2- Söz Kesme
Söz kesimi dünürcülük yani kız isteme aşamasından sonra gelmektedir. Dünürcülük yoluyla anlaşan ailelerin bu anlaşmalarına daha geniş bir çağrılı huzurunda yine sözle iyice pekiştirmelerine “söz kesimi” ya da “söz kesme” “kız bitti” denmektedir. Söz kesiminde başlık ve hediyeler de konuşulur söze bağlanır. Söz kesmeye bazı yörelerde küçük nişan adı da verilmektedir. Kızın verilmesi kesinleştikten sonra oğlan evinden getirilen bir baş örtü ile yüzük kıza takılır. Kızın başı bağlanmış sözü kesilmiş etrafa böylece duyurulmuş olur. Bugün oğlan evinin getirdiği lokum bisküvi dağıtılır şerbet içilir.

3- Nişan
Söz kesiminden sonra gelen aşama “nişan”dır. Buna büyük nişan adı da verilmektedir. Nişan töreni genellikle kız evi tarafından düzenlenir. Ancak masraflar oğlan evine aittir. Nişan öncesinde kız ve birkaç yakını nişan alış verişine götürülür. Burada kıza ve akrabalarına nişan için giyecek alınır. Kız evi de oğlana ve yakınlarına giyecek alır. Kıza alınanlar “nişan bohçası” içerisine konularak kız evine gönderilir. Damada da nişan bohçası hazırlandığı olur.
Nişana tüm köy davet edilir. Davet işine oku adı verilir. Geleneksel kesimde oku işi köylüye şeker mendil havlu dağıtılarak veya sadece ağızla söylenmek suretiyle gerçekleştirilir. Yakın akrabalara ve hatırı sayılır davetlilere ise elbiselik kumaş dağıtılır. Buna top adı verilip alış veriş sırasında oğlan evine aldırılır. Alınan okunun karşılığı nişana götürülür. Bazı yörelerimizde nişan yemekli yapılmakta bazılarında ise lokum bisküvi yeterli gelmektedir. Yemekli yapılan nişanlarda oğlan evi kız evine “kına davarı” adı altında bir hayvan alıp kesecek olan kişi ile birlikte kız evine gönderir.
Genellikle oğlan evinde toplanan davetliler topluca kız evine giderler. “Nişan elbisesini giyen kıza kayınvalidesi ile oğlanın yakınları tarafından “takı” denilen ziynet eşyası takılır. Özellikle kasaba ve kentlerde daha önceden yaptırılmış ya da hazır olarak satın alınmış olan yüzükler bir büyük tarafından bu tür törenlerde adet olduğu üzere kalıplaşmış söz ve dileklerle adayların sağ ellerinin nişan parmaklarına takılır...Geleneksel kesimde nişan töreni erkeklerin ve kadınların ayrı yerlerde oturdukları bir evde yapılır. Yüzükler takıldıktan sonra gelin ve damat orada bulunanların elini öper. Varlıklı ve kültür değişmelerine açık kasabaların nişan töreni için gazino kiraladıkları nişanı tantanalı ve kaç-göç adetine uymadan kutladıkları da bilinmektedir. Kentlerde ise bu tören daha özgür biçimde “kaç-göç”e önem verilmeksizin kadın erkek bir arada yapılmakta ve kutlanmaktadır.
Nişanlılık süresi ailelerin durumuna bağlıdır. Özel durumlara bağlı olarak bu süre uzayıp kısalabilmektedir. Geleneksel kesimde önceleri nişanlıların birbirleri ile görüşmeleri engellenirken günümüzde görüşme yakın akrabaların da bulunduğu bir ortamda sağlanmaktadır. Nişanlıdan ayrılan çiftlerin daha sonda köy içinden birisi ile evlenmesi zor olduğundan bu yöntem uygulanmaktaydı. Nişandan sonra bazı yörelerimizde “dini nikah” yapılmakta bu durumda çiftler birbiri ile rahatlıkla görüşebilmektedir.
Oğlan evinin nişandan dönmesi durumunda kıza alınan takılar iade edilmemekte tersi durumunda takıların iadesi söz konusu olmaktadır.
Nişanla düğün arasına dini bayramların rastlaması durumunda oğlan evi kıza hediye almak durumundadır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 3120
favori
like
share
TEZGA Tarih: 22.05.2012 19:18
ELİNE SAGLIK ÜRF VE ADETLERİMİZİ İYİ TANITMİŞİN

