Müslüman, tek Allah'a iman ettiğinden, Tevhid üzere olduğundan ikilik yapmaz, ayırıcı değil, birleştirici olur.

Müslüman, ahirete iman ettiğinden, dünyanın ahiretin tarlası olduğunu bildiğinden tarlasında, fabrikasında, işinde, dairesinde, kışlasında, karakolunda, okulunda hep iyi şeyler yapar ve ahirette iyilikler derer.

Haram yemez, yalan demez.

Müslüman, bütün kitaplara iman ettiğinden kitap sahibi herkes ona saygı duyar.

Son kitap Kur'an-ı Kerime göre hareket ettiğinden her Âdemoğlunun canının, malının, namusunun, aklının, dininin, neslinin korunması için elinden geleni yapar.

Müslüman, meleklere iman ettiğinden, yirmi dört saat meleklerin kendisini izlediğine, her söz ve hareketini kayda aldığına inandığından eline, diline, beline sahip olur.

Onun için tele kulaktan, fişlenmekten çekinmez.

Müslüman, bütün peygamberlere iman ettiğinden ve hiçbirini dışlamadığı gibi her gün yatsı namazının ardından "Lâ nüferriku beyne ehadin min rusülih, biz, Allah'ın peygamberleri arasında ayırım yapmayız" diyerek bütün dünyaya mesaj sunduğundan her dinden insanın İslam'a girmesine yol göstermekte ve bir babadan gelen insanlığın birleşmesine katkıda bulunmakta ve kusursuz örnek Hz. Muhammed'e çağırmaktadır.

Müslüman, kadere iman ettiğinden çalışmanın da kader olduğunu bilir, meşru mekanlarda dolaşır, verilenle şımarmaz, alınanla karamsar olmaz.

"Allah var, keder yok" der ve yoluna devam eder.

Yolun dikenli olduğunu, mayınlarla döşeli olduğunu bilir.

Ama helal mıntıkasının daha geniş olduğunu da bilir.

Şeytanların, şeytanlaşmış insanların haram tuzaklarının çok süslü danelerle örtülü olduğunu da bilir ve dikenli tarlada yalınayak yürürken dikkat ettiğinden daha dikkatli yürü.

Mayınlı tarlada yürürken gösterdiği hassasiyetten daha hassas olur haramlara karşı.

Kula kul olmaktan Allah'a kul olmaya yönelir.

Gönlüne şirkin gölgesinin dahi düşmesine izin vermez.

Haramlardan helallara gider.

Yalanlardan doğrulara geçer.

İçini Hak için, dışını halk için süsler.

Her sözü duyar en güzeline uyar.

Bütün insanları Allah'ın kulu, Hz. Adem'in çocuğu görür.

Bütün Müslümanları ise kardeşi kabul eder ve aynı vücudun organları nasıl birbirine yardıma koşarlarsa, acılarını ve sevinçlerini paylaşırlarsa dünyadaki Müslümanları da öyle kabul eder ve tek yürek, tek bilek halinde hareket eder.


mahmut toptaş

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 395
favori
like
share