Ankara Devlet Tiyatrosu ( Akün Sahnesi)



Yazan: Suat Derviş
Oyunlaştıran: Gülriz Sururi
Yöneten: Gülriz Sururi
Yönetmen Yardımcısı: Nermin Uğur Bakır
Besteler: Attila Özdemiroğlu
Şarkı Sözleri: Gülriz Sururi
Dekor Tasarım: Hakan Dündar
Giysi Tasarım: Fatma Görgü
Işık Tasarım: Yakup Çartık
Müzik Direktörü: Kemal Günüç
Koreograf: Özden Aktürk
Asistanlar: Firdevs Aylin Tez, Sibel Tatlıcan

Sahne Amiri: Kenan Kara
Kondüvit: Ersin Baytaş
Işık Kumanda: Gökhan Tokgöz
Suflöz: Dilek Can
Mekanik Sorumlusu: Ertuğrul Özkan
Dekor Sorumlusu: Ali Şener
Aksesuar Sorumlusu: Murat Üstün


Rol Dağılımı: (Sahneye çıkış sırası ile)

İsmet Numanoğlu, Ali Hakan Beşen, İsmail Volkan Duru, Engin Özsayın,
Erman Koç, İclal Karaduman, Kader İlhan, Pınar Berkmen, Selçuk Göldere,
Yiğit Dirik, Feray Darıcı, Zeynep Aytek Metin, Deniz Baytaş, Uğur Çavuşoğlu, Emrah Keskin, Nermin Uğur Bakır, Dara Tan, B. Şafak Ermiş, F.Aylin Tez,
Yeliz Erülgen, Diler Öztürk, Mert Okutan, Osman Özyurt, Ömer Comba,
Kubilay Karaburçak, Emrah Özdemir, Onur Atbaş, Handan Tok Kaya,
Gülay Gür Bayram, Eylem Türkmen, Dilek Mengi, Murat Kızıl, Kenan Kara

Orkestra:

Kemal Günüç, Zafer Gökçer, Fahrettin Ünal, Mehmet Haluk Kılıç, Atilla Kılıç, Mehmet Acemoğlu, Selçuk Ovalı, Şenzelita Aykanat, Ayşegül Yaylalı,
Ayşegül Duran, Melda Sak, Mehmet Ünal

Özet:

Fosforlu Cevriye, bedenini üç kuruşa satıp beş kuruşa karnını doyurabildiği bir dünyaya açmıştı gözlerini. Anasızdı, babasızdı. ‘Ortalıkta beni doğuran bir ana olmadığına göre, bu dünyaya yıldızlardan düştüm herhalde’ diyebiliyor, bazen bunun bir gerçek olabileceğine bile inanıyordu.
1930’lu yılların sonunda Edirnekapı’dan Rumeli Feneri’ne kadar, Fosforlu’nun tadına bakmayan kimse kalmamıştı. Hep aynı erkekle olmak ona göre değildi.
‘O kimseyi aldatmaz, çünkü kimsenin olmaz’dı.
Fosforlu Cevriye’nin meskeni Galata’ydı. Çevresi; itler, kopuklar, yankesiciler, kabadayılardan ibaretti. Birbirlerini meslekleri icabı kıskanıp hır çıkaran, hem de birbirleri için türlü fedakarlığı yapabilen, aynı yolun yolcusu kader arkadaşları Top Melahat, Fıstık Cemile, Köylü Güllü, Çatlak Marika’yla gecelerin günlere karıştığı bir dünyada yaşayıp gidiyordu. Ta ki bir gün, başka bir dünyanın gizemli bir insanı; bir adam, O’na ‘siz’ diyene kadar.
Oyunumuz kah güldürüp kah hüzünlendirerek, karakol, mahkeme, hapishane, Barba’nın meyhanesi, eski kantocu yeni randevucu bilge Sümbül Dudu’nun evinde, bir müzikal olarak anlatılır.




Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 3113
favori
like
share