AMA SANKİ BEN BU FİLMİ 3 KERE SEYRETDİM HER OYNADIGIMDA HAYATIMDAN YILARIMI ÇALDI
KEŞKE BİR KERE BU FİLME GİRİP HİÇ ÇİKMAYASDIM SİNEMADAN

YİNEDE BİRKER SEYRETMEK HER İNSANA NASİP OLSUN

ATALARIMIZIN DEDİGİ GİBİ
BİR YASTIKDA KOCAYIN
_CerraH_ Tarih: 02.09.2011 02:41
Bu konu beni açmadı İki çocuğum olsa aklım salıncakta sallanır hesabı
Ama çok güzel özenli bir paylaşım olmuş Harbiden emek harcamışsın emeğine sağlık canısı
shems-84 Tarih: 20.08.2011 10:47
cok guze duzenlemishsin teshekkur ederim.
Terakkiperver Tarih: 03.06.2011 19:10
Bati Düzeninde Kadının Yeri-Süleyman Karagülle

Bati düzenindeki kadının yeri ile İslâm düzenindeki kadının yeri burada son derece belirgin hâle gelmiştir.
Bati düzeninde kadın ile erkek evlenmektedir. kadın eğer her hangi bir sebeple kocasını tatmin edemezse koca karisinin izni olmadan istediği kadınla geçici ilişki kurabilmektedir. Bu suç teşkil etmediği gibi boşanma sebebi de olmamaktadır. Eğer koca karısıni tatmin edemezse, centilmen bir koca ise, karısına izin verip başka erkeklerle ilişki kurdurabilmektedir. Bu bir suç oluşturmamaktadır.
Batıda bir erkek, arkadaşının karısı hakkında; "Ne güzel karın var!" dese, arkadaşı bu sözden memnuniyet duymakta, arkadaşım benim karıımı beğendi diye sevinmektedir. İleri ve modern anlayışlı bir erkekse,karısını arkadaşına ikram edebilmektedir.
Bütün bunlar, Bati dünyasının hukuk mantığında böyledir. Yoksa Batı halkının böyle olduğunu söylemiyorum. Elbette onların içinde Hıristiyanlar vardır ve onlar da bazı Müslümanlardan daha namusludur. H. Isa diyor ki: "Sana zina etmeyeceksin dediler. Ben de sana derim ki; eğer gözün zinaya kaçıyorsa onu oy, bu dünyada gözsüz kalırsın ama âhrette gözlerin olur."
Simdi Karadeniz'de bir kimseye; "Senin ne güzel karın var!" deseniz, derhal tabancasını çıkarır ve sizi öldürür. İşte iki mantık arasındaki fark budur.

