EKONOMİ VE TURİZM

Özet: Bu yazı ekonomik analizlerin turizme uygulanmasını araştırıyor. Ekonomik mantık ve araçların uygulaması, mesela tüketici ve üretim teorisi, pazar yapısı, çıkarım modeli, maliyet – kâr analizi, ekonometrik analiz ve çoğaltan analizi de turizmle alakalı olduğundan tartışılıyor. Turizmde ki ekonomik perspektif tüketicilerin, özel sektör tedarikçileri, hükümet kurumlarının ve siyasetçilerin seçim ve karar çeşitlerini kavramayı sağlar. Aynı zamanda, ne tür verilerin toplanması, düzenlenmesi ve turizm pazarlarının, tesisat / konstrüksiyon öngörülerinin daha iyi anlaşılması yorumlanmasını sağlar ve gelir dağılımı içinde bulunan politika seçimlerinde de etkili olur. Anahtar kelimeler: ekonomi, turizm, müşteri davranışı, Pazar yapısı, dışsal ekonomiler, maliyet – kar analizi.

GİRİŞ

20. yy’ın ikinci yarısı boyunca, turizm dünya ekonomisinde hızla büyüyen en büyük sektörlerden biri olmaya başladı. Belki de turizm diğer tekli aktivitelerden daha fazla “post sanayi toplum”larının durumlarını da tanımlar ve geleceğin başlıca yeniliklerini tanıtır. Turizmin ekonomistler tarafından “sanayi” ve çalışılmaya değer bir konu olarak tanınması turizm sektörünün hiçbir şekilde bir araya getirilemeyecek çeşitli sanayi sınıflamaları ve müşteri tüketim giderleri içinde hızla yayılan hizmet temelli faaliyetler koleksiyonu içerisinde ilk sıralarda yer almasıyla yavaşlamıştır. Turizm sanayi olarak benzersiz bir temeli yoktur, ama müşterilerine bir çok gelir, tat ve amaçla hizmet eden çeşitli sanayilerden birbirinden çok farklı firmaları ve organizasyonları içine alır / kapsar. Ayrıca çok çeşitli kentsel ve kırsal manzaralarla ve geniş oranda motivasyona ve ilgiye sahip hükümet kurumlarıyla da ilgilenir. Tüketiciler, hizmet sunanlar ve hükümet kurumları turizm sanayisini şekillendiren önemli aktörler ve elemanlardır.

Fakat, bir çok bölge ve ülke turizmin hakim bir sektör olduğunu anlamaya başladı; bazen iş kurma ve gelir kalıcı sektör, sıklıkla üretim, tarımsal ve dağıtım temelli faaliyetleri büyük bir iş imkanı ve gelir imkanı olarak yansıtan bir kalıcı sektör. Eski ve modası geçmiş bir sanayie sahip birçok şehirde Bu çeşit sanayiler için oluşturulan alanlar uygun oteller, mağazalar, restoranlar, sergiler ve diğer turizm güzellikleriyle dolu turist aktivitelerine dönüştürüldü. Bu tür çevrelerde istifçilerin, demir esnafının, kömür işçilerinin ve kamyon şoförlerinin yerine otel katipleri, tur rehberleri, seyahat acentalıkları ve sürücüler aldı.

Bu makalenin amacı modern ekonomik düşünce biçimlerini araştırmaktır; çünkü bu biçimler turizm çalışmasında uygulanmaktadır. Ekonomi turizmle ilgili önemli toplum siyaset konularının analiz edilmesi için bir yapı ve çerçeve sağlar. Örneğin, ekonomik analizlerin uygulanması kaynak sağlama problemlerine ilginç ve değişik / bağımsız görüşler kazandırır; tıpkı değişen modanın ve potansiyel engellerin / darboğazların ve kamu ve özel sektörünün turizm strateji planlamasında çalışan karar vericilere yardım eden ve turizmin genel kavramına daha iyi bir açıklama getiren geliştirilmiş bütçeleri gibi. Ekonomi hala turizmin yalnızca tek bir boyunu incelemektedir ve bu nedenle son yıllarda turizm literatürünü şekillendiren motivasyonel, tarihi ve sosyokültürel tatlarla ilgilenmemektedir.

