve Cennete girmeyi hakketmişlerdir. Hûrîler ise kendi amelleri dolayısıyla cennete girmiş değiller. Allah onları, diğer nimetler gibi Cennet ehli için yaratmıştır.
Peygamberin aşağıdaki hadisi bunu teyid etmektedir.

Ümmü Seleme, Peygambere bir gün Ya Rasûlüllah! dünyada ki kadınları mı, yoksa Cennetteki hûrîler mi daha iyidir? diye sorar. Rasûlüllah Dünyadaki kadınların üstünlüğü, yüzün astara üstünlüğü gibidir diye cevap verir. Ümmü Seleme Niçin deyince O, şöyle cevap verir Dünyadaki kadınlar namaz kıldıkları, oruç tuttukları ve birçok ibadetlerde bulundukları için Tabarânî: Mevdûdî Tefhîmül Kurân VI. 81

Selam Dua İle..
KONAMI

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 3714
favori
like
share
a-yan Tarih: 04.01.2009 18:11
Helal olsun konami kardeş bazen kalpte olan manayı yazıya dökerken eksik kelime kullanınca yanlış mana ortaya çıkabiliyor buda taraflar arasında kırgınlığa kavgaya bazen ölümle sonuçlanan olaylara sebebiyet verebiliyor. Asiyan kardeş seninle anlaşmak ne zor ben {sen niye cennette huri olacağına inanmıyorsun } diye bir cümle sana kullandım mi ki kullanmadım. Benim sıkıntım o yazıyı yazanla idi o da konami kardeşin açıklaması ile halloldu Inşellah Allaha hamd olsun imanlarımızda şek ve şüphe yok zaten bazen kalbe gelen şüphenin kaynağı nefs ve seytandır tam ilmine vakıf olamadığımız konular şeytan için en zayıf yerlerimizdir şeytan her zaman o yerlerden kalbimize vesvese verir böylece nice alımı yoldan çıkarmıştır Allah düşmanlarımıza karşı bize yardım etsin işimiz zor selam ve dua ile
KONAMI Tarih: 03.01.2009 23:48
A.S Kardeşim a-yan hakkını helal et ben yanlış yorumlamış..
Aşiyan kardeşim şüpheden yana tam anlatıma ihtiyacı var inşaallah. Kendisini az çok tanırım İman ve hakikat konusunda şüpheleri yoktur.
Bence konuya en başından başlamak lazım yani Cennet tam anlamı ile anlatmak lazım yani oradaki gerçek müslümanları bekleyen sırf huriler değil yada tek huri meselesi ile bunu açıklamak yanılgı olur..

Cennet
İman edip, dünya ve ahirete ait işleri, kulluk vazifelerini elden geldiği kadar güzel bir şekilde yapan temiz ve müttakî kişiler için hazırlanmış bir huzur ve saadet yurdudur.

Cennet takva sahiplerine uzak olmayarak yaklaştırılmıştır. İşte size vadolunan, gördüğünüz şu Cennettir ki, O, Allahın taatına dönen onun hudud ve ahkâmına riayet eden çok esirgeyici Allaha bütün samimiyetiyle gıyâben saygı gösteren, hakkın taatına yönelmiş bir kalble gelen kimselere aittir. Kâf : 31-33

Tövbe edenler, iyi amel ve harekette bulunanlar öyle değil. Çünkü bunlar hiç bir şeyle haksızlığa uğratılmayarak Cennete çok esirgeyici Allahın kullarına gıyâben vad buyurduğu Adn Cennetlerine gireceklerdir. Onun vadi şüphesiz yerini bulacaktır. Orada selâmdan başka boş bir söz işitmeyeceklerdir. Orada sabah, akşam rızıkları da ayaklarına gelecektir. O, öyle Cennettir ki biz ona kullarımızdan gerçekten müttakî olanları vâris kılacağız. Meryem : 60-63

Kısaca şöyle diyelim. Cennet, bu dünyada yapılan iyiliklerin ahirette Allah tarafından verilen karşılığıdır. Cennetin nimetlerine bakarsak

Adn Cennetleri vardır ki altlarından ırmaklar akar. Onlar orada ebedî kalıcıdırlar. İşte günahlardan temizlenenlerin mükâfatı. Tâhâ : 76

Altlarından ırmaklar akan, birbiri üzerine bina edilmiş yüksek köşkler Zümer : 20

Türlü ağaç ve meyvalara, akar kaynaklara, görünüş ve kokusu güzel, isteyenlerin yanına kadar sarktığından koparılması kolay, türlü bol meyvelere sahip Rahmân : 58-54

Onlara Cennette bir meyve içlerinin çekeceği bir et verdik vereceğiz. Tûr : 21

Canların isteyeceği ve gözlerin hoşlanacağı ne varsa, hepsi oradadır. Siz de orada devamlı olarak kalacaksınız. İşte bu, sizin çalıştığınız ameller sebebiyle mirasçı kılındığınız Cennettir. Sizin için orada çok meyveler vardır, onlardan yiyeceksiniz. Zuhruf : 71-73

