"Gün doğmadan, Deniz daha bembeyazken çıkacaksın yola. Kürekleri tutmanın şehveti avuçlarında. İçinde bir iş görmenin saadeti." Çıldır Gölü'ndeki balıkçılar Orhan Veli'nin bu dizilerindeki gibi gün doğmadan umutla çıkıyor yola.



[COLOR="darkorange"]Reis Topkaya, miçoları Ahmet ve Tekin'le birlikte balıkları taşıyor.

Soğuk, buz, fırtına yoldaşları... Yılın bu zamanlarında 50 cm kalınlığında buz tutan gölün turuncu renkli, parıl parıl parıldayan sazanlarından nasiplenmeye niyetliler. Bir ay sonra buz kalınlığı bir metreye ulaşıyor. İşleri daha da zor. Sabahın yedisinde başlayan bu serüven güneş ikindiye döndüğünde sona eriyor. Gölün buzları azimle kırılıyor, ağlar umutla çekiliyor. İçlerinde bir iş yapmanın ve evlerine ekmek götürmenin saadeti var yalnızca.

Reis Topkaya'yı, Çıldır Gölü'nde tayfasının başında buluyoruz. Lakin bu 'Reis'in ne bir gemisi var, ne de teknesi. Yılın yedi ayında buz tutan Çıldır Gölü'nde buna gerek de yok. Ellerinde bir kazma, bir de kürek. Bundan iyisi can sağlığı. Adı gibi 'reis'i olmuş 35 yıldır buranın. Kendi deyimiyle 'bunca zamandır göl onun, o da gölün kahrını çekiyor'. Askerden sonra başlamış balıkçılığa. "O gün bugündür kopamadım gölden. Gelmesem hasta olur, yatağa düşerim." diyor. Haftanın üç gününü burada geçiriyor. Ortalama sefer başı 40 kilo balık tutuyor. Bu işi tek başına yapmak mümkün değil tabii ki. Reis olur da tayfası olmaz mı? Kardeşi Serkan ve arkadaşı Günay Kobuk'la çıkıyor balığa. Serkan'ın iki küçük oğlu Ahmet ve tekin de geminin miçoları. Yaşı büyük olduğu için işin komutası Reis'te. Serkan ve Günay kazmaya başlıyor. Daha önce buraya ağ atıp işaretlemişler. Şimdi o ağ bulunacak ve nasipse balıklarla birlikte çekilecek.

50 kilo balık, 300 TL'ye satılıyor

Havada sert rüzgâr ve keskin bir soğuk var. Bizden başka kimse yok gölün üstünde. Normalde fırtına olunca balıkçılar göle çıkmıyor. Ama emir Reis'ten gelmiş. Dediğine göre, bugün çıkılmazsa ağ attıkları yeri kar ve buz kaplar, bulmak imkânsız olur. Herkes işi bir an önce bitirmenin derdinde. Reis'le Günay ağın başında. İşin en zevkli yanı işte burası. Bu anı görüntülemek için kilometrelerce yol geldik. Çekilen ağın önünde balıkçılarla beraber pusuya yatıyoruz. Neyse ki şanslıyız, ağlar bereketli çıkıyor. Balık çıktıkça tayfanın yüzü gülüyor, içleri ısınıyor. Ağlardan sökülen balıklar, can havliyle ellerinden uçuşarak yere düşüyor. Hesabı Serkan'ın oğlu Tekin yapıyor. '50 kilo olsa altı liradan üç yüz eder.' Gülüyor yüzü... Biz de objektifimize düşen karelerden nasiplenmenin keyfini yaşıyoruz. Reis tayfasını topluyor. Bugünlük bu kadar yeter, üç yere daha ağ atıp ayrılıyorlar gölden.




Ertesi gün tekrar gelmeye karar veriyoruz. Güneş doğmadan yollardayız. Göle yaklaştığımızda karşıda bir karartı beliriyor. Tayfa bizden erken gelmiş. Bembeyaz gölün üstünde yürümek tehlikeli. Adımlarımızı dikkatle atıyoruz. Hava dünden daha soğuk. Görenler bilir, Çıldır'ın soğuğunu düşünmek bile donduruyor insanı. Her işin kendine göre mutlaka bir zorluğu vardır ama, bu balıkçılar için büsbütün çile. Hele kış şartlarında buna soğuğu da eklediğimizde zorluk katmerleşiyor.

Reis yine kazmayla buzları kırıyor. Serkan kürekle kırılan buzları temizliyor. Bugün hava daha soğuk olduğu için çok balık çıkmayabilir. Umutları düne göre az. Serkan askerden sonra başlamış balıkçılığa. 15 yıldır göle geliyor. Serkan'a göre bu iş, iş değil, "Alacaksın küçük bir taka Karadeniz'e çıkacaksın" diyor. İç çekip işine devam ediyor. 'Ekmek parası kazanmak zor.' diye ekliyor. Ağlar yine de umutla çekiliyor. Serkan, 'Ya nasip!' diye bağırarak son bir hamleyle ağa asılıyor. Durum hiç de fena değil. Az da olsa balık çıkıyor. Reis seviniyor: "Bugünü de kurtardık. Her gün bir olmuyor. Bazen nasip boş da çıkabilir." Balıkçıların bir günü daha böyle geçiyor. İnsan gölün üstünde vaktin nasıl geçtiğini anlamıyor. Beyazla sessizlik arkadaş olmuş burada. Şehrin gürültüsünden sonra çok dingin geliyor burası. Yoga ve bilumum sakinleşme seanslarına para ödeyenlere Çıldır Gölü tavsiye edilir.

MEHMET ALİ POYRAZ

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 387
favori
like
share
nalus Tarih: 03.02.2009 13:59
[COLOR="Pink"]Paylaşım için teşekkürler, emeğinize sağlık...