YAHUDİ ŞUURU

Çamlıca Kız Lisesi Müdür Muavini Sebahat Egemen Hanım'ın yine bir lise hocası olan arkadaşının başından geçen su hadise,
değişik ülkelerde yıllarca azınlık psikolojisi içinde yaşayan Yahudi cemaatinin millet olma şuurunu nasıl kazandıklarını göstermesi açısından oldukça önemlidir:
"Çocuklardan not tutmaları için bir defter getirmelerini istedim. Sınıfın tek Musevi talebesi hariç iki gün içinde hepsi isteğimi yerine getirdi.
Her ders Yahudi kızına defter getirmesi gerektiğini tekrarladımsada,hali vakti yerinde olduğu halde kız deftersiz gelmekte devam ediyordu.
Nihayet aradan bir hafta geçtikten sonra,dediğimi yapmadığı takdirde kendisini sınıfa almayacağımı söyleyince ağlamaya başladı.
Ailesinin çok geniş imkânı olduğunu bildiğim için bu direnmenin sebebini öğrenmem lazımdı.
Kızdan aldığım cevap bir Siyonist prensibin genç bir Yahudi kızında ifade bulmasından ibaretti.
Kız ağlamaya devam ederek
''NE YAPAYIM ÖĞRETMENİM,YAKO ON GÜNDÜR DÜKKÂNINI AÇMADI,HERHALDE HASTA OLMALI'' dedi.
Yako'dan başkasından alış veriş etmeyi prensibine ihanet addedecek ırkı bir taassupla Yahudiliğine gösterdiği bu sadakatin kaçta kaçı bizlerde bulunmaktadır?
Çamlıca sakinlerinin el birliği ile zengin ettikleri parçacı Mişo'nun kumaş tüccarı olduğunu duyduktan sonra,
Yahudi kızının Yako'su da herhalde günün birinde kırtasiye toptancısı olmuş veya olacaktır...

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 432
favori
like
share
ilke61 Tarih: 15.03.2009 21:48
Bizde milliyetçiliğimizi yozlaştırmasa idik bunlardan çok ileri olacaktık. Ama bizdeki yabancı hayranlığı, insan sevgisi varyaaa engelliyor milliyetçiliğimizi

İnşallah gelecek nesillerimiz bilinçlenecek.
bugulu-gözler Tarih: 09.03.2009 10:25
yahudilerde söyle bir gelenek varmis mesela birisi bir market acti,bir sene boyunca devamli o marketten alis veris yaparlarmis yani islerini düzeltsin iyi bir mevkiye gelsin cabasi gösterirlermis
ama bizlerde cekememezlik varmis
M.Kutsi Çil Tarih: 08.03.2009 08:10
Üzülerek bir ekleme yapayım.Çocukluğumda İstanbul Kumkapıda,evimizin karşısında Loka adlı bir rum bakkal var,bütün mahalle ondan alışveriş yapardı,mahallemizde manav,kasap,terzi,kunduracı gibi çeşitli esnaf da vardı ve hepsi Türktü.Bu Loka denen rum bakkal,bunların hiçbirinden bir şey almaz,ihtiyaçlarını gider Beyoğlundaki rumlardan giderirdi.Mahalleden kime söylediysem,belki de çocuğum diye dinlemediler,bizimkiler de dahil,rum bakkaldan alışverişe devam ettiler.Yahudi olsun rum veya ermeni olsun,adamlar birbirlerine öylesine tutkunlar ki hayran olmamak elde değil.Bir de biz Türkler birbirimize tutkun olsak ve birbirimizi yemesek,birbirimizin kuyusunu kazmasak olmaz mı yani? Ayrıca dinlerine bağlılıkları da takdire değer.
M.Kutsi Çil Tarih: 19.01.2009 19:56
Yahudi,yahudiliğini yapıyor kardeşim.