[color="#bec170"]Hüzün; bir gece çöl yolunda gözlerine rüzgarın, kumlar içerisinden yaşları değdirmesi..


Hüzün; cam kenarından imkansızlığa bakan gözlerin yağmurlara karışması..


Hüzün; susamış bedenlerin sahte mevsimlere söylediği tek kelime..



Hüzün bir kere uğramışsa yanına, ellerin kanar gülleri tutarken. Gönlüne seher yelleri sarılır, rüyalardan uyanırken. Umut etmeyi umarsın yüreğinden. Tutunacak bir dal ararsın ötelerde. Düşersin boşlukta. Elini uzatırsın bilinmezlere. Karanlık tutar elinden. Yıldızların olur benliğin. Karışamassın dünyaya çünkü derdin dünyadan derin. Bir kızıl gökyüzünün en taze doğuşunda en bilinmez ve görülmez yerinde saklanır yerin. Sen konuşur, sen ağlarsın. Sen tanırsın kendini. Seni sana anlatırsın. Senden sen şikayetçi olursun. Sensizliği sorarsın doğan güneşe. Dem vurursun zamandan aheste aheste. Bilirsin ki yüreğin açılmayı bekleyen bir kafeste. Kimbilir hangi aşktan hüküm giymişte yatar bağrı yanıklar hüzündeki hapiste..



Hüzün, yürek devletini içten sarsan bir depremdir çoğu zaman. Sarsılırsın ve kalırsın bazen gözyaşı enkazlarının altında. Beton değildir seni ezen, gözyaşının hüzünden örülmüş mahsenleridir üzerindeki. Üzerindeki yük değildir belini büken, taşıdığın yoğun duygulardır belkide. Kütlesi hacminden büyük duygular. Hüznü yüzünden belli duygular..



Hüzün yansımışsa pencerenden içeri duvarların boyanır ilkin ona. Nereye baksan onu görürsün. Yalnızlığının bir yansıması olur dört duvar sana. Duvarlarının her yanında yalnızlığının portresi vardır. Kumbaranda biriken gözyaşlarıdır. Resim sayfalarında silinmiş mutluluklar vardır. Hüzün der için. Hüzün söyler duan. Hüzünle serilir seccaden. Hüzne yolculanır yüreğin..



Kuşlar çırparken kanatlarını gökyüzünde her kanadın esintisi eser gözlerine. Yüreğini salıverirsin kanatlarının üstüne. Güneşi görürsün mesela. Niye yandığını anlatır sana. Dağları görürsün. Niye bu kadar heybetli olduklarını dinlersin. Kuşlarla dost olursun. Bir kumruyu dinlersin mesela. Ondaki aşkı alırsın heybene. Bulutların saflığıyla sarınırsın. Maviyle renklenirsin. Ve anlarsın artık yerde hüzün, gökte hüzün. Hepsi hasret "BİR"ine. Sende hasret ol hep "BİR"ine, "BİR"liğine..



Ebedi hüznü giyerken üzerine gülü ölüme giydiriyorsun aynı zamanda. Yanıyorsun hep ama yakamıyorsun. Ağlıyorsun ama ağlatamıyorsun. Kanıyorsun ama kanatamıyorsun. Acıyorsun acıtamıyorsun. Çünkü hüznün, sahibine. Sahibinden öğrendin üzülsenden üzmemeyi. Sahibindir seni yaşatan, sana yaşam veren. Ve sahibindir sadece hüzün denizlerinde gezen yüreğini kıyıya çıkartacak olan..



Son verilirken dünyada dostluğa artık. İnat olsun dünyaya, dostumdur hep adımı dost koyanlar. Ve bu dünyada hüzünlü olmak bir acizlikse artık, selam olsun benim gibi aciz insanlara..



Ve yine hüzün dolmuşsa odama,
Odam dar gelir bana.



Yanarım yanarımda yakamam ben asla..

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 305
favori
like
share