-A-Ç-


Ağız Enfeksiyonları:
Ağızda oluşan enfeksiyon pamukçuk diye adlandırılan mantardır. Buhastalık vücuttaki mantarı kontrol altında tutan bazı bakterilerinaşırı çoğalarak ağızda enfeksiyon oluşturmasıyla meydana gelir. Ağızdaacı veren tahrişe neden olacağı için çocuğunuza kolay yenilebilir vesıcak olmayan yiyecekler vermeye çalışın. Pamukçuk beyaz renklidir veağız içi ve çevresinde oluşur. Tedavisi için doktorunuza danışmanızyararlı olur.
Ağlama:
Ağlama, en çok aileyi rahatsız eden ve çeşitli nedenleri olan biryakınmadır. Ağlamayan bebek yoktur. Her sağlıklı bebek ağlar. Bebeğinbeslenmesi tamamlanmış, temizliği yapılmış, gazı çıkarılmışsa halaağlıyor olması her zaman bir hastalığın olduğunu göstermez. Vücut ısısıda normalse, bir enfeksiyon hastalığı oranı düşüktür. Bazı bebeklerde“gaz sancısı” veya “colicum infentum” denilen karın ağrısı 3 – 4 ayakadar sürebilir. Eğer bebek idrarını ve dışkısını düzgün yapıyor vekusmuyorsa, basit ağlamalar bütün bebeklerde korku nedeni olmamalı,ancak bunlara rağmen sürekli ağlıyorsa hekime danışmakta yarargörülmektedir.

Akut Romatizmal Ateş:
A grubu beta streptokok mikrobu ile enfeksiyon (boğaz ağrısı, ateş)geçiren çocuklarda, hastalıktan bir süre sonra ateş, eklemlerde şişlik,kızarıklık, ağrı, sıcaklık ile beliren ve gezici karakterdeki bir eklemhastalığıdır. Bazen deride döküntüler, maksatlı hareketleri yapmadagüçlük gibi belirtiler de eşlik edebilir. Eğer olaydan kalp deetkilenmiş ise, değişik oranda semptomlar ortaya çıkabilir. Bir üstsolunum yolu enfeksiyonunu izleyen dönemde bu tip gezici eklembulgularının ortaya çıkması önemlidir ve doktora danışılmalıdır.

Allerji:
Günümüzün önemli hastalıklar grubunu oluşturur. Oldukça geniş biryelpazeyi içerirler. Solunum yolu, mide – bağırsak sistemi, deri gibi.Alerjen dediğimiz dış etkenler solunum yollarını etkilediklerinde samannezlesi, hapşırık, gözlerde sulanma, kaşınma veya bazen astım gibinefes darlığı, öksürük nöbetleri ile seyreden hastalıklara nedenolabilir. İnek sütü ile beslenmelerde kusma – ishallerin oluşu, midebağırsak sistemini etkileyen alerjik mekanizma ile oluşur. Çocuktasolukluk, iştahsızlık, büyümede gecikme gibi bulgular fark edildiğindedoktora başvurulduğunda yapılan bir kan tablosu değerlendirmesi ilenedene yönelik bir tedavi oldukça kolaydır.

Altıncı Hastalık:
Egzantem subitum da denilen altıncı hastalık, hemen bütün bebeklerin veçocukların geçirmesi mümkün olan, sekim seyirli döküntülü bir virüshastalığıdır. 3 – 4 gün yüz, boyun ve gövdede topluiğne başı gibikırmızı döküntülerle seyreder. Kol ve bacakları genellikle tutmaz.Döküntü ateş düştükten sonra belirir. Daha çok süt çocuğu ve oyunçocuğu döneminde görülür. 2 – 3 günde döküntüler kaybolur.

