Yüzümden geldim.. Nefes nefese kalan aklımın, delirme kökündeyim zeran.Bir karış büyüttüğüm tümcelerin sayılı alfabesi ve ayaza mazi çalan göz bebekleri ucunda, ölüme eksik birkaç eski intihar soludum.Ceset ağzımın kıyısında puslu bir kir aldım...Vesikalık dilin mim çekilmiş cehennemliğinden geçiyor şimdi bütün yılgınlıklarım.Susar mı yüreği elif tutan zeran…

Kalabalıklara çarpan kimsesiz arbedelerimin örselenmiş aralığındayım. Tenime etiketlenmiş küfürlerde leşleniyorum.. 6.sokak da soyunuyor kapılar içime.. 3 sokak dil ötesi morarmış bir ıslık geçiş alıyor dudak üzeri.. Üzerime düşen ucube hüviyetimde beni susayan ayrılıktan çekiyorum seni.. Türkülere uzanan sevdaların göz ucuna kurulan darağacından toplanmadı mı ahesteler ki zeran..

Ey ateşe kesik dilim..Yüz çekilir değişiminden..Eylülden yaratılmış koridor damarlarımda ihtilalleşir aşk..Ve parmak kadın kalırım ızdırap eksenlerinde..Çoğul gölgelerin refakatçısı, prizma düşlerimde rutubetlendirdiğim ölümün suskun eylemi..Terkine attığın hangi kenttin kurak sızısına vardın da üşüyor bütün yorgunlukların zeran..

İnkarların hangi meskeninde için ele veriyor bensizliği..Kenar sapalı düşler kaldırımında rütbelenirken yalnızlık,assana beni taze ölümün has kirpiğine. .Adım başı eş değerim zülfü perişan eylüllere..Tek yön çıkmaz imgelerim, şafak yüzüne yoklama veriyor..Nöbet yazılıyorum bedenin ruh denklemsizliğine.. Muhkem kapılarını örttüm güvez yüzüne..Gözlerin b/elasına çivilesene türküleri zeran..

Sakla beni ağıtlarına aldığın ezberine zeran..Sus payında alazlanır naseza sesleri, seri sonu tümcelerin üslubuna..iç bük ey sancıların dingin coğrafyasında; bir demde yaktım kuyu kenarı savrulmalarımı..Lal sürdü, sen tutulan asiliğim küf günahıma..Yusuf zindanlarda huzuru kaşeliyoruz nefislerimize..Lakin Yusufluk ağır imtihan kahırlara..Mim çekmiş gözlerimin voltasında, kaçıncı adımda şahlanışı isyanın en tövbe yalanı saymadım…Düşümün yanına düşen zelzele ç/ağıdır, ahvale yol alan gemiler şimdi..Sırtımı dayadım göz yaşlarımın poyrazına zeran..

Yüzümü verdiğim ise tek tecritli mezar karanlığı..Ve bir cümle yazdım kentimin soğuk aralığına.."Oltaların ucunda, ağzına emziklenen acıda tatlandım hece hece..” Bölündüm beklemediğim ya da beklenmediğim son duraklarda. Gidenin hüznüne hallaş olduysa sabrım, göz bebeklerime şahit tutuk saklandıysa aşk b/akışım; kalmalara yaslı bu kalp,ölmeyecektir acizliğine..Suskunluğun soluk soluğa düştüğü uçurumlarda,veriyorum sırtımı rüzgara(yağmalara)..Susmalara elif tutar elim... Yüzünden geldim...Nefes nefes kaybolmaların ardı sıra aklım yattı öznesi sen suskunluğumun ilk hecesine..Bir masalın içinde anlatımsız kaldım..Saçlarımı yıkadım kentimin loş gülümsemesinde..Ne çok yorgundum ben olmayışıma..Ne çok bizdi bu kent ve ne çok dışında kalmıştım..Karalandım ve silindim siluetimden..Yalan masalların duvarlarına çarparak öldüm küfür nefesi bulaşık yaşama..

