İnsan beyninin en hızlı geliştiği çocukluk döneminde müzik eğitiminin katkısı tartışılmaz. Çocuğuna müzik eğitimi aldırmak isteyen ebeveyn her şeyden önce iyi bir model olarak ona müzik sevgisini kazandırmalıdır.

Ebeveyn, ilkin çocuğuna iyi bir model olarak onu müziğe özendirmeli, daha sonra onu ilgisi doğrultusunda yönlendirmeye çalışmalı ve ilgi duyduğu bir müzik aletini çalması yolunda yüreklendirmelidir.

Müziksiz bir hayat düşünebiliyor musunuz? Tınısız, melodisiz bir hayatın artısı olabileceğine inanıyor musunuz? Bebekler dahi konuşmaya başlamadan, henüz altıncı aylarındayken müziğe tepki verip ritmik hareketlerde bulunur. Sosyalleşmenin ilk adımlarını bile atmadan, bebeklerin kendini müzik ile ifade etme becerisini göstermesi, müziğin insanın gelişiminde ne denli etkili olduğunu göstermeye yetiyor.

Bu nedenle “Çocukta müzik yeteneği doğuştan başlar.” gerçeğinin evrensel olduğunu kabul edip, bebeklerin sesleri algılamada ve müzikal bir uyarana cevap vermede, yetişkinlere benzer yeteneklere sahip olduğunu çok rahat söyleyebiliriz.

Yaşa göre çocukların müziğe tepkisi

3-6 ay arası bebekler, müziğin geldiği kaynağa doğru dönmeye ve bundan aldığı hazzı göstermeye başlar.

1 yaş çocuğu, hareketli bir müziğe, elleri ve sesleriyle katılmaya çalışır. Aynı müzik parçası tekrarlandığında tanıyıp aynı hareketleri yapmayı ve aynı sesleri çıkarmayı öğrenir. Yani birinci yıldaki en belirgin gelişme, müziği seslendirmedir.

2 yaş çocuğu, müziği dinlemeyi sever ve kendi hareketlerini müzikte var olan ritme uydurma çabasına girer.

3, 4, 5, yaşlarında çocuklarda müziği oturarak dinleme eğilimi gözlenir. Böylelikle, okul öncesi dönemdeki çocuk, dinleme ve sessiz kalma alışkanlığı kazanabilir. Çocuklar müziği bu dönemde daha fazla kişiselleştirerek, örneğin dans ederek sosyal ilişkiler kurmada bir araç olarak kullanma yeteneğini geliştirir.

Okul öncesi dönem çocuğu için müzik ve dans, kendini ifade etme aracı olmanın ötesinde, onun sosyal gelişimi için de önemli bir etkinliktir. Çünkü çocuk, müzik eşliğinde arkadaşlarıyla daha kolay bir iletişim kurabilmektedir.

Müzik ve müzik eğitimi çocuğa ne kazandırır ?

Müzik;
• Kendini ifade edebilme becerisini ve yaratıcılık zevkini geliştirir. Özellikle müzikal etkinlikler yaratıcılığın ortaya çıkmasına fırsat verir.
• Estetik duygusunu geliştirir.
• Motor gelişimi ile ritmik gelişimini sağlar.
• Ses ve dil gelişimine katkıda bulunur. Okulöncesi dönemde şarkı ve tekerlemeler aracılığıyla dil gelişimi çok rahat gözlenebilir.
• Bilişsel gelişim ve soyut düşünmeye katkıda bulunur.
• Sosyal beceriler ve grup becerileri kazandırır.

Kısacası müzik, zihinsel, motor, sosyal beceri ve yeteneklerin gelişimine katkıda bulunur.

Müzik eğitiminin okuma yeteneğine katkısı, yapılan araştırmalarla kanıtlanmıştır. Akademik yılın başında ve sonunda okuma testine tabi tutulan ilköğretim öğrencilerinden, müzik eğitimi alanların almayanlara oranla daha iyi sonuçlar elde ettikleri tespit edilmiştir. Yapılan pek çok testin sonucunda, notaları doğru seslendiren çocuklarda, harfleri doğru seslendirme oranının daha yüksek olduğu görülmüştür.

Ebeveynler çocuklarının müzik eğitimine nasıl katkıda bulunabilir ?

Çocuğunu müzikle tanıştırmak isteyen ebeveynlerin öncelikle belirli bir program içinde hareket etmeleri gerekir. Televizyon karşısında geçirilen zamanları müzik dinleyerek, başka bir aktivite yaparak değerlendirmekle işe başlayabilirler. Bir sonraki aşama farklı konserlere çocuklarıyla gitmek olabilir. Bunları yaparken çocuğun müziğe ilgisini, müzik kulağı olup olmadığını keşfedecek, müziğin hangi türüne karşı ilgisi olduğunu bulabileceklerdir.

Ama her şeyden önce anne babaların çocuklarına müzik eğitimi aldırmasalar bile yapabilecekleri birtakım pratik bilgileri uygulamalarında yarar var. Konu hakkında kapısını çaldığımız Ayça Tekin Keleşoğlu, Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nı tamamlayıp, lisans eğitimini Viyana Müzik Akademisi’nde Müzik Pedagoji ve Keman Performans üzerine “Double Majör” olarak yaptıktan sonra New York’ta yüksek lisans eğitimi sırasında çocuklara “Baby Symphony” konseptinde müzik eğitimi de veren bir müzisyen. “Baby Symphony” konseptini şimdi İstanbul’da uygulayan Keleşoğlu’ndan, müziğin eğitici ve eğlendirici olması için ebeveynlerin üzerine düşen görevleri hakkında bilgiler aldık