Anlama:
Genel kanı bebeklerin, hatta çocukların çevresindeki olayları veyayapılan uyarıları anlamadığı şeklindedir. Oysaki bebek çok küçükkendahi annesinin yumuşak sesle söylediği ninniden başlayarak, 6. Aydaverilen küçük komutları, annesinin işe gitmesi ile fark ettiğiyoksunluğu anlama özelliğine ve bunu kendine göre bazı mesajlarla ifadeedebilme yeteneğine sahiptir. Bu nedenle bebeğin yanında “yoğurtsevmez”, “sebze yemiyor” gibi konuşmalardan çekinmeli ve ona olumsuzsıfatlar yakıştırmamalıyız.

Apandisit:
Appendiksin ağzında bir daralma ya da kapanma oluşursa, ucundakiçıkıntı iltihaplanır. İltihaplanmış appendiks zamanında ameliyatedilmezse, iltihap karın boşluğuna kadar ulaşabilir. Böyle bir durumhayati tehlike demektir. Özellikle küçük çocuklarda apandisithastalığının anlaşılması kolay değildir. Dört yaşın altındakiçocuklarda pek sık görülmese de şiddetli karın ağrılarında apandisittenşüphelenilmelidir. Şiddetli ve giderek artan karın ağrıları alarmdemektir. Böyle bir durumda hemen doktora başvurulmalıdır.

Arpacık:
Gözkapağı bezinin iltihaplanmasıyla oluşur. Çoğu zaman arpacık alt gözkapağının kenarındadır. Pek sık rastlanmasa da göz kapağının içkısmında oluşan arpacıklar tehlikelidir. Bu tür arpacıklar gözboşluğunda iltihaplanmaya neden olabilir. Arpacık olan göz ağrır vekenarında kızarıklık oluşur. Arpacığın ailenin diğer fertlerinebulaşmaması için, çocuğun tedaviden önce ve sonra ellerini yıkaması vekendisine ait bir havluyu kullanması sağlanmalıdır.

Astım:
Hekimler tarafından alerjik astım ve alerjik olmayan astım olarak ikiyeayrılır. Çocuklar genellikle bunların karışımı olan türdenşikayetçidirler. Alerjik astımda bronş mukozası çiçek tozu, evlerdekitozda bulunan akarlara ya da hayvan tüylerine karşı tepki gösteriri.Alerjik olmayan astım ise enfeksiyonlar, soğuk, kuru hava, egzos,yorgunluk yada ruhsal sorunlardan dolayı ortaya çıkabilir. Astımkalıtsaldır. Astım hastası çocuklarda saman nezlesi ve egzama gibibelirtiler genellikle bir arada görülür. Astım normalde şiddetliöksürük ve zorlukla çıkan uzun süreli hırıltılı nefes verme gibibelirtilerle kendini gösterir. Bronşlar balgamla doludur. Bronşlarınkendilerini kasmalarından dolayı çocuğun balgamdan öksürerek kurtulmasımümkün değildir. Gerçek bir astım krizi ürkütücüdür. Çocuk zorluklasoluk alır, nefes almaya çabalar, oksijen yetersizliğinden dolayıdudakları morarabilir. Burada önemli olan krizi engellemektir. Bu daçocuğun üzerindeki ailevi problemleri azaltarak ve krize nedenolabilecek sebeplerden kaçınarak gerçekleşebilir. Bir kriz anındaçocuğa gerekli ilaçlar verilmeli ve doktora ya da hastaneyegötürülmelidir.

Aşılar:
Bebek doğduğunda onu bulaşıcı ve tehlikeli hastalıklara karşı koruyacakaşılara başlanır. Aşı zayıflatılmış veya öldürülmüş hastalık üretenmikrobun zararsız halidir. Çok özel durumlar hariç, geçirmekte olduğubasit gribal enfeksiyonlar ve 38 C’nin altında ateşle seyredenhastalıklar aşı programının aksamasına neden olmaz. Yapılan aşınıncinsine göre ateş yükselmesi, aşı yapılan yerde şişlik ve vücuttadöküntü olabilir.

