]--Meltem iki sene önce eşini kaybetmiş çok güzel bir bayandı. İki çocuğuyla hayatta yanlız kalmıştı. Çocuklarına çok düşkündü. Onlara babasının yokluğunu aratmamak için elinden geleni yapıyordu. Eşinden kalan birkaç mal varlığıyla birde ailesinin desteğiyle iki çocuğunu okutuyordu.

--Meltem boş vakitlerini psikoloji ve doğa üstü güçleri içeren kitapları okuyarak geçirirdi.Çocuklar akşamları erken yatardı. Meltem geceleri kitaplarla haşır neşir olur. Biri biter. Birine başlardı. Tek eğlencesi kitaplardı.
Bir gece çocuklar yine erken yatmışlardı. Meltem'de doğa üstü güçleri içeren bir kitap okuyordu. Birden kafasını kaldırıp karşı koltuğa bakma ihtiyacı duydu. Karşısında yakışıklı bir bey oturuyordu. Birden sanki soluğu kesilmişti. Ne yapacağını bilemez haldeydi. Ne diyeceğini nasıl hareket

edeceğinide bilmiyordu. Zoraki bir şekilde.
--Sende kimsin diye sordu.

--Benim ismim Garip sakın benden korkma. Sana hayat hikayemi anlatacağım. Dedi.
Meltem büyük bir şok geçiriyordu. Kekeliyerek.

--Peki anlat dedi.

--Ben Çanakkale harbinde şehit oldum. Aslen Maraşlıyım. Eşimi ve iki çocuğumu memlekette bırakıp savaşa katıldım. Gemide görevliydim.
Gemimiz büyük bir darbeyle suya gömüldü. ben de şehit oldum dedi. Bu
evin altında yatıyorum. Sen çok iyi birisin. Sana yardım için burdayım. Dedi.
Meltem ne diyeceğini bilemez haldeydi. Ben senden korkarım üstelik çocuklarım da korkar. Ben seni istemiyorum. Dedi.

--İmkansız ben seni seçtim. Seni bırakmam dedi. Çocuklarında beni göremez.
Sonra birden kayboldu. Meltem ne yapacağını bilmiyordu. Şaşkındı.

--Herhalde bana öyle geldi. Kitapların tesirinde kaldım diye düşündü.
Ertesi gün çocuğu ateş içinde eve geldi. Çocuğuna ilaç verdi ve yatırdı.
Üzerinide yorgan ve battaniyeyle sıkıca örttü. Gece birara uyandı. Çocuğun
ateşine bakmak için odasına girdi. Birde ne görsün. Yorgan ve battaniye
güzel bir şekilde katlanıp çocuğunun ayak ucunda duruyordu. Bir anlam
veremedi. Çocuğunda ateşi düşmüştü. Tekrar gidip yattı. Sabah çocuğu
neşeli bir şekilde kahvaltısını yapıyordu.

--Anne gece benim yanımda bir amca yatıyordu. Biliyormusun diye annesine söyledi.

--Kızım sen rüya görmüşsündür. diye kızına biraz sitemli bir şekilde cevap
verdi.

Meltem artık Garip'in evde dolaştığını görüyor onunla konuşuyordu.

--Meltem banyoya benim için havlu koy. Ve hergün değiştir diyordu.
Çünkü her ezan okunduğunda abdest alıyordu. Meltem'de Garip' e alışmıştı.
Gece olduğunda Garip güzel sesiyle yasin okuyordu. Garip Meltem'in kendisini sevmesini istiyordu. Bazı geceler uyandığında onun yanında yattığını görüyordu. Buda hoşuna gitmiyordu. Garip' e.

--Hayır ben kocamı seviyorum diye cevap veriyordu.

--Ama o senin kıymetini bilmedi. Devamlı seni aldattı. Senelerce seni üzdü dedi.

--Biliyorum ama ben kocamı çok sevdim. Halada seviyorum dedi.
Onun şehit kılığına girmiş bir cin olduğunu anlamıştı. Bu konuda da çok kitap okumuştu.

--Ben seni istemiyorum. Git bu evden dedi.
Ne dediyse gitmiyordu Garip. Meltem'in yaşlı bir komşusu vardı. Olanları
ona anlattı.
Kızım sana verdiğim şu duaları gece olduğunda oku. Dedi. Meltem gece duaları okudu. Gece kulağına acı çeken birinin sesi geliyordu. Bu Garipti.

--Git istemiyorum. Diye kendi kendine konuştu. Uyumuştu.

--Birbirini kovalıyan günlerde Garib'e rastlamadı. Artık bir nefes almış huzurlu bir şekilde evinde oturuyordu. Her akşamda aynı duayı okuyordu.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 281
favori
like
share
M.Kutsi Çil Tarih: 08.01.2009 20:23
İnsan Ruh ve Cin diye bir kitapta okumuştum.Bu tip konularla uğraşanların başı dertten kurtulmuyormuş.Hatta insanlar bazen cinlerin emrine bile giriyormuş.