Noam Chomsky yaşayan en önemli düşünürlerden biri. Esasen dilbilim profesörü olan Chomsky'nin siyasal ve toplumsal eleştirilerini dile getirdiği otuzdan fazla kitabı var.

Amerikalı olan Chomsky en sert, en radikal eleştirilerini yine Amerika'ya yöneltiyor. Üstelik yalnızca mevcut hükümeti değil genel olarak Amerikan sistemini eleştiriyor.

Chomsky, Bush yönetimi gitse bile, Amerikan sistemi olduğu gibi devam ettiği sürece Amerika'nın dünya barışını baltalayacak başka girişimlerde bulunabileceğini söylüyor.

Peki Chomsky'nin kitapları Amerika'da ya da dünyanın herhangi bir başka ülkesinde yasaklanıyor ya da dava konusu oluyor mu? Hayır.

Tek bir ülkede Chomsky'nin kitabı toplatılıyor. O da Türkiye.

Elbette Chomsky tek değil. Bu tür davalar Türkiye'de neredeyse moda haline geldi.

Elif Şafak hakkında son romanı "Baba ve ***"te Türklüğe hakaret ettiği gerekçesiyle açılan soruşturma devam ediyor.

Hasan Cemal, Murat Belge, İsmet Berkan aleyhine, yazdıkları yazılar yüzünden açılan davalar sürüyor.

Bu yapılanlar Türkiye'ye iyilik mi kötülük mü?

Bu tür olaylar devam ettiği sürece Avrupa Birliği sürecinde atılan olumlu adımların, yapılan reformların hiçbir önemi yok. Bu olaylar Türkiye'nin imajına onarılamaz biçimde zarar veriyor.

"Türklüğe hakaret", üzerinde çok dikkatle düşünmemiz ve çok temkinli biçimde kullanmamız gereken bir kavram. Geçenlerde Danimarka basınında çıkan bir haberin Türkiye medyasına yansıyış biçimi bu noktayı bir kez daha doğruladı.

Birkaç gün önce, bir Danimarka gazetesinde "Türkiye'ye sopa gerekiyor" minvalinde bir haber çıktığı bilgisi medyaya yansıdı. Danimarka ile yaşanan karikatür krizinin ertesinde bir de bu haberi gören birçok vatandaş çok öfkelenmiş ve öfkelerini internette birçok sayfada dile getirmiş.

Danimarka gazetesine atfedilen bu haber başlığının detayı şöyle:

Bildiğiniz gibi AB'nin yeni dönem başkanı Finlandiya. Gazetedeki haber AB-Türkiye arasındaki ilişkilerden bahsederken Kıbrıs'la ilgili görüşmelerin hem dönem başkanı Finlandiya hem de Türkiye açısından zorlu geçeceğine dair bir yorum yapıyor ve de esprili bir başlık atıyor.

Bizleri kızdıran bu esprili başlık Türklerin hamam Finlilerin de sauna ile ünlü olmasından yola çıkıyor. Saunada kan deveranını artırmak için, masaj niyetine, beden defne dallarıyla dövülür ya...

İşte Danimarka gazetesi de bu anlamda bir espri yapmış huş dallarıyla dövmek derken...

Bu gibi durumlarda öfkeye kapılmadan önce çok dikkatli olmalıyız ve olgun davranmayı öğrenmeliyiz diye düşünüyorum.


Zülfü Livaneli

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 246
favori
like
share