Üçüncü yaşının ilk yaz tatilinde okul arkadaşı Cem'le hayali telefon konuşmaları yapan küçük kız... Ya da sana üçüncü yaşında, ilk müsameresi için yaz böceği kılığına girip, kafasındaki antenlerle komik komik etrafa bakarken aslında babasını aradığını içimiz cız ederek anladığımız, beklediği gelmeyince dansına gülümseyerek devam eden küçük cesur yürek mi demeliyim?

Anası gibi her şeye merakla bakan, asık suratlı insanların ve ısıran köpeklerin doğasını anlamakta güçlük çeken yeşil zeytin gözlü melek...

Gel seninle dedeler için bir babalar günü yazısı yazalım...

Çocuklarından uzakta geçirdiği uzun yıllar içinde kaçırdığı bütün özel günler için uzun mektuplar yazan, hiçbir zaman telafi edemeyeceğini düşündüğü eksik kalmış yanlarımız için hâlâ büyük bir üzüntü yaşayan dünyanın en bıyıklı, bıyıksız, saçlı, saçsız babalarına yani...

Bu yazıyı kısa ve dar alanlarda, uzun zamanlarda ve yollarda da şevkatle sevebilen her dedeye adayalım.

Kendi babasının bitmeyen toprak kavgasını artık gülümseyerek izleyen her oğula...

---
İnsan babasından neler alır?

Ellerini belki...

Göz rengini, ayak parmaklarını, saçlarını...

Peynirle vişne reçelini beraber yeme alışkanlığını ya da...

Evde kızartılmış balık kokusundan hoşlanmamayı, erik ağaçlarını ve gelincikleri sevmeyi, atların yelesine yapışarak kalp seslerini dinlemeyi ve susabilmeyi...

Okuma alışkanlığını, kütüphanesini, yazarlarını ve vazgeçilmez romanlarını...

"Kalbimi Vatanıma Gömün" diyen kızılderililerin hikâyelerini...

Müzik dinlemeyi...

Bir çocukla oturup büyük bir ciddiyetle çizgi film seyredebilmeyi...

İlk tokadı atan olmamayı...

Dayak yememek gerektiğini...

Gerektiğinde kavgaya girmekten çekinmemeyi...

Beşiktaşlı olsan bile Fenerbahçe'yi sevebilmeyi...

Dağları, bulutları, ırmakları seyretmeyi...

Dünyanın dilini çözebilmeyi...

Yumurtalı ekmek kızartma becerisini...

Güzel yazı yazmayı...

Başarısız olduğunda üzülebilmeyi...

Fotoğrafları saklamayı...

Çiçek dikmeyi, budamayı ve sulamayı.

Bizden sonrakiler ve bizden ötekiler için de yaşamak gerektiğini...

Ama en önemlisi her şeyin bir sebebi vardır, nedeni ne olmalı diye sorabilmeyi...

---
Sevgili küçük kız... Hayat sana şimdiden çelik bir yelek giymeni söylüyor...

İnsan babasından pek çok şey alır. Benim aldığım çelik yürek sana emanetimdir.

Kendi çocuğuna bırakabilmen için...


İclal Aydın

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 325
favori
like
share
ßaşßeLası Tarih: 22.01.2009 21:39
payLaşımın için teşekkürLer