BULUVEY denemeğinize sağlık bu güzel paylaşımlarınız için

anlamak istiyenlere cok şeyler veriyo tabiki istiyene

Sağolasın kardeşim.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 979
favori
like
share
ADALI Tarih: 03.02.2009 19:35
Teşekkür ederim kardeşim :107:
Kıymık Tarih: 10.01.2009 15:37
İşgal devletinin, insanları topluca katlederek Filistin direnişini yıldırma, korkutma ve teslim olmaya zorlama taktiği karşısında harekete geçmekten kaçınan BM Güvenlik Konseyi, onun direniş karşısında ciddi kayıplar vermesi ve sarsıntıya uğraması üzerine harekete geçerek acil karar çıkardı. Burada aynen 2006 Temmuz'unda Lübnan'a yönelik saldırıda izlenen stratejiye başvurulduğunu görüyoruz. Bu gerçeği sadece biz söylemiyoruz. Pek çok yorumcu dile getirdiği gibi bizzat BM Genel Kurulu Başkanı Miguel d'Escoto da vurguladı


İnsanlık Gazze ahalisine layık görülen vahşet ve bu vahşetin sebep olduğu büyük facia karşısında imtihandadır. Hiç kimse böyle bir vahşet karşısında kendini sorumluluktan müstağni göremez. Herkes ne yapabileceği üzerinde düşünmeli ve bir şeyler yapmanın yollarını araştırmalıdır. Eğer oradaki facianın sona erdirilmesi için çevresinde bir şeyler yapıldığından haberdar oluyorsa yapılanlara destek vermelidir.


Filistin halkı ve bu halkın bir parçası olan Gazze ahalisi meşru bir mücadele içindedir. Haklı bir dava için mücadele etmektedir. Kimse bu halkın haklı davasından vazgeçmesini, meşru haklarından taviz vermesini, işgal edilmiş yurdunu Siyonist işgalcilere peşkeş çekmesini beklememeli. Bütün zorluklara rağmen bu davasına sahip çıkma konusundaki kararlılığını sürdürecektir. Dolayısıyla bu tür baskılarla, insanlık dışı ablukalarla, ambargolarla Filistin halkının haklı davasından vazgeçeceğini bekleyenler yanıldıklarını göreceklerdir inşaallah.
ADALI Tarih: 10.01.2009 11:09
BULUVEY denemeğinize sağlık bu güzel paylaşımlarınız için

anlamak istiyenlere cok şeyler veriyo tabiki istiyene

Sağolasın kardeşim.
BULUVEY Tarih: 09.01.2009 23:18
emeğinize sağlık bu güzel paylaşımlarınız için

anlamak istiyenlere cok şeyler veriyo tabiki istiyene
a-yan Tarih: 09.01.2009 21:56
Deli balta ve Gamli kardeşler maşallah hiç uşenmeden bize kapalı olan konuları araştırıp yazıyorsunuz elinize dilinize sağlık Allah sizden razı olsun
gamLı Tarih: 09.01.2009 21:24
Yukarıdan aşağıya doğru tarihleriyle sıraladığımız bu anlaşmalar içinde en çok yankı uyandıran, Çiller Hükümeti zamanında 23.02.1996 tarihinde Türkiye ile İsrail arasında imzalanan Askeri Eğitim İşbirliği Anlaşmasıdır. Çokları bu anlaşmanın REFAHYOL Hükümeti zamanında imzalandığı düşüncesiyle eleştiri oklarını Refah Partisi’ne de yöneltmişlerdir. Bu eleştirilerin tamamen yanlış adrese yöneltilmiş olduğu M. Ali Birand’ın 22.06.1996 tarihli yani REFAHYOL Hükümeti kurulmadan önce Sabah Gazetesi’nde yazmış olduğu aşağıdaki yazıyla sabittir
“Türkiye’nin İsrail ile Askeri İşbirliği Anlaşması yapması eskiden beri Türk Amerikan ve İsrail Genelkurmayları’nın rüyalarından biriydi… Türk ve İsrail Genelkurmay Başkanlıkları arasında görüşmeler başlatıldı. Dışişleri Bakanlığının da fikri alındı ve bir sakıncası olmadığı işareti geldi. Ayrıntılar iki ülkenin askerleri tarafından kağıda döküldü ve kimselere haber verilmeden imzalandı. Eğer Savunma Bakanı kazara ağzından kaçırmış izlenimi veren bir açıklama yapmasa daha bir süre kimse farkına dahi varamayacaktı… İkinci adım eğitimin ötesinde iki ülkenin tam bir askeri işbirliğine girmeleri, ortak manevralar ve ortak stratejiler üretmeleri olabilirdi… Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir, Amerika gezisi sırasında Yahudi lobisini etkilemeyi düşündüğü için olacak, konuşmalarında anlaşmaya çok ağırlık verdi… Ancak anlaşmanın Türk Genelkurmayı’nın 2 numaralı bir generali tarafından övgü dolu cümlelerle tanıtılması… Arap çevrelerin hemen dikkatini tahrik etti . Dışişleri veya Başbakanlık susuyor, durmadan Genelkurmay konuşuyor, demeçler veriyor. Bunlar yetmiyormuş gibi seçim arefesindeki İsrail ve Amerikan basını birden bire anlaşmayı ballandıra ballandıra anlatmaya başladılar… Türk basını da geri kalır mı? Türk-İsrail uçaklarının ortak eğitimi, İsrail Genelkurmay yetkilisinin Çevik Bir Paşa’yı ziyareti sırasındaki basın açıklamaları da buna eklenince, Arap dünyasındaki kuşku ve kaygılar en üst noktaya çıkıverdi.”


a