YAŞ -AŞI
DOĞUM:Hepatit B
1. Ay: Hepatit B
2. Ay ifteri, BCG BoğmacaTetanoz, Menenjit Çocuk felci (Polio)
4. Ay ifteri BoğmacaTetanoz, Menenjit Çocuk felci (Polio)
6.Ay :Hepatit BDifteri, BoğmacaTetanoz, Çocuk felciMenenjit
9. Ay :Kızamık, KızamıkçıkKabakulak
18.Ay ifteriTetanozÇocuk felci (Polio)Boğmaca
4-6 Yaş :Tetanoz, BCG PPD
11- 12 Yaş :TetanozDifteri, MMR

Aşının zararı var mı?Aşıuygulandıktan sonra çok nadir olarak vücutta ve aşı yerinde bir takımyan etkiler oluşabilir. Bu yan etkiler çok nadir olmakla birliktegenellikle çok yüksek ateş, aşı yerinde ağrı ve kızarıklık şeklindedir.Bu yan etkiler genelde kısa süreli olup doktor tedavisi gerektirmezlerve annelerin basit önlemler almasıyla kolaylıkla ortadankaldırılabilir. Aşı uygulaması sonrasında çok nadir olmakla birlikteaşı bileşiminde bulunan maddelere karşı oluşan alerjik ve sistemikreaksiyonlar görülebilmektedir. Ancak bu reaksiyonlar, hastalığınoluşması ile ortaya çıkabilecek ağır sonuçların yanında mukayeseedilemeyecek derecede önemsiz kalmakta ve çok daha hafif olmaktadır.

Aşı ile korunabilir çocukluk çağı hastalıkları
Difteri, boğmaca, tetanoz
Çocuk felci
Hemofilus Influenza Tip B (HİB)
Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak
Hepatit B
Hepatit A
Su Çiçeği
Pnömoni (Zatürre)
Grip
Verem

Aşı yapılmaması gereken durumlarDünyasağlık teşkilatının yayınladığı bilgilere göre çocuğa aşı yapılmasısırasında gözden geçirilmesi gereken durumlar şöyle...
- Lösemi, lenfoma gibi kötü huylu hastalığı olan ve diğer kanserli çocuklar,
- Aktif verem hastaları,
- Ağır derecede zatürree, böbrek yetmezliği, metabolizma hastalıkları gibi hastane tedavisi gerektirecek durumda olanlar,
- Kortizon tedavisi görenler,
- Işın (radyoterapi) tedavisi görenler.
Yukarıda belirtilen hastalığı olan kişilere aşı uygulanıp uygulanmamasıve hangi aşıların uygulanması gerektiği konusunda kararın hastayıizleyen hekim tarafından verilmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtilenhastalıklar dışında hastalığı olan ya da sağlam olan tüm bebek veçocukların aşı takvimine uygun olarak mevsim ayıt edilmeden gerekli tümaşıları yapılmalıdır.

Ateş:
Alışkın olmayan genç anne – babanın fark etmekte geç kalabileceği vebebek için son derece önemli olan bir semptomdur. Yeni doğan dönemindeateşin yükselmesi kadar düşmesi de enfeksiyon açısından büyük önemtaşır. Ateş koltuk altı kasık, rektumdan veya kulaktan ölçülebilir.Rehtal yoldan termometre ile algının 38 derecenin üzerinde, deridenölçülen ısı da 37.5 dereceden yüksek olması ateş anlamınadır. Ateşiyüksek olan bir bebek veya çocuk titremelerle üşüyor gibi davransabile, üzeri mutlaka soyulmalı ve eklem yerlerinin iç yüzüne boyuna,kasıklarına ılık su ile kompres yapılmalıdır. Ateşi düşüren ilaçlarabaşlanıp, ateşi düşmüyor ise doktora danışılmalıdır.

Bademcik İltihabı:
Boğazda aşırı ağrı ve bademciklerde enfeksiyon oluşur. Mikrop kapanbademcikler kızarır, büyür ve üzerinde beyaz renkte noktalar oluşur.Ateş yükselir ve bezelerde şişmeler meydana gelir. Çocuğunuza soğuk vesulu içecekler verin. Doktorunuz enfeksiyonun antibiyotikle tedavisiniuygun görebilir ya da bu enfeksiyon sık oluşuyorsa ve çocuğun genelsağlığını etkiliyorsa bademciklerin alınmasını uygun görebilir.