Sabahları sağır odaları hücreliyorum dilimin düşmeyen ucuna..Adın su gülüşü bakışlanıyor gözlerimde..Makam makam diriliyor kentim hüzzamında..Kendimi yığıyorum sokak odalı heybeme..Eskiyen yanımı satıyorum duama, ucuz yollu..Her soluğumda ruhuma girdiğim yaşam sömürüyor beni.Yağmurlara serdiğim çocukluğumla, gözlerimin bir tutam ayazında çoğalan yaşların ufku genişliyor, ikinci el düşme mevsimlerimde..Ellerin’siz’ üşüdüğüm çaresizliğimi adınla yudumluyorum zeran..

Nüshası yok h/içliğimin..Tezat unutmuşluğa numune kaldı aşk..Nerde bıraktın ki ölümü toplayın tümceliğin sözcüğünden zeran..Sus(adim)..P/usu(yorum)..Kirpiklerime asılan geçmişin yorgunluğu tökezliyor göz eşiğimde..Üzerime peydahlanan ahlar çörekleniyor kalan bir bende..Sessiz bir sabır sürçer lisanıma..Ve isyansı bir ben oyun sahnelenir perdemde..Yaprak dökümü şimalinde.Bütün ışıklarını ısladım boğazın arbede sularına kız kulesi..Uzak kimliklerin koğuşlandığı kıyılarında voltalanan yüzleri topluyorum, akrebin çemberlediği zaman sızılığımla..Yedi tepe seni susadı içimin kadın düşü..Tozunu attırdığım İstanbul’un yedi dip cehennemini doluyorum aşka yorgun ruhumu..Ve kan soluğuna basıyorum insan izimi..

Bir ciltlik ömür ağzımın üst sınır sevda azığı zeran..Neye dayansam o çıkıyor gönlüm içre..Uzak düşlerin kentsizliğinde büyüttüğümüz cümleler tutuşur,ayaza mazi çalan gözlerinde..İhbarlı yüzüstülüğüm düş vitrinlerine asılan anmalık yaşamların dengesinde..Ölüme eksik bir ömür büyüttüm birkaç intihar koğuşlarında..Bir cesedin susuzluk ağzında puslu bir kirsin şimdi kente dair..Vesikalık dilimin mim çekilmiş cehennemliğinden geçiyor İSTANBUL..Dalgınlığa soyunan gecenin hesap meydanlarında infazlaşırız suale çekilmiş sorgulamalarda..Fikrimize düşen ince düşlerin sabrına b/ekliyoruz ölüm direncimizi..Gülüşlerinize kaşarken d(üşü)r/düğümüz tümcelerimizin rahminden terk-i di/yar ediyoruz..

Takvimlerden aşka 5 kalan sancılarında diz kırdığımız avazların forasına ektik türküleri..D/ilimize narın, imlanın,anlamı yok solu(ğu)muza koyduğumuz sevgili..Bir zaman düş niyetine alinmiş barınakçıları olarak zaman/siz(i) geçiyoruz..Gidenlerin ardından sen kaldım senden olanlarla Zeran..

Dağıldı tüm gülüşlerim yüzüstü düştüğüm bırakılmalarda..Uzletliğin içini deneyen hayalinden geçiyorum..Dilimin iç sohbetlerine karalıyorum nasibim olan hasreti..Ziynetime geçirdiğim dalgınlığa perdeliyorum kentimin vitrinine bir dizi marifet yüzümü..İfadesizliğim vebal iç çekmelerime..Lütfet söz sırası sende..Üstüme dökülen cümlelerimle yersiz yurtsuzluğumu kuruyorum daha da çoğalan yokluğunda..Sormasınlar Zeran, artık sormasınlar..

İç cümlemin imlası yorgun..Seni aşk küskünü matemime aldım..Şimdi dillenelim hadi Zeran..Gidenlerin şerefine kuralım son yudum tümcelerimizi..Beni dilinde diriltsin direnişler…

HOŞ KALSIN/LA(r)L SEVDALAR…

Şule İdiz

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 370
favori
like
share