Bu nedenle, bu makale seçim ve optimizasyon davranışları için mantıksal yapıların temelini incelemektedir; çünkü bu yapılar tüm ev ve organizasyonlarda uygulanmaktadır. Ayrıca ekonomik yöntemlerin turizm talep tahminlerine uygulanan görgül uygulamaları ile ilgili bazı literatürleri incelemektedir. Aynı zamanda, turizm faaliyetlerinde ki değişiklikler nedeniyle bölgeler ve ülkelerde gerçekleşen ekonomik karların büyüklüğü ve turizm gelişiminde hükümetin rolü gibi turizm kamu politikası muhataplarına hitap etmektedir.

TEMEL EKONOMİK ÖRNEKLER / DİZİLER

Ekonomi alanı 20. yy’ın ikinci yarısında organizasyonların ve hükümetlerin kısa vadeli ve uzun vadeli amaçlarını gerçekleştirme hareketleriyle alakalı konuları içermesinden dolayı daha kalıcı bir sosyal bilim olmaya başlamıştır. Disiplin olarak ekonomi problem çözmek, incelemek ve olasılıkları değerlendirmek ve belirli konuları veya tüm ekonomi işlerini teşvik eden matematiksel ve statiksel modelleri geliştirmek olarak tanımlanabilir. İktisadi modellemenin bir amacı olası uluslar arası, ulusal ve bölgesel politika uygulamalarının keşfedilmesine yardımcı olmaktır; diğer amacı ise farklı iç ve dış güçlerde ki değişikliklerin ekonomi ve ekonomi içerisinde belirli kesimler / kısımlar üzerindeki etkisini tahmin etmektir.

İktisadın genellikle birbiriyle alakalı iki boyutu vardır. Biri pazarların fiyatları ve miktarları nasıl belirleyeceğini açıklayan ve tüketicilerin, firmaların ve diğer aktörlerin değişen koşullar karşısında nasıl davranmaları gerektiğini anlatan tüketim ve üretim faaliyetleri içindeki gelir dağılımıyla alakalı “mikro-yönlendirilmiş” konular olarak bilinen yaklaşım sorunları için bir yöntem bilim / metodoloji sağlar. Disiplinin diğer boyutu uluslar ve uzun vadeli ekonomik büyüme içindeki toplumlar için kaynak uygulaması, fiyat ve verim stabilizesi, döviz ve ticari ilişkiler gibi “makro-yönlendirilmiş” konuları inceler. Her iki mikro ve makro ekonomik metodolijiler yoğun olarak bireyleri, özel sektör firmalarını, kar amacı gütmeyen kuruluşları ve hükümet kurumlarını kapsayan “en iyi karar veren” ekonomik kişileri yönlendirmede gelir ve gider kavramlarını kullanmaktadır.

Ekonomistlerin mantığının bir bölümü şudur; herhangi bir seçim durumunda seçilen hareket kaynakları ek gelirlerin harcanan kaynağa ait “fırsat maliyet” lerinden çok daha fazla öngörüldüğü kaynaklara doğru yönlendirmelidir. Fırsat maliyeti muhasebe maliyetinden çok farklı olarak sonra ki en iyi faaliyettekine nazaran seçilen faaliyette ki kaynakları kullanarak geçmiş değerleri yansıtır. Bu yolla, karar verici en iyi değere ulaşmak için değerleri karşılaştırmalıdır.

Pazarda, arz-talep etkileşimi her biri kendi çıkarını güden potansiyel alıcı ve satıcılar tarafından taahhüt edilen birçok bireysel gelir-gider kararlarının zirvesidir. Örneğin, bir kişinin seyahatin yapısını oluşturmada ki nereye gideceğine, ne kadar kalacağına, nasıl bir ulaşım kullanacağına, nerede kalacağına vb. dair seçimleri bir problemin iki bilinmeyenini çözmek anlamında ekonomik olarak analiz edilebilir. İlk olarak, kişi tatili için ne kadar süre ve para ayırması gerektiğine karar verir; sonra, farklı aktivitelere ait para ve zaman için en az / kıt gelirine ait en iyi tahsisatını / ödeneğini belirler. Buna benzer olarak, otel gibi turizm mallarını ve hizmetleri sağlayıcıları uzun vadeli kararların yanı sıra ( otel programları ve mekanlar için ne kadar yatırım yapılacağı, misafir odalarında ve halka açık alanlarda ne tür değişiklerin yapılacağı), kısa vadeli kaynak tahsisat kararları almalıdırlar ( kaç kişi tutacakları, ham maddeler için ne kadar harcayacakları ve ne çeşit hizmet sağlayacakları). Hem kısa vadeli hem de uzun vadeli kararlar seçilen kalite ve programların miktarına göre ne kadar müşterinin çekilebileceğini ve ne tür fiyatların belirlenebileceğini değerlendiren bir pazarlama planını baz alır. Her iki kararda diğerlerinin izolasyon analizleri için kullanılıyor olsa da, firmalar tarafından alınan bütün kararların en büyük amacı karı en yüksek düzeye çıkarmaktır.