Baş Ağrıları:
Her beş çocuktan biri, düzensiz aralıklarla baş ağrısı çeker. Başağrıları, tek bir hastalık olarak ya da başka bir hastalığın belirtisiolarak ortaya çıkabilir. Baş ağrılarının sebepleri çok çeşitlidir. Birçok enfeksiyon hastalıklarında örneğin göz, diş, boyun, burun ya dakulak gibi baş ağrıları görülür. Baş ağrılarının diğer sebepleri ise,boyun omurgasındaki hasarlar, kafadaki iltihaplanmalar ya da tümörler,yüksek tansiyon, beyin sıvısının akışkanlık sorunu ve de ruhsalsorunlardır. Baş ağrısının özel bir türü ise, migrendir. Dikkatli birgözlemle baş ağrısının nedeni ve onu arttıran faktörler bulunabilir.Çocuk doktoruna teşhisi kolaylaştırmak için, baş ağrılarının başlamaşartlarını gözlemlemek gerekir, yani : Ağrılar ani ve şiddetli mi,yoksa hafif başlayıp şiddetleniyor mu? Ağrı tek mi çift taraflı mıdır?Günün belli saatlerinde mi yoksa belirli hava şartlarında mı başağrıyor? Belli yemeklerden sonra baş ağrıyor mu? Çocuğun baş ağrısındanbaşka şikayetleri ya da ateşi var mıdır? Baş ağrısı ne kadar sürüyor?Çocuk baş ağrısından kısa bir süre önce başını bir yere vurdu mu? Başağrıları; kusma, boyun tutukluğu, 38 dereceden yüksek ateş ile birlikteortaya çıkarsa, çocuk derhal doktora götürülmelidir. Sebebianlaşılamayan baş ağrılarından çoğu kez karartılmış bir odada istirahatya da temiz havada bir yürüyüş iyi gelecektir.

Beslenme:
Yaş gruplarına göre kalori alımı değişkenlik göstermekle birlikte,sağlıklı bir beslenmede enerjinin % 50 – 60’ ı karbonhidratta, % 15’ iyağdan, % 20 – 25 kadarı proteinden alınmalıdır. Yeni doğan bebek 4 – 6aylık oluncaya dek ideal besin olan anne sütü, daha sonra sebzeçorbaları, meyve püreleri gibi katı besinlerin eklenmesi ile beslenerekgerekli mineral ve vitaminlerin alımı sağlanır.
Beslenmede dikkat edilmesi gereken, alerji yapabilecek besinlerin(domates, çilek, bamya, muz, portakal, mandalina, kivi, üzüm, yumurta,balık gibi) diyete teker teker eklenerek başlanması ve bebek biryaşından sonra denenmesidir. Unutulmamalıdır ki, çikolata, şeker,şekerleme gibi besinler iştah kesici olmakla birlikte aynı zamandaalerji yapabilen zararlı ve çocukların diş sağlığını da olumsuzetkileyen gıdalardır.
Okul çocuklarının fast-food denilen karbonhidrat ağırlıklı besinlerlebeslenmeleri, meyve, sebze ve salatadan yoksun kalmaları doğru birbeslenme türü değildir. Özellikle okul çağı çocuklarının dengelibeslenmeye alıştırılmaları ailelerin vereceği eğitime bağlıdır.
Bazı oyun çocukları süte dayalı bir diyeti benimserler veya gece uykudasüt içme alışkanlığını edinip, gündüz normal beslenmeyi reddederler.Burada yapılan hata, süt alımını 600 cc’ de sınırlamayıp, gecebeslenmesine de izin verilmesidir. Sütün fazla miktarda alınması demiremiliminin azalmasına, dolayısıyla demir eksikliği yani kansızlığaneden olabilecektir.
Çocuklara 4 ana öğün: Kahvaltı, öğle yemeği, ikindi kahvaltısı, akşamyemeği şeklinde bir beslenme şemasının 6. Aydan itibaren başlayarakalışkanlık haline getirilmesi sonraki yaşamındaki beslenmealışkanlığını da yerleştirmiş olacaktır.
Sağlıklı beslenme açısından çocuklarda kızartmalar, salam – sosis,konserveler gibi şarküteri ürünlerinden, çikolata, pasta, şekerlemetürü pastane besinlerinden hem iştah kesici olması, hem de katkımaddelerini içermeleri nedeni ile kaçınılmalıdır.

