Çocuk ve gençlerde kronik hastalıkların sıklığını incelediğimizde 0,17 % oranında kanser vakaları gözümüze çarpıyor. Kanserin psikolojik yönüyle savaşmanın yöntemlerini Medicana International İstanbul Çocuk ve Ergen Psikiyatrı Uzman Dr. Hülya Bingöl anlattı.

Önceki yıllarda, çocuklarda en fazla görülen kanser türü olan Lösemi’de yaşam beklentisi birkaç ay ile sınırlı iken gününüzde bu süre çok uzamıştır. Bu nedenle kanser ölümcül bir hastalıktan çok kronik bir hastalık karakterine bürünmüştür. Kronik hastalıklara ve sakatlıklara eşlik eden ruhsal sorunların birçok boyutu vardır. Bu hastalığa alışırken psikososyal adaptasyonun sağlanması gerekir. Psikososyal adaptasyonun etmenleri: Hastalık koşulları, yaşamdaki diğer deneyimler, kişilik gelişimi, aile içi ilişkiler, sosyal çevredeki tepkilerdir. Hasta olduğu için günlük sorumluluklarından ve zevklerinden mahrum edilen kişi, sosyal etkinliklerini kaybeder, aynı zamanda yakın çevresine ve ilaçlara, tedavilere, diyetlere, ameliyatlara ve birçok kısıtlamalara bağımlı hale gelir. Bu dönemde her türlü üzüntü, isyan, ve depresif duygular ortaya çıkabilir. Çocukta ortaya çıkan ölüm düşünceleri yaşına bağlı olarak farklılıklar gösterir.

Küçük çocukluk döneminde bunu bir ayrılma korkusu olarak yaşarlar ve ölümün bir son algılayamazlar. Ölüm ancak ilkokul çağından sonra anlaşılır ama en çok ergenlik çağındaki ölüm anlayışı erişkinlerle aynı düzeydedir. Bu dönemde aile ve hasta, onları tedavi eden hekimden ve tüm uzman ekipten bilgi ve destek alma ihtiyacındadır. Tüm hastalık evresi boyunca psikolojik ve psikiyatrik destek zorunludur. Tedavi fazında ağır ilaçların yan etkileri; ağrılar, korkular, uyku bozuklukları ve kabuslar olarak önümüze çıkabilir. Bunlar için rahatlama yöntemleri ve Hipnoz tekniklerinden yararlanılabilir. Daha önceden aynı acıları çekmiş ve şimdi sağlıklı olan çocukların filmleri gösterilebilir veya bu durum evcilik oyunu şeklinde anlatılabilir. Böylece çocuk, tedavisinin evrelerini bilir ve daha iyi anlar. Kanserli çocuk ile ölüm korkuları hakkında konuşurken bazı kurallara uymak gerekir. Temelde aile ve terapistler çocukla hastalığı hakkında açık ve dürüstçe konuşacak durumda kendilerini hazır hissetmeli. Burada çocuğun yaşına göre ölümü nasıl algıladığının bilinmesi gerekir. Ayrıca ailenin yaşam felsefesi, ölüme bakış açısı, aile içinde geçmiş ölüm deneyimleri ve ailenin krizler karşısındaki tavrı çocukla iletişimde önemli rol oynar. Çocukla yapılan konuşmalar onun istekleri doğrultusunda olmalıdır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 313
favori
like
share