• 0 – 5 yaş arasındaki çocuklarınıza bol bol tekerleme söyleyin. Tekerlemeler sayesinde ritm duygusu ve düzgün konuşma yeteneği gelişir.
• Birden fazla çocuğa sahip iseniz çocuklarınızı asla birbirleriyle kıyaslamayın. Biri müziği çok severken, diğeri müzikle hiç ilgilenmeyebilir. Sizin yapacağınız kıyaslama çocuğunuzu istediğiniz yere çekmeyeceği gibi daha çok itecektir de. Her bir çocuğun kendine ait karakteri ve davranış biçimi olduğunu unutmayın.
• Bebeğiniz kaç aylık olursa olsun ona başından başlayıp ayakuçlarına kadar parmaklarınızla bilgisayar klavyesi kullanır gibi masaj yapın. Bu arada “pıtır patır pıtır patır” ya da “şakır şıkır şakır şıkır” gibi yağmur sesi yapabilirsiniz. Bebeğinize hem masaj yaparak rahatlama imkânı verirsiniz hem de yağmuru öğretirsiniz.
• Bebeğinize renkli minik bir piyano, silafon, flüt ya da mızıka alabilir; onlarla bebeğinizin duymaya alışık olduğu bir melodiyi çalarak ilgisini çekebilirsiniz. Elinizden sabırsızlıkla alıp çalmaya çalışacaktır.
• Klasik müzikle birlikte büyüyen çocuklar çok daha huzurlu oluyor. Uykuları daha düzenli oluyor. Sakin oluyorlar. Klasik müzik dinleyen çocuklar da daha iyi konsantre olabiliyor. Çünkü klasik müzik dinlerken bir tek ses değil, birçok ses dinledikleri için ister istemez beyinleri gelişiyor.
• Anne babalar daha kaliteli müzik dinlemeliler. Bu, klasik müzik ya da çocuk müziği olabilir. Yatma vaktinde sakin bir müzik çalınırsa bebek daha huzurlu uyuyabilir. Yemek vaktinde de daha neşeli bir müzik çalınabilir. Çocuklar yatma vaktinde aynı müzik çalındığında uyuması gerektiğini ya da yemek vakti çalınan müzikte yemek vaktinin geldiğini anlayabilir.
• Çocuklara anne babalarının kendi sesleriyle şarkı söylemelerini tavsiye ediyorum. Seslerinin iyi veya kötü olması hiç önemli değil. Anne babalarının sesleri çocuklara en güzel ses olarak gelir, her zaman için şarkı söylesinler.
• Bir şey yaptırmak istediklerinde müzikle yaptırsınlar. Emir kipiyle ve düz bir şekilde “haydi bakalım yemek yiyoruz” denmesindense bunun melodik bir sesle söylenmesi daha etkileyicidir. Dolayısıyla çocuklar yapmak istemeyecekleri ya da ayak diredikleri şeylere tepki vermemeye başlayacaklar.
• Annenin veya babanın çok küçük bebeklerinin yüzüne yaklaşıp daha melodik konuşmaları, bebeklerin daha kolay uyarılmalarını sağlıyor.
• Bebekler bir yaşını doldurduktan sonra daha farklı aktivitelere ilgi gösteriyorlar. Çocuklar birbiriyle oynamasalar da bir yaşından sonra girdikleri sosyal ortamlar, onların başkalarından görüp taklit etmelerini sağlıyor. Dolayısıyla bazı şeyleri daha kolay yapabilme, siz öğretmeseniz bile başkalarından öğrenebilme olanağı sağlıyor. Sosyal çevre bu yüzden öğrenme açısından çocuklar için çok önemli. İki yaşından sonra çocuğu birçok yere götürebilme şansı doğuyor. Dolayısıyla çocukların aktivite sorunları ortadan kalkıyor.
• Herhangi bir dilden şarkılar söylenebilir. Söylenilen şarkının hangi dilden olduğunun bir önemi yoktur

Ne tür müzikli oyuncaklar seçmeliyiz ?

• 4 aylık çocuklar daha canlı renkleri izleyebilirler. Kırmızı, mavi ve sarı renkleri daha rahat fark ederler. Ses çıkaran oyuncaklarının olabildiğince hafif olması, ellerine ayaklarına taktıkları ziller, anne babanın kendilerinin tutup sallayabileceği oyuncaklar, içi şeffaf ya da boncuklu oyuncaklar kullanabilirler. Bu, çocukların hem göz koordinasyonunu sağlayacak hem de renkli olduğu ve sesi de ağır olmadığı için çocuklar huzur duyacaktır. Çünkü metalik sesler çocukları huzursuz yapar.

• Mümkün olduğu kadar tahta kullanmayın. Çünkü ağır oluyorlar ve üzerlerindeki boyalar çıkabiliyor. O yüzden olabildiğince kaliteli olmasına dikkat etmek şartıyla plastik müzikli oyuncaklar seçin.

• Vurma içgüdüsünün geliştiği bir yaşından sonra ise çocuklar vurmalı müzik aletlerine yönelebilirler. Üfleme güdüsünün başladığı yaş da aynıdır. Flüt de alınabilir. Ellerinde sıkı tutabilecekleri marakas ya da bir bagetle zillerine vurup ses çıkartabilecekleri silafonlar alınabilir.

• Enstrüman çalmayı 4 yaş sonrası için öneriyoruz. Çocuğun konsantrasyon süresini göz önünde bulundurup 20 dakika ile başlanılıp, daha sonra 40 dakikaya çıkarılan müzik eğitimi okul öncesi çocuk için başarılı bir performans olacaktır.

• Çocukların el koordinasyonu ilkin piyano ve keman eğitimi için elverişlidir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 593
favori
like
share
müzik prensesi Tarih: 10.01.2010 11:53
saol annemin işine yarayabilir