Ersun Yanal, aylar önce radikal bir karar aldı, Hakan Şükür'le, Milli Takım'ın yollarını ayırdı. Türk futbolunun en büyük uluslararası gol markasının kadroya davet edilmeyeceğinin açıklanması, elbette toplumda yadırganan bir uygulamaydı. Bu kararın derindeki nedenleri hiçbir zaman açığa çıkmadı, çıkarılmadı. Hepimizin duyduğu, bildiği, kimimizin tanık olduğu bazı gerçekler yok sayıldı. Milli Takım Teknik Direktörü, ciddi anlamda başına dert açan bu kararının arkasında ısrarla durdu, geri adım atmadı. Gerekçesini de sportif nedenlere bağladı: "Taktik anlayışımıza uymuyor. Biz Milli Takım'da yeni bir hücum anlayışı deneyeceğiz". Bu görüşe katılırsınız, ya da katılmazsınız... Ama saygı göstermek durumundasınız.
Hayır, Yanal'ın Hakan Şükür kararına saygı göstermeyi bilemedik, beceremedik. Başka dünya ülkelerinde birçok yıldız teknik direktör kararıyla milli takımın dışında kalırken böylesine büyük ve derin kavga çıkarmadı. Biz bu kararı kavgaya dönüştürdük.

Kurban ediyoruz
Sürekli sorun yaratan, sorun çıkaran ve kamuoyu önünde bunları tartışıp bunlarla beslenen Hakan Şükür, Yanal'ın kararı karşısında yine de masum sayılabilecek kadar yumuşak bir tavır sergiledi. Sesini yükseltmedi, tepkilerini tırmandırmadı. Bu işi medyaya bıraktı. Medya, biliyorsunuz , aylardan beri kendi misyonunun çok ötesine taşarak Hakan Şükür'ü Milli Takım'a almamanın bedelini Ersun Yanal'a ödetmeye çalışıyor.
Türkiye Futbol Federasyonu ile Yanal'ın bağlarını koparmayı denediler, olmadı. Baskı altına alıp yüklendiler, yine olmadı. Teşvik primi dosyalarını açarken, (varsa ) verenin - alanın topluca oluşturduğu kirliliğin içinden sadece Ersun Yanal'ı çıkarıp kurban etmek istediler, yine tutmadı.
Şimdi görüyorum ki Maliye, Ersun Yanal'la ilgili bir araştırma - soruşturma başlatmış...
Hepimizin, her Türk vatandaşının kaçamayacağı, seve seve kabul etmesi gereken denetleme mekanizması, Ersun Yanal üzerinde yoğunlaşmış durumda... Teşvik dosyalarını bir çıkış noktası olarak kabul eden Maliye, elbette görevini yapıyor. Keşke sadece Milli Takım Teknik Direktörü'ne değil, her Türk vatandaşına aynı duyarlılıkla ulaşabilse. Maliye'nin tavrını kesinlikle kınayamayız. Bu bir doğal denetleme, kaçamayız, kaçmamalıyız. O teşvik dosyalarıyla Yanal'ın harcanması için düğmeye basan Hakan Şükür taraftarları ve Hakan Şükür'le aynı dünya görüşünü paylaşan bazı grupların, Milli Takım'ın tam da Arnavutluk ve Gürcistan maçları öncesine denk gelen bu denetleme - soruşturma eylemini muhteşem bir zamanlama örneği olarak alkışlamaları da çok doğaldır elbette.

Alışkanlıklarımız
Doğal olmayan, bizim sportif kültürümüzdeki kirliliklerdir. Futbol anlayışımızdaki tutarsızlıklardır. Futbola buncasına emek, zaman ve para harcayıp her karar ve uygulamadan paranoyak yorumlarla ille de kavga üreten sadist ya da mazoşist alışkanlıklarımızdır.
Ersun Yanal, Galatasaray'ın maçlarına elbette küfür işitmemek, hakarete uğramamak için gitmiyor, hesap soruyoruz. İyi oynayan, form grafiği yükselen Ayhan için bakan aracılığıyla "Bunu Milli Takım'a al" mesajları veriyoruz.
Bir yandan tüm mal varlığı ile soruşturma - denetleme sorularına yanıt vermeye hazırlanan Ersun Yanal, bir yanda da Türkiye'nin Dünya Kupası'na katılabilmesi için son şanslarını en iyi biçimde kullanmasını beklediğimiz Milli Takım Teknik Direktörü...
Biz ikisine de vuruyoruz... Bel üstünden, bel altından...Önden, arkadan, kafadan!
Galiba, sunağımıza yeni bir kurban arıyoruz!

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 431
favori
like
share
MaRaBoGLu61 Tarih: 17.03.2005 20:47
neler oluyor neler insan neye inanacagini bilemiyor artik
lazcop Tarih: 17.03.2005 00:09
COK DOGRU BIR YAZI. ALTINA IMZA ATILIR