Beşinci Hastalık:
Kelebek hastalığı da denilen, selim seyirli viral bir hastalıktır.Hafif ateş ile birlikte yüzde, yanaklarda, gövdede, kol ve bacaklardatoplu iğne başından daha büyük kırmızı döküntüler oluşur. Yüzdekigörünüm; burun, yanaklar kanatlarına benzetilerek “kelebek hastalığı”denmesine neden olmuştur. Gebelerde düşüğe yol açacağından dikkatedilmesi gerekir.

Boğaz Ağrısı:
Soğuk algınlığı ya da grip ile birlikte başlayabilir. Çocukta yutkunmagüçlüğü ve kulak ağrısı yapabilir. Ayrıca boğazda kızarıklık, bezelerdeşişme ve ateşte hafif yükselme gözlenir. Çocuğunuza kolaycayutkunabilmesi için soğuk ve sulu yiyececekler vermeniz doğru olur.Boğaz ağrıları bakteriye bağlı ise doktorunuz antibiyotik tedavisiniuygun görebilir.

Boğmaca:
Üst üste gelen öksürük atakları, boğulur gibi seyreden krizlerlekarakterize, bazen haftalar süren öksürük nedeni ise, çocuğu rahatsızeden bir bakteriyel hastalıktır. Başlangıç döneminde nezle, ateş veöksürük görülür. Tedavi edilmediğinde komplikasyonlarla seyredebilir.Bebeğin aşılama programında boğmaca aşısı yapılmakta ve böylece buhastalıktan korunma sağlamaktadır.
Ciddi ve tehlikeli bir hastalıktır. Çok bulaşıcıdır ve aşılanmamışçocuklarda çok ağır geçebilir. Şiddetli öksürüğe sebep olur. Eğerçocuğunuzun boğmaca hastalığına yakalandığını düşünüyorsanız en kısasürede doktorunuza danışmalısınız. Bu hastalık yaklaşık 10 haftasürebilir; fakat ilk 3 haftası ciddi ve tehlikelidir.
Belirtileri
1.haftada öksürük, boğazda yanma ve acıma,hafif ateş gözlenir.
2.haftada öksürük nöbetleri ve kusma ayrıca solunum güçlüğü görülür.Öksürükten sonra kusmaya sık rastlanır. Nöbetler arasında hasta iyidir.Şiddetli öksürüklerden sonra bebeklerde solunum sıkıntısı görülebilir.
3.haftadan itibaren düzelmeye başlayan hastalık soğuk alınırsa tekrarkötüleşebilir. Bu yüzden bu süre içerisinde dikkat etmek gerekir.İyileşme döneminde nöbetlerin sıklığı yavaş yavaş azalır, buna karşılıköksürük 100 gün kadar sürer.