İşte bu yüzden Allah onları o günün fenâlığından esirger. Yüzlerine parlaklık, gönüllerine sevinç verir. Sabretmelerine karşılık onlara Cenneti ve oradaki ipekleri lütfeder. Orada koltuklara kurulmuş olarak bulunurlar. Ne yakıcı sıcak görürler orada, ne de dondurucu soğuk. Ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkar; kolayca koparılabilen meyveleri istifadelerine sunulur. Yanlarında gümüş kaplar ve billür kaselerle, gümüşî beyazlıkta billûr gibi şeffâf kupalarla dolaşılır ki Cennet sakinleri bunlara dolduracakları Cennet şarabını Cennetteki insanların iştahları ölçüsünde tavin ve takdir ederler. Onlara orada bir kâseden içirilir ki karışımında zencefil vardır. Bu şarap orada bir pınardandır ki adına Selsebil denir. Cennettekilerin etrafında öyle ölümsüz genç nedenler dolaşır ki, onları gördüğünde kendilerini etrafa saçılıp dağılmış inciler sanırsın. Ne yana bakarsan bak, yığınla nimet ve ulu bir saltanat görürsün. Üzerlerinde ince yeşil ipekli, parlak atlastan elbiseler vardır. Gümüş bilezikler takınmışlardır. Rableri onlara tertemiz içecekler içirir. Onlara: İşte bu sizin işlediklerinizin karşılığıdır, çalışmalarınız şükre değer denir. İnsan : 11-22

Şimdi hadisleri incelersek

Cennetin gümüş ve âltın kerpiçten yapıldığını, harcının misk, taşlarının inci ve yakut olduğunu, oraya girenlerin bolluk ve refâh içinde, üzüntüsüz ve kedersiz yaşayacağını ebedî kalacaklarını, ölmeyeceklerini, elbiselerinin eskimeyeceğini ve gençliklerinin yok olmayacağını ifade eder et-Tâc

Esas gözden kaçırmayacağımız en önemli bizi baş edilen cennet nimetine bakalım..
Ehli Sünnet inancına göre müminler Cennette Allahı görecekler, bu onlar için en büyük nimet olacaktır.

O gün Rablerine bakan terü tâze ışık saçan yüzler vardır. Kryame : 22-23

Siz gerçekten tıpkı şu ayı gördüğünüz gibi Rabbinizi gözle açıkça göreceksiniz. Onu görmekte haksızlığa uğramıyacak, izdihâma düşmeyeceksiniz. Buhârî : Mevâkıt 16 26

Cennet nimetlerini böylece açıklamış olduk ayet ve hadislerin ışığından inşaallah bir şüpheye maal verecek birşey kalmamıştır..
Selam Dua İle.

KONAMI
Asiyan Tarih: 03.01.2009 23:46
a-yan huri var bu kesin şüphem yok ayetlerlede sabit benim kafamı karıştıran daha başka şeyler size bunu anlatmak istedim ama anlamadınız benimde hergün okuduğum surelerde geçiyor bu ayetler rahman ve vakıa ve her okuyuşta türkçe mealinide okuyorum ne okuduğumu bilmek için siz inkar ettiğimi falan sandınız sanırım
a-yan Tarih: 03.01.2009 16:29
Konami kardeş bilgi konusunda üstünlük taslamak ve sınamaktan Allaha sığınırım.ilim amel içindir. Allah katında üstünlük amel iledir ben de yazardım derken cümleyi eksik bıraktım galiba Asiyan ve Nerqish hanımın ikna olması açısından Allah senden razı olsun konuyu çok güzel izah etmişsin buna rağmen Asiyan kardeşin yazısını olursan hala sanki biraz şüphesi var gibi bir ifade kullanmış
ceyerd Tarih: 03.01.2009 16:27
KONAMI Tarih: 03.01.2009 15:22
A-yan adlı arkadaşım ben şunu anlamadım ben yazardım sizi bekledim derken.. Sen kendini bizden bilgili falanmı sanıyorsun yada herşeyi sen biliyorsunda bizi sınavamı tabi tutuyorsun anlamadım.
ADALI Tarih: 03.01.2009 11:12
Yüreğine sağlık kardeşim.
tuana03 Tarih: 03.01.2009 10:26
Allah razı olsun...
a-yan Tarih: 03.01.2009 06:04
Allah senden razı olsun Konami kardeş benim baştan beri mücadele ettiğim görüşü sen fazla yoruma kaçmadan çok güzel ifade etmişsin zaten ehli sünnetin görüşü de bu bende yazardım ama sizden birisinin yazmasını bekledim. Yalnız{ ya Rasulullah} değil ya ya Rasulellah olacak çünkü nidadan sonra gelen munada izafetse muzafın sonu fetha olur.Asiyan kardeş sende tam manasıyle ikna olmamış gibi kapalı bir cümle kullanmışsın benim asıl şaşırdığım Nerqish hanımın yazdığı yazdığı yazıya karşılık bu kadar yorum getirdiğimiz halde çıkıp bir kere olsun kendini savunmaması selam ve dua ile