Bunları Niçin Anlattık?
Biz buraya kadar bunları niçin anlattık? Bunların örtü ve örtünme ile ilişkisi nedir? Veya bunların örtünme ile bir ilişkisi var mıdır?
İşte örtünenler ile açılanlar arasında bu anlattığımız anlayış farkı vardır.
Batı dünyası yine tanrısız ve kuvvetin üstünlüğünü kabul eden medeniyetini ve düzenini benimseyenler, kadını sadece bir zevk ve sömürü aracı görenler, elbette örtünmeye karsıdırlar. Kadının açılması taraftarıdırlar.
Buna karşılık, İslâm 'in Hakki üstün tutan düzeni ve kadına insan olarak erkek gibi toplulukta -hem de erkeklerden üstün bir yer- veren İslâm Medeniyeti ise örtünmeyi emreder. Müslümanlar da bu düzeni ve medeniyeti benimsemekte ve istemektedirler.
Batıdaki örtünmemenin veya açılmanın mânâsı budur.
Türkiye'de ise kadınların basları bu mânâlara dayanılarak açılmamıştır.
Türk kadınları yine kahir ekseriyeti iffetlidir. Namusludur. İslâm tipi bir aile anlayışı içindedir. Ancak Bati medeniyetinin esintisi ve etkisi ile kadınlarımız başlarını açmaktadır. Buna rağmen Türk kadını toplumdaki saygınlığını yitirmemiştir. Hiç bir erkek arkadaşına: "Karın çok hoşuma gitti, ben de onun hoşuna gittim. İzin ver de bu gece beraber olalım!" diyememektedir.
Evet, Türk insanı yine diş görünüşü Batılılaştı ama zihniyeti hâlâ Islâma zihniyettedir.
Siz eğer bir malı satmak istiyorsanız onu vitrinlersiniz ki müşterisi bulunsun. Ama eğer o mala hiç kimseyi ortak etmek istemiyorsanız, o zaman onu kapatırsınız ve göstermemeye çalışırsınız.
Batıda kadın sömürü aracıdır. Onun cazibesinden yararlanarak çıkar sağlanmak istenmektedir ve sağlanmaktadır. Bu çıkardan kadından çok ona sahip olan erkekler yararlanır. Onun için Batı dünyasında kadın açıktır. Daha iyi ve daha kolay sömürülebilmek için açıktır.
Oysa İslâm âleminde kadın son derece kıymetli ve hürmet edilen bir konumdadır. Kocası onun hizmetçisidir. Güzelliğini de sadece erkeğine saklamakta ve bu sayede kocasını istismar etmektedir. Kimsenin göremediği güzelliğini sadece kocasına göstererek onu kendisine âşık etmekte ve bağlamaktadır.
N!cowel Tarih: 13.02.2010 23:47
tesekkürler,gerdek gecesi ilgimi çekti
AYIŞIĞI Tarih: 08.02.2009 14:11
Tavuk Alma
*
kına eğlentisi bittikten sonra ilk önce gelin tarafındaki erkekler kız, kızlar erkek kılığına girer ve çalıp oynayarak damadın evine giderler. damadın evinde de süren eğlence sonunda gençler, büyük bir sini içinde pilavlı tavuk ve erkekler için içki alıp güle oynaya evlerine dönerler. damat tarafında da erkekler kız kızlar erkek kılığına girip aynı şekilde gelin evinden tavuk almaya gelirler. hala süren çok eğlenceli bir gelenektir.
AYIŞIĞI Tarih: 08.02.2009 14:08
gelin hamamı

osmanlıdan günümüze kadar uzanan eski bir gelenektir ,kına gecesinden sonraki gün gelini hamama getirirler, bir güzel yıkar keselerler, eş dost akraba vs. tüm kadınlar toplanır çalgılı eğlenceli bir gün geçirirler, ertesi günde düğün vaktidir, günümüzde pek yapılmamakta ancak anadolunun bazı bölgelerinde (iç anadolu) hala yaşatılmaktadır.
AYIŞIĞI Tarih: 08.02.2009 14:04
kına gecelrinde uygulanan adetler




Kına gecesi kızların gecesidir, kız ve erkek tarafının bayan yakınları ve gelinin kız arkadaşları davet edilir. Davetlilere kuruyemiş ve içecek ikram edilir. Gelin adayı kaftanını giyinmeden once eğlenceler düzenlenir, dans edilir. Vakit geldiğinde gelin adayı ortadan kaybolur ve kaftanını giyer, başına da duvak gibi kırmızı bir tül örter. Bu esnada kına hazırlanır, ışıklar söndürülür ve gelin adayı ve kına tepsisini taşıyan aile büyüğü önde, genç kızlar ellerinde mumlarla hemen arkasında türküler eşliğinde salona girerler ve gelin adayı salonun ve misafirlerin ortasında kendisi için hazırlanan yere oturtulur. Kızlar mumlarla birlikte gelinin etrafında dönmeye devam ederken aile büyükleri önünde çömelirler. İşte bu sırada gelinin eli açılmamacasına kapanır. Ta ki damat adayının annesi avucuna 1 adet tam altın sıkıştırana kadar. O zaman gelin elini açar ve kına ellerine sürülerek avuçları tekrar kapanır ve mendile sarılarak üzerine kırmızı renkli parmaksız gelin eldiveni giydirilir.