Bronşiolit
Bronşiolit solunum yollarının en küçük dalları olan bronşiollerinenfeksiyonudur. Bu dallar havayı büyük bronşlardan akciğerlerdekimikroskopik hava keselerine taşırlar. Bu hava keseleri oksijeni kanaverir. Bronşiolit genellikle altı yaşın altında görülür ve her ikicinsi de etkiler.
Belirti ve bulgular:
Ani başlayan solunum zorluğu genellikle soğuk algınlığını ve öksürüğü izleyerek ortaya çıkar ve şunlar görülür,
·Hırlama
·Hızlı soluk alıp-verme
·Soluk alıp verme sırasında göğüs ve karında görülen çekilmeler
·Ateş
·Tırnak ve dudaklarda morarma. (şiddetli vakalarda)
Sebepler:
Viral veya bakteriyel enfeksiyon. Bazı çocuklar her soğuk algınlığınınarkasından bunu yaşarlar. Bronşiolit bulaşıcıdır ve salgın yapabilir.
Risk Faktörleri:
·Vücut direncini düşüren enfeksiyonlar, özellikle solunum yolu enfeksiyonları
·Ailede alerji öyküsü
Komplikasyonların veya tekrarlamaların önlenmesi:
·Çocuğun odasında soğuk buhar veren bir alet kullanılabilir.
·Soğuk algınlığını önlemek için çocuğa kalabalık gruplardan ve hastalardan uzak tutmak.
Hastalığın gidişatı ve sonuç:
Genellikle bir haftada iyileşir. Bazı çalışmalar iki yaşın altında ikiya da daha fazla bronşiolit geçiren çocuklarda alerji ve astımgörülebileceğini göstermiştir.
Tedavi:
Ev Bakımı; Çocuğun odasındaki hava, tercihen soğuk buhar verenaletlerle nemlendirilmelidir. Böyle bir nemlendiricinin olmadığıdurumlarda duş yardımıyla ortam hazırlanabilir. Çocuk günde birkaç kezve gece yatarken yirmişer dakika bu ortamda tutulur. Eğer gece hırıltıve öksürükle uyanırsa bu işlem tekrarlanır.
İlaç:
Doktorunuz bakteriyel enfeksiyon düşünüyorsa antibiyotik verebilir veya duruma göre bronşları genişleten ilaçlar önerebilir.
Aktivite:
Bulgular gerileyene dek 48 saatlik istirahat sağlanmalıdır. Daha sonra normal aktivitelere yavaş yavaş geçilir.
Diyet:
Çocuğa sık sık sıvı verilmelidir. Süt, solunum yolu salgılarını koyulaştırabileceği için edilmemelidir.
Yuvaya, Okula gidiş:
bulgular gerilediğinde, iştah açılmaya başladığında çocuk rahat hissediyorsa gidebilir.
Doktorunuzu Ne Zaman Aramalısınız?
·Bulgular 24 saat içinde gerilemezse
·Ateş makattan 38,5°C’yi aştığında
·Balgamlı öksürük
·Deri, tırnak ve dudaklarda morarma olduğunda
·Çocukta çevreye ilgisizlik ve uyuşukluk ortaya çıkmışsa,
Derhal doktorunuzu arayınız.

Bronşit:
Akciğerlerde oluşan bir enfeksiyondur. Soğuk algınlığının ya da gribinarkasından oluşabilir. Hırıltılı solunum ateş yükselmesi burun akıntısıöksürük ile birlikte gelen balgam belirtileridir. Balgam çıkarmasınayardımcı olun ve yatarken başını yükseltmek için ek bir yastıkkullanın. Çocuğunuz iki gün içinde düzelmiyorsa doktorunuza danışın.

Burun Tıkanıklığı:
Kuru havanın yarattığı, özellikle bebeklerde sorun yaratan birsemptomdur. Kaloriferlerin üzerine nemli havlu koymak, yetersiz kalırsaburuna serum fizyolojik damlatmakla çocukların rahat soluk alıp vermesisağlanmalıdır.

Cilt Bakımı:
Özellikle yeni doğan bebeklerin derileri çok hassastır. Bebeklerin hergün yıkanmaları ve ardından zeytinyağı ile bütün vücutlarınınyağlanması iyi bir bakım sağlar. PH’ sı nötr olan sabun veya şampuanlaryıkama için uygundur. Başın haftada iki kez sabunlanması yeterlidir.Her bez değişiminde bebeğin altının mutlaka yıkanması, veya ıslakpamukla temizlenmesi bebeği pişikten korur. Pudra kullanımı hemmikropların barınması için besin yeri oluşturacağından, hem de kaza ilebebek tarafından oynanması halinde solunum borusuna kaçarak zatürreeyeneden olacağından önerilmez.

