'Denizli'de araştırma yapmak için kamp kuran bir grup üniversite öğrencisi, kamp yakınına tüneyen bir Denizli horozunun sabahın erken saatlerinde yüksek sesle ötmesinden çok rahatsız olmuşlar...
Sabahın köründe ortaya çıkan horoz, önce dikleniyor, sonra dakikalarca ötüyormuş...
Tabii ekipte ne uyku ne de huzur bırakmıyormuş...
Sonunda sabırlar tükenmiş...
Susturmak için başlamışlar horozu kovalamaya... Horoz önde.. Gençler peşinde...
Mahalle arasına dalmışlar... Kovalamacayı gören, fakat bir anlam veremeyen yaşlı dede, seslenmiş:
- Hey, evlatlar!.. Bu zavallı horozu niye ürkütüyorsunuz?..
- Dede, sabahın köründe ötmeye başlıyor, kampı ayağa kaldırıyor. O yüzden başını keseceğiz!..
- Yazıktır evladım yapmayın!.. demiş ihtiyar, bırakın, ben onun sesini keserim, bir daha da rahatsız etmez sizi...
Gençler bunun üzerine kovalamayı bırakmışlar.
Ertesi sabah, hafif 'gak - guk' sesleri dışında horozdan kayda değer hiçbir ses çıkmadığını görünce de şaşırıp dedeye koşmuşlar:
- Yahu dede, ne yaptın da bu horozun sesini kestin?..
İhtiyar gülmüş:
- ........ zeytinyağı sürdüm. Horoz kabararak ötmeye yeltendiğinde, gerisi tutmuyor ki kuvvet alsın... Ancak 'gak - guk' edebiliyor...
Kıssadan hisse:
Arkan sağlamsa, istediğin kadar kabarır, diklenir, sözünü dinletirsin.
Arkan bir gevşemeye görsün, ancak 'gak-guk' edersin...

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 531
favori
like
share
Ajan007 Tarih: 27.02.2009 15:00
Turania Tarih: 27.02.2009 11:40
nichole Tarih: 26.02.2009 23:35
ellerine sağlık
Ajan007 Tarih: 26.02.2009 19:38
Sağol
su meleği Tarih: 26.02.2009 17:53
paylaşımiçin teşekkürler
everekli38 Tarih: 26.02.2009 16:12
Haklı ...

emeğine sağlık..
UltrAsLaN-Brky Tarih: 26.02.2009 16:09
Teşekkürler paylaşımın için eLine sağLık...
kalpsiz_4 Tarih: 24.02.2009 22:01
teşekkürler
Terakkiperver Tarih: 20.02.2009 02:57
İhtiyar lastikçi

Kendi halinde yaşayıp giden yaşlı bir adamcağız.... Bir karısı birde külüstür kamyoneti ver.. Şehir içinde yük taşıyor, kazandığı 3-5 kuruşla geçinmeye çalışıyor.. Kamyonetini yenilemek şöyle dursun doğru dürüst bakımını bile yaptıramıyor... “Bari lastikleri değiştirebilseydik!” dediği bir zamanda kadına bir miktar miras kalıyor. 30 bin lira .. O parayla dört lastiği de yenilemek mümkün.. Kadın parayı eşine veriyor, lastik alması için.. Adam yolda giderken genç yaşta dul kalmış olan, önceden de tanıdığı bir kadına rastlıyor.. Hal hatır sorduktan sonra iki çocuğuyla perişan durumda olduğu anlatan kadına elindeki bütün parayı veriyor adam...: “Al kızım!.” diyor “ Senin ihtiyacın benden daha fazla!.” Çaresiz kadıncağızın nasıl sevindiğini tahmin edersiniz.. Bin türlü dua ediyor şoför amcaya.. Şoför amca akşama eve dönünce eşi soruyor: “Aldın mı lastikleri?” Adam ne desin? “alamadım” “neden” “lastik yokmuş”....
Bu tontoncuklar Anadolu’nun ufak bir şehrinde yaşıyorlar. Yani lastik bulamaması normal sayılabilir.... “İyi madem... Parayı ne yaptın?Kaybetmedin yaa!” “Yok canım .. Para şeyde.. Lastikçide gelince haber verecek.” Ondan sonra kadın her akşam aynı soruyu soruyor kocasına.. Adam ise aynı cevabı veriyor: “gelmiş mi lastikler” “gelmemiş” “gelmiş mi” “gelmemiş”.. derken o meşhur “Körfez Krizi” patlak veriyor. Adam artık her akşam aynı yalanı söylemekten usanmış eve gittiğin de diyor ki: “hanım, bizim lastikler yurt dışından gelecekti. İşte şimdi gelmesi imkansız..” “Neden?” “malum işte , Körfez Krizi çıktıya ...” Kadıncağız günlerce aylarca dua ediyor, “Şu Körfez savaşı bir an önce bitsin de bizim adamda arabanın tekerlerini yenilesin!”diye. Şoför amca kabak lastiklerle yoluna devam ediyor. Günün birinde Körfez savaşının bittiği ilan ediliyor.Artık adam da söylediği yalanın ağırlığı altında iyice ezildiğini fark ederek “bu akşam eve gidince doğrusunu açıklayacağım!”diye içinden geçiriyor.. “Ne olursa olsun,kıyamet mi kopar?”
o kararlılıkla eve gittiğinde “hanım, hani şu bizim lastik meselesi vardı ya......” diye söze başlamak üzereyken eşi: “ hah,tamam!”diyor..”Biliyorum!” “neyi biliyorsun?” “gelmiş gelmiş” “ne gelmiş?” “lastikler” “ne lastiği” “aa arabanın...” “nereden biliyorsun” “canım senin lastikçi geldi!” “benim lastikçi mi?” “Evet senin lastikçi. Al! şu kartı bıraktı ve yarın muhakkak gelip alsın lastikleri dedi!” “ALLAH....” Adam şaşkınlıktan ne diyeceğini bilemiyordu. Yemeğini yiyor, namazını kılıyor, yatıyor ama uyku ne mümkün!. Sabahı zor ediyor.erkenden kalkıp lastikçinin yolunu tutuyor. Lastikçi: “nerdesin beyim?” diye karşılıyor şoför amcayı..”ALLAH aşkına gelip alın şu lastiklerinizi!” şoför amcamız: “bu neyin nesi?” diye ısrarla sorunca lastikçi meseleyi anlatıyor: “ Geçenlerde rüyamda Efendimiz(s.a.v)’i gördüm..”falanca adama git,ona 4 lastik ver” buyurdular. Bende hayırdır İnşaallah dedim ama sonra rüyadır bu deyip pek önemsemedim.. Ne ettiğimi fark edemedim. Cahillik işte, bağışlayın. Hayatım alt üst oldu... Evvel ki gece tekrar gördüm. Beni öyle bir azarladı ki sormayın. Bana şöyle dedi: “Senin kurtuluşun o adama vereceğin 4 lastikte.....”Ne olur al şu lastikleri de kurtar beni......”