İşte bu esnada ‘Yüksek yüksek tepeler’ adlı mani tüm davetliler tarafından söylenir. Gelin ağlamaya başlayınca başındaki kırmızı örtü açılır ve misafirlere kına dağıtılır. Herkes eline biraz kına sürdükten sonra ellerini bir tülbent veya mendil yardımıyla bağlayabilirler. Bu andan itibaren gelin evinin hazırladığı börek, tatlı vb yemekler yenir, dans ve eğlence yeniden başlar… Son zamanlarda genç kızlar işe eğlence katmak için en rüküş kıyafetlerini giyip kına gecelerine katılıyorlar, eve falcı davet edip herkese fal baktırmak da moda. Biraz yaratıcılığınızı kullanarak kına gecenize renk katmak sizin elinizde.

yöreye uygun kıyafetlerimiz genelde tercih edilir

AYIŞIĞI Tarih: 08.02.2009 13:56
Nikah – Gerdek
“Medeni veya dinsel nikahtan sonra gelinle güveyin bir araya gelmelerine gerdek denir. Böylece gelinin ve güveyin evliliği yasa din ve bağlı bulunduğu toplum üyelerinin onayı ile geçerli sayılmış olur...Yasa önünde geçersiz olmasına karşın imam nikahı denilen “dini nikah” halen yaygınlığını sürdürmektedir. Kimi ailelerse medeni nikahın yanı sıra sonradan bir de dini nikah yaptırarak evlilik birliğini kutsamış olurlar. Hatta kimi durumlarda sadece dini nikah yaptırılmakla yetinilmektedir.”
“İster yasal yoldan isterse yasalardan kaçınılarak gerçekleştirilmiş olsun nikahın amacı; kadın erkek beraberliğini ilan etmek toplumun gözünde geçerli saymak kutlamak ve kutsamaktır.
Nikahtan sonra bir araya gelecek çiftlerin kalacağı yere “gerdek evi” “gerdek damı” “gerdek odası” gibi adlar verilmektedir. Sağdıcı ve yakın arkadaşları tarafından şamatayla ve yumruklanarak getirilen güvey gerdek odasına sokulur. Gelin ile güvey birbirlerine sözlerini geçirmek dileği ile ayaklarına basmaya çalışırlar. Geleneğin ve dinselliğin ağır bastığı yerlerde güvey başkalarıyla birlikte namaz kıldıktan sonra ilahiler arasında gerdeğe sokulur. Gelinle güveyin karı koca oldukları geceye “gerdek gecesi” ya da “zifaf gecesi” denmektedir...
Gelinin sandığında veya arkasından gelin ardı denilen yiyecek gönderilir. Bunda pişirilmiş tavuk baklava çerez türünden yiyecekler bulunmaktadır.
Gelinin yanında bir yenge bulunmaktadır. Yenge gelin ile güveyi el ele tutuşturup gelini güveye teslim ettikten sonra dışarı çıkar. Bu arada gelin hiç konuşmaz güveyin gelini konuşturmak için çeşitli yöntemlere baş vurduğu olmaktadır. Gelini konuşturmanın tek yolu “yüz görümlüğü” denilen hediyenin geline verilmesidir. Bu arada güvey iki rekat namaz kılar. Gelin ayakta bekler.
Çoğunlukla kızla birlikte kız evinden gelen yenge birleşmenin işaretini bekledikten sonra geri dönmektedir. Yengenin bir görevi de kız annesine müjde vermektir. Kız evine haber çoğunlukla gece gitmektedir.
Ülkemizde gelinin masum ve temiz olmasına önem verilir. Kızın evlenmeden önce başkaları ile tanışmamış olması üstünde titizlikle durulur. Törelerin etkinliğini sürdürdüğü yerlerde yenge kadınlar gerdek sonucunu beklerler. Kimi yerlerde kızın temiz çıktığı belli olunca sonuç evin damına bayrak asmakla ilan edilir. Gelinin kız çıkmadığı anlaşılırsa ne yazık ki baba evine yollanması da bilinen olaylardandır.”