Değişen İsveç'in devinen sözlüğü

Sosyal yaşamdaki yeni olguları, siyaset dünyasında ya da ekonomik ilişkilerde karşılaşılan farklı durumları açıklamak için yepyeni kavramlar türetiliyor.
İsveç bu konuda en disiplinli çalışan ülkelerden biri. 1786'da kurulan İsveç Akademisi'nin başlıca görevi İsveç dili üzerine çalışmak.

Nobel Edebiyat Ödülü seçici kurulu görevini de yürütmekte olan Akademi, her yıl sözcükler dizinine yeni kavramlar ekliyor.

İletişimi sağlayabilmek için belirli konularda uzmanlar tarafından geliştirilen kavramlar ya da halk arasında belirli durumları tanımlamak için türetilen sözcükler arasından konseyin İsveççe sözlük dizinine aldıkları arasında bu yıl finans krizi ve iklim sorunuyla ilgili olanlar ağırlıkta.

Bu yıl İsveççe söz dizinine alınmak üzere seçilen sözcüklerden biri de "burkini".
Türban'ın yaygınlaşmasıyla birlikte bazı Müslüman kadınların denizde kullandıkları uzun kollu ve uzun paçalı kıyafet bundan böyle
Akademi yetkililerine göre "burkini", Afganlı kadınların başlarını tümüyle kapadıkları burka ile bikininin uygun bir sentezi.

"Finans erimesi"

2008 tıpkı 1929 gibi, ileride finans krizinin patladığı yıl olarak hatırlanacak.
Yılın en çok konuşulan konusu finans krizi olunca, değişen durumları açıklayıcı sözcüklere de gereksinim duyuldu.

Uzmanlara göre "kriz" tanımlaması bugünkü durumu açıklamaya yetmiyor. Krizden daha derin, daha çetrefilli bir durum yaşandığından durumu açıklamak için nükleer santral reaktöründe çekirdeğin erime aşamasını tanımlamak için kullanılan sözcükten hareketle "finans erimesi" ya da "finans infilakı" (finanssmälta) diye Türkçe'ye çevirebileceğimiz bir sözcük türetildi.


Finans kriziyle bağlantılı olarak hayatımızın akışı da değiştiğinden, değişen durumlar için de yeni tanımlamaların gereksinimi doğdu.
Örneğin İsveçlilerin önemli bir bölümünün, aile bütçesindeki sarsıntı nedeniyle 2009'daki yaz tatili programlarını değiştireceği anlaşıldı.

Seyahat yerine tatili evde geçirme bundan böyle "hemester" olarak tanımlanacak. Ev ve tatil sözcüklerinin birleştirilip kısaltılmışından türetilen bu sözcüğün İngilizcedeki karşılığı da ''staycation''.

Gene finans infilakıyla birlikte ikinci el giyim eşyasına ilgi arttığından İngilizce'deki ikinci el alışveriş için kullanılan "frugalist" sözcüğü "frugalista" olarak İsveççe'de de kullanılmaya başlandı.

"Al Gore baharı"

2008'in en çok konuşulan konularından biri de iklim değişikliği ve küresel ısınmaydı. İklim değişikliğinin yol açabileceği felâketler üzerine korku senaryoları yaratmak, tartışmaları korkudan hareketle yürütmek bundan böyle "klimatizm" olarak adlandırılıcak.
Gene iklim değişikliğine bağlı olarak mevsimlerdeki düzensizlikler için de yeni bir tanımlama geliştirildi. Küresel ısınma nedeniyle kış mevsimlerinin kısalışı, baharın erken gelişi, ılık havalar, çevreci çalışmalarıyla Nobel ödülü kazanan eski ABD başkan yardımcısı Al Gore'e ithafen "Al Gore Baharı" olarak tanımlanacak.


Sözünü ettiğimiz bütün bu sözcükler 1 Ocak'tan bu yana İsveç Akademisi'nin sözcükler dizinine alınanlardan sadece birkaçı.
Bu arada İsveçli gençlerin, Türk arkadaşlarından öğrenerek yaygın olarak kullandıkları ''gız'[/swf2][swf3]'parra'[/swf2][swf3]'birra'' sözcükleriyle; Türkiye'de argo dilinde ''aynasız'' denilen polise İsveç'te gençler arasında takılan ''ayna'' adı Akademi'nin kapılarını zorlasa da henüz resmî sözlüğe girmeyi başaramadı.

Osman İkiz
Stockholm



Pasted from

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1283
favori
like
share
PaylasiM-User Tarih: 06.02.2009 20:45
Paylaşım İçin Teşekküler Ellerin Dert Görmesin