Bir hükümet kurumu için turizm amaçları için ayrılan kaynaklar sabit mallar (mülkiyet, binalar veya sahip olunan veya devlet tarafından kontrol edilen demiryolu levazımı); vergi gelirlerinden, patent ücretleri, imtiyazlar veya diğer kaynaklardan elde edilen geliri ve mevcut iş kaynaklarını (sivil çalışanlar ve ...... bürokrasiler) içermektedir. Hükümette karar verme süreci kamu refahını, politikacıların yeniden seçilebilme olasılığını veya toplumda ki belirli sınıfların refahını en yüksek düzeye çıkarmak için bir rasyonel amaç yönlendirmesi düzenlemeyi öngörür. Ama ekonomistler siyasilerin motivasyonun kamu malları, alt yapı ve yönetim hizmetlerinden faydalanmalarını sağlayarak kamu refahını en yüksek düzeye çıkarmaları bakımından değerlendirilmesine veya kişisel gücü, refahı veya iş güvenliğini en yüksek düzeye çıkarmak için hakim nedenlerin kişisel çıkarlar için kullanılmasına ve yönetilmesine şiddetle karşı çıkmaktadır.

İktisat, turizm faaliyetlerine ilişkin kamu sektörü desteğiyle ilgili geniş oranda olayı inceleyebilir. Örneğin, ekonomik analizler kamu sektörü kaynaklarının hava alanları ve tren yolları yapımı için kullanımını, kolej ve üniversitelerde otelcilik işletme programlarında hükümet desteğini, turizm alanlarında polis hizmetlerinin hazırlığını / koşulunu, yeni turizm yatırımları için vergi kredilerini veya hükümet kurumlarının bir bölgenin veya ülkenin turizm eğlenceleri üzerindeki yönlendirmelerini incelemek için kullanılır. Siyasetçiler diğer tüm yetkili kurumlara karşı hükümetin mevcut kaynaklarının ne kadarını turizm amaçlı kullanması gerektiği sorusunu cevaplamalı ve ayrılan kaynakların kullanılması için hangi belirli seçeneklerinin kullanılacağına karar vermelidirler.

İktisat genellikle en iyi düzeyde bireysel seçimlerin bazı koşulların veya tahminlerin çok veya az doğru olmasından kaynaklanan en yüksek düzeyde sosyal giderlere neden olduğu Pazar belirli seçimleri muhakeme eder. Bu durumlar Pazar alanlarının rekabete açık olmasını (örn birçok alıcı ve satıcı); üreticinin ve aynı zamanda Pazar fiyatlarının toplumun bakış açısına göre bir aktivitenin üretilebilmesi için gerekli olan kaynaklara ait giderlerin tümünü kapsayan Pazar fiyatlarını; alıcıya aktivitenin değerinin yansıtan fiyatları gerektirir. Bu koşullar altında, fiyatlar, üretici için yatırım yaptığı sermaye üzerinde ki normal kazancıda içeren üretim giderlerine göre belirlenir.

Yine de pazarlama süreci, bütün gelir ve giderlerin tam olarak muhasebe edilmesini sağlamaz. Kaynakların ortak kullanıldığı veya mülkiyet halklarının tam olarak ifade edilemediği durumlarda haricilikler ortaya çıkabilir. Haricilikler, alıcı ve satıcılar tarafından gerçekleştirilen ama katılımcı olamayan üçüncü kişilere kalan alım-satım işlerinden kaynaklanan gelir giderler olarak tanımlanabilir. Örneğin, okyanuslar ve nehirler herkes tarafından elde edilebilir olarak algılanabilir; çünkü, okyanuslar ve nehirler üreticiler için üretim giderlerini ve bu nedenle de üretimleri kirletici yan ürünlerden doğan eşyaların fiyatlarını da düşüren pislikler için bir çöplük olarak kullanılabilir. Fiyatların düşmesiyle, bu tür süreçlerden eşyaların hem alıcıları hem de satıcıları faydalanabilir. Fakat, böyle bir ürüne Pazar fiyatından sahip olan tüketiciler bazı üretim giderlerini diğer toplum üyelerine yükler / iter. Bu nedenle, diğerleri bu tarz giderleri özel çabalar ve yükseltilen vergiler vasıtasıyla temizleyerek düşük estetik veya kaynak değerlerini kullanarak veya eskimiş fırsatların oluşturduğu düşük refah veya değeri düşürülmüş mülkiyet değerleri yoluyla karşılayabilir. Ayrıca, bu tarz haricilikler ötelenen giderlerin eşyaların alıcı ve satıcılarından elde edilen marjinalden daha yüksek olmasından dolayı etkisiz olmaya eğilimlidir.