Colicum Infantum:
Ağlama, ayakları karına doğru çekme rahatlama ve bu tablonun tekrarı,özellikle yaşam saatlerinde oluşu, bebekte “gaz sancıları” denilentanıyı düşündürür. Nedeni belli olmayan bu dönem yaklaşık 3 – 4 aysürebilir. Çeşitli ilaçlar önerilmesine karşın, etkin bir tedaviyöntemi yoktur. Bebeğin bu dönemde sakinleştirilmesi, karnına ılıkhavlu konması rahatlatıcı olabilir.

Çapak:
Hemen her yeni doğanda göz kapaklarında çapaklar görülebilir, builtihabi bir akıntı halini almadıkça önemli değildir. Antibiyotiklidamla veya pomatlar normal florayı bozabileceğinden, yalnızca kaynamış– ılınmış su ile gazlı bezle temizlenmesi yeterlidir.

Çocuk Felci:
Polio virüsünün sinir sistemini etkileyerek değişik oranda yaptığıfelçlerle seyreden bir hastalıktır. Aşılama ile önlenebilirhastalıklardandır.
Aşılanmamış bireylerde ateş, gözlerde kızarıklık, nezle gibi belirtilerle başlayıp, daha sonra felç dönemi gelişir.
Dünyadan mikrobun temizlenebilmesi için bütün çocukların aşılanması hedeflenmektedir.

Çocuk Horlaması:
İnsanlar genelde horlamanın yetişkinlerde olduğunu düşünselerde horlama ile çocuklarda da karşılaşılmaktadır.
Çocukları horlayan aileler geceleri bundan oldukça rahatsız oluyorolabilirler. Horlayan bir çocuğa sahipseniz, nasıl horladığına ve nasıldavranışlar sergilediğine dikkat edin. Horlama açık ağızdan girenhavanın, yumuşak damak, bademciklerin çevresindeki alan ve dilinarkasında titreşime yol açmasından kaynaklanır. Çocuklarda horlamayanadir olarak rastlanmaktadır ve çocukların büyük kısmı horlamaz. Birkısmı ara sıra horlarken diğer bir kısmı da devamlı horlar (Habituelyada kronik horlama). Elbette ki çocuğunuzun horlamasının bir nedenivardır. Bu herhangi bir solunum rahatsızlığından, ren uykusundan hattanormal uyumasından ve çocuğunuzun yatış şekillerinden kaynaklanıyorolabilir. Çocuğunuzun bu tip sorunları varsa horlaması bir süre sonrageçecektir.
Çocuğunuzun horlaması bir alışkanlık haline de gelmiş olabilir. Aynızamanda kronik bir sorun da olabilir, bademciklerinin büyümesi,adenoidlerin (geniz eti) havayolunun tıkanmasına sebep olması bununnedenidir. Çocuğunuz böyle bir durumla karşı karşıya ise hapşırma,burun tıkanıklığı, genizden konuşma, ağızdan soluk alma ve burun akmasıgibi sorunları da yaşaması beklenir. Uzmanların görüşlerine göreçocuklarının soluk alma zorluğu çektiğini,gürültülü soluk ya da ağızdansoluk aldığını ve fiziksel aktivitelere karşı zayıf olduğunu görenailelerin doktora başvurması gerekmektedir. Bu sorunun kaynağıbademcikler ya da adenoidler ise ameliyatla bunlar alınır. En sıkkullanılan yöntem budur. Bu sorunun kesin kaynağı bademcikler veadenoidler de olmayabilir ama yine de kontrolden geçmelidir.
Çocuğunuzun horlamasının nedeni bademcik ve adenoid büyümesi değildekronikse ailenin çocuğuna olan gözlemlerini yoğunlaştırması gerekir. Buvakalarda sorun kendini pek göstermeyebilir ama ciddi durumlarla dakarşılaşabilinir. Horlamanın nedeni uykuda tıkanmayı sağlayan uykuapnesi olabilir bu durumla birlikte uykuda bozukluklar da görülür. Uykuapnesi soluk almanın kısa bir süre durması, hava yolu hareketininyetersiz olmasıdır.
Çocuğunuzun beslenme güçlüğü çekmesi, ağızdan soluk alma, gündüzuyuklamaları ve altını ıslatma bu sorunun belirtileri olabilir. Bu konuhakkındaki en doğru yorumu doktorunuz yapacaktır.


Çocukta Tansiyon:
Çocukta tansiyon nasıl ölçülür?Çocuklarınkan basıncı, tedirginlikleri (beyaz gömlek yüksek tansiyonu)giderilerek, basit sfigmomanometre veya otomatik cihazlarlaölçülebilir. Çocuk oturur veya sırt üstü yatar konumda olur, daha küçükçocuklar da anne-babalarının kucaklarında iken ölçüm yapılabilir. Ölçmeişlemi sağ koldan yapılırsa, olağan değerleri içeren tablolardakiölçümlere daha fazla uyum sağlanmış olur. Ölçme sırasında manşonboyutuna dikkat etmek gerekmektedir. Manşon kolun çevresini tamamensarmalı, her yönden eşit basınç uygulamalıdır. Şişirilen manşon kolunuzunluğunun en az 2/3’ ünü örtmeli ve kol çevresinin %75’ i kadarolmalıdır. Kısa ve dar manşonlarla kan basıncı gerçek değerinden yüksekçıkmaktadır.

Ölçüm sırasında manşunun kola oranı kadar, çocuklarda tansiyona nasıl bakılması gerektiği de çok önemlidir.
Çocukta hipertansiyonun nedenleriHipertansiyonunnedenleri çocuğun yaşına göre değişmektedir. Sıklık sırasına göreyenidoğanlarda böbrek atardamarı tıkanıklığı, böbrek toplardamarıtıkanıklığı, doğuştan böbrek anomalileri; ilk yıl ve 1-6 yaş arasındaaort damarındaki yapısal anomaliler ve böbrek hastalıklarıhipertansiyondan sorumlu olmaktadır. 6-12 Yaş arasında renalparankimal, renovasküler hastalıklardan sonra esansiyel hipertansiyonsıklık sırasına göre nedenler arasına girmektedir. 12-18 Yaşlarıarasında ise hipertansiyon nedenleri erişkinlerinkilerden farklıdeğildir.
Tedavi
İlaç ve diyet
Çocukta ve ergendehipertansiyon tedavisinde amaç, kan basıncını 95 persantilin altınaindirmek ve süregen hipertansiyonun uzun süreli etkilerini önlemektir.İlaçsız ve ilaçlı olarak iki grupta toplanabilir. İlaçsız tedavi,şişmanlığın giderilmesi, tuz alımının kısıtlanması ve fizik egzersizyapma alışkanlığının kazanılması , potasyum ve kalsiyumdan zenginbesinlerle beslenme şeklinde sıralanabilir. İlaçsız tedavi 90persantilin üstünde kan basıcına sahip çocuklarda ilk uygulanacaktedavi tipidir. Sekonder hipertansiyonlu olguların çoğunda ilaç iletedavi gerekmektedir. Bunlarda tedavi öncelikle sebebe yönelikolmalıdır. Tuz kısıtlamasından faydalanan çocuk ve ergenlere diyet veidrar söktürücü tedavi önerilebilir. Böbrek hastalıklarındankaynaklanan hipertansiyon olgularında ACE inhibitörleri, kalsiyum kanalblokerleri tek olarak veya değişen kombinasyonlar halindekullanılmaktadır.
Spor zararsız
Hipertansiyonu bulunan çocuk ve ergenlerin spor yapmaları tamamenkısıtlanmamalıdır. Kontrollu olarak yarışmalara katılmalarına izinverilmelidir. Hipertansiyonlu çocuklar egzersizle yaşamayı öğrenmeli vebenimsemelidir.



Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 4257
favori
like
share
AYIŞIĞI Tarih: 04.02.2009 00:33
bilgiler için teşekkürler