Örneğin, 1960’lı ve 1970’li yıllarda daha yaygın olarak bilinmeye başlanmasıyla, bazı pis su boşaltım giderleri turistlere ve potansiyel turizm sağlayıcılarına düşük seviyede eğlenceler ve sınırlanan turizm olanakları yoluyla sahillerin değeri düşürülerek kullanımı şeklinde ötelendi. Aslında, pis su boşaltım hizmetlerini kullananlar, kirli sularla kapatılan veya bozulan Akdeniz’den faydalanalar tarafından mali olarak desteklendiler.

Doğru karar verme prosedürleri bu tür haricilikleri ve giderlerini tümüyle kapsamalıdır ve gider yaratan mallar için uygulamalıdır. Eğer Pazar güçleri tu tür gider ötelemelerini düzeltemezse ekonomistler tamamıyla muhasebe edilen bir pazardan elde edilen bir gideri teşvik etmek / değerlendirmek için hükümet yönetmeliği önerir.

Tüketici Davranışı ve Turizm Uygulamaları

Tüketici davranışında ki mikro-ekonomik görüşlere ait tümdengelimli mantık uygun ekonomik kişilere uygulanan basitleştirici tahminlerle başlar. Bu tahminler aşağıda ki şekilde özetlenebilir:
a. Her kişinin, kendi amaçları için kullanılan veya pazaryerinde tazminat (gelir) olarak satılan veya eskimiş kaynaklardan daha fazla “faydası” (kar, tatmin, kamu malı vb) olan malların veya hizmetlerin alınması için kullanılan kişisel kaynak fonu vardır.
b. Her kişi kendi yararını en yüksek düzeye çıkarmayı öngören kaynak ayrım kararları alır.
c. Mülkiyet sahipliği ve mülkiyet hakları, hangi kaynakların kimler tarafından yönetileceğine dair hiçbir belirsizlik olmaksızın iyi tanımlanır.
d. Bazı kaynaklar üzerinde ki seçim özgürlüğü standart çalışma haftası, yerel rekabet kuralları, azami fiyat veya tabanı gibi kurumsal durumlarla kısıtlanır.

Tüketici için, temel karar problemi farklı bağlı kararlarla şekillendirilir. Çoğu bireyin ve aile tarafından kullanılan kaynak zamandır. Bu nedenle, ailelerin öncelikli problemi “iş, eğlence ve tüketim faaliyetleri arasında “en iyi” ayırımı bulmaktır. Eğlenceye nazaran daha az istene iş bir ücret veya maaş karşılığında ki bir gelir şeklinde eğlence yerine seçilebilir. Gelir fayda getiren diğer malların kazanılmasını sağlayan anahtardır. Davranışın en uygun şekilde kullanılması bireylerin “çalışma zamanı” için eğlenceyi bırakmaya yönlendirir ve boş geçen zamanın sağlayacağından daha büyük yarar sağlayan işten elde edilecek kazancın sağlayacağı mallar elde edilir. Basitçe açıklamak gerekirse, çalışmanın maliyeti kazanılan gelirin mükafatıdır.

Bir tüketicinin geliri belirlenirken, alınacak sonraki karar uygun mallardan sağlanacak gelirin en iyi ayrımıdır. Faydanın en yüksek düzeye çıkarılması, tüketicilerin tatları ve üstünlüklerine ve gelirlerinin ve diğer kaynak geçerliliklerinin ve farklı mevcut malların fiyatlarının yarattığı baskılara göre “en iyi” mal karmasını seçmelerine sebep olur. Ekonomistler tüketiciyi rasyonel hedefe yönlendirilmiş, aldıkları her karar içten ifade edilen amaç ve hedefleri gerçekleştirmek niyetinde olan ve üstünlükleri kazanç örnekleri olarak gösterilen kişiler olarak görmektedirler.

Sonuç olarak, hususi mallar veya hizmetler pazarı, tüm muhtemel tüketicilerin bu malların bireysel talepleri üzerinde toplanmasıyla yaratılmıştır.

Yukarıda ki çerçeve tipik olarak görgül çalışmalarda talebin tahmin edilmesi için başlangıç noktası olarak kullanılır ve turizm hizmetleri talepleri veya turistin gideceği yerlerin analizleri için yol haritası sağlar (Silberman 1985; Witt and Martin 1987). Kavramsal çerçeve, fiyat, gelir ve döviz kur etkileri gibi uygun tipolojiler içinde ki verilerin sınıflandırılması ve önemli değişkenlerde ki hareketlerde gerçekleşen değişikliklerin yönünü tahmin etmek için uygundur.
TALEP ÇALIŞMALARINA AİT BİR ÖRNEK

Tüketici talep teorisine ait çerçeve ekonometrik çalışmalarda turizm hizmetlerinde veya turistin gideceği yerlerde talebin başlıca belirleyicilerinde ki değişikliklere göre, örneğin gelir seviyeleri, nispi fiyatlar veya turist davranışı üzerinde ki diğer önemli etkilere nasıl tepki vereceğini inceler. Turizm talep çalışmalarında en çok kullanılan model, ana bağımsız değişkeni, talep edilen turist hizmetleri miktarı için bir ölçü alınarak enflasyon ayarlı turist giderleri olan tek denklemli modeli açıkça belirtir. Giderlerin, bir veya daha fazla turist kaynağından ve potansiyel turistlerin gittikleri yerlerde karşılaştıkları nispi fiyatlardan etkilendiği varsayılır. Örneğin, Florida için domestik turizm talebi çalışmasında, ABD’nin Kuzey-doğu, Doğu ve Ortadoğu’da bulunan farklı bölgelerinde ki gelir seviyeleri ve Florida’da bulunan turist hizmetlerinin fiyat seviyeleri belirtilen bölgelerde ki benzer fiyat seviyeleriyle karşılaştırılarak incelenebilir. Buna ek olarak, turizm talebine ait görgül / ampirik analizler diğer faktörleri, örneğin gezi giderleri, döviz kurları (uluslar arası turizm söz konusu olduğunda), suç oranları, ve diğer özel ve benzersiz olaylar (Olimpiyatlar, petrol krizleri, veya terörizmin ortaya çıkması) engellemek için kullanılabilir. Sebep-sonuç ilişkisinin varsayılmasıyla oluşturulan model-yapılandırma süreci “şartname” olarak ifade edilir. Bu nedenle, bu tür modeller değişkenler arasında ki etkileşime ait istikrarlı örnekleri bulmak amacıyla kullanılan regresyon tekniklerine bağlı tarihi verinin ve ekonometrik analizin kullanılmasıyla değerlendirilir. ( Artus 1972; Askari 1973; Gray 1966; Judd ve Joseph 1974; Kwack 1972; Little 1980; Loeb 1982; Martin ve Witt 1987; Stronge 1982; Stronge ve Redman 1982; Tremblay 1989; Truett ve Truett 1987; Witt ve Martin 1987)

Bu tür çalışmaların, doğrusal regresyon tekniklerinin değişkenine, log-doğrusal veya üstel regresyona ait yan ürün ortak sonucu, bağımsız veya sebepli değişkende görülen değişiklikler üzerinde bağımsız değişkenin esnekliğinin tahminidir. Genel olarak, esneklik sebepli değişkende, celeris paribus, gerçekleşen değişiklik oranının uyguladığı bağımlı değişken değişiklik oranını ölçer. Esneklik bağımsız değişken (fiyat veya gelir gibi) ile kara bağlı değişken arasında ki ilişkiyi değişiklik yüzde oranlarını tahmin ederek kolay anlaşılmasını sağlar.

Turizm masrafları ile ilgili olarak yayınlanan bir çok çalışma Kanada, ABD, Batı Avrupa ve Meksika’da ki gezi pazarları üzerine odaklanmıştır. Hemen hemen bütün örneklerde, gezi masrafları elastik gelirlerdir (bu nedenle gelirde ki değişikliklere karşı hassastırlar). Bu sonuç, masrafların toplu olarak veya sermaye başına ve planlanan modelin birçok farklı döneme ait farklı özellikler kullanılarak ölçüldüğünü göstermektedir. Gezi masrafları, bir çok kesim için fiyat esnekliğinin empirik büyüklüğü katılımcı alıcılar grubuna göre doğal olarak hassaslığına ve model özelliklerine rağmen, hassas fiyatlar olarak gösterilir. Genelde, başlangıç olarak gidilecek ülkelerin ne kadar yakın olursa, esnek olmayan fiyatlar, turistin gittiği ülkenin yaşam giderleri olarak düşünülen fiyatlara göre o kadar fazla turist masrafsı olarak döner. Yalnız bu konuda tek bir istisna mevcuttur (Little 1980), ABD’den Meksika’ya (ya da tam tersi) kadar veya ABD’den Kanada’ya (ve tam tersi) kadar yapılan turist masraflarını yansıtan birçok tahmin, az esneklik tahminlerine sahip gezi prosedürlerini ve arada sırada esnek olmayan fiyat sonuçlarını göstermektedir. Diğer yandan, bir turistin ABD ve Batı Avrupa ülkeleri veya Japonya arasında yaptığı gezi masrafları genellikle 2.0’dan büyük esnek fiyat tahminlerini göstermektedir.

Gezi masraflarının borsa kuruna karşılığı kaynak ülkelerde, çalışmanın gerçekleştiği zamana ve borsa kur değişkenin tam olarak belirlenmesine bağlıdır. Bazı araştırmalar statistik benzerlikler gösterir (Gray 1966; Little 1980; Rosenweing 1986) ve diğerlerinde benzer ilişkilere rastlanamamıştır (Loeb 1982; Truett and Truett 1987). Hava yolları önemlidir ve genellikle gidilen mesafenin artmasıyla esneklikle esnek değildir (Stronge 1982).

Witt ve Martin tarafından yapılan son bir araştırma (1987), turist ziyaretlerinin hemen hemen her durumda esnek gelir getirdiğini göstermektedir. Turist ziyaretlerinin .................................................. .................................................. ..................................esnekliği

Tekli denklem modellerinin kullanıldığı talep çalışmaları turizm talebinin anahtar belirleyicileriyle ilgili bazı yaralı görüşler sağlarken, tekli denklem tahmin tekniklerine eklenebilecek ayrıntının derecesi sınırlıdır. Çünkü turistlerin seyahat talebi ve seyahat masrafları ile ilgili kararları bütün turist bağlı ürünlerle ilgili masraf ayrımının parçalarıdır ve bazı araştırmacılar, turist talep seçimlerine uygulanan genel masraf ayırım modelleriyle alakalı ekonomik literatürleri elemektedirler. Masraf ayırım modeli bir tür talep denklemi sistemidir; bu sistem, tüketicinin fiyatları verilen farklı mallar içinde yapacağı masrafın seviyesini gösterir (Deaton ve Muellbauer 1980).

Turizm talebine uygulanan çalışmaya göre, bu tür modeller, tüketicilerin gezi talebi için ne kadar gelir ayırdıklarına dair yaptıkları ilk seçim tahminiyle başlar. Modeller, nispi fiyatların turistlerin gidecekleri farklı yerlerde ki nispi fiyatların etkisini inceler; kaldı ki hangi kaynak bölgenin ziyaret edileceğine dair ikincil bir ayırım problemi yaşanmıştır (Fujii, Khaled ve Mak 1985; Gardini 1985; O’Hagan ve Harrison 1984; White 1985). Bu araştırmaların genel yaklaşımı talep ilişkileri ile farklı turist kaynak bölgeleri arasında ki etkileşimi bulmak ve çoğunlukla aynı turist pazarları için rekabet içinde olan kaynak bölgelerde mevcut oln rekabet ilişkisine anlaşılabilir bir boyut kazandırmaktır.Çapraz fiyat esnekliği, bazı hedef turist bölgeleri birbirlerinin yerine geçerken diğerlerinin turistler tarafından tamamlayıcı hedef bölgeler olarak görüldüğü bu tarz modellerin sağladığı kanıtlardan tahminlerde bulunularak çıkarılır. Gelir esneklikleri, gidilecek hedef bölgeler için turist görüşlerine ait bilgi sağlar; “lüks”, “normal”, veya “düşük” olan hedef bölgeler (gelir esnekliklerinin bütünlüğü geçip geçmediğine bağlı olarak) pozitiftir ama ya esnek değildir ya da negatif esnekliğe sahiptir. Bu çalışmalarda ki gidilecek hedef bölgelere ait fiyat esneklikleri mutlak değerdeki bütünlükten daha az ve daha çok olanlar olarak ayrılmaktadır.


Alıntı

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 6061
favori
like
share
baybi hadise Tarih: 14.04.2010 17:34
:16